İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Crying is allowed Laughing is NOT!
Film · 2024 · 42 dk · Dram, Komedi
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — kısa festival filmine açıksan.
Bir cenaze evindeki yetişkin kalıplarını çocuğun gözünden ince bir mizahla gözlemleyen, festivalde beğenilen bir kısa. Düşündürücü ve doğal; ama kısa ve durgun yapısı belli bir izleyiciye göre.
Yönetmen: Oğuzhan Akalın

Oğuz Kara
Nejat
Beren Şenol
Aleyna

Güneş Sayın
Güneş (Young Aunt)

Gönül Ürer
Grandmother

Yunus Emre Kılınç
Father
Zuhal Güven
Mother
Hülya Çıvgın
Grandaunt
Serkan Soydemir
Uncle
Berrin Alganer-Lenz
Sister in the Toilet

Seher Terzi
The aunt who kissed Nejat watery

Yıldırım Şimşek
Uncle Ali
Fulya Şirin
Next Door Neighbor from Summer House in Altinoluk

Tuğrul Çetiner
Ercan from High School
Nejla Ural
Woman praying in Turkish
Son kontrol: 14 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: ölüm ve yas üzerine bir anlatı
Dedesinin ani ölümüyle ilk kez bir cenaze evinde kalan Nejat, ailesinin şoku içinde yalnız kalınca ne hissetmesi gerektiğini bilemez. Etraftakilerin baskısıyla, cenaze evinde büyük bir "üzülmeme" savaşının içine girer.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Bo Burnham'ın son derece sıra dışı bir yılda tamamen tek başına sahnelediği ve çektiği bir müzikal stand-up komedisi.

Christine McPherson, nam-ı diğer “Uğur Böceği” (Saoirse Ronan), son derece sevecen, dik kafalı ve iradeli annesi gibi olmamak için ne kadar uğraşsa da aynı onun gibidir. Uğur Böceği’nin hemşire olan annesi (Laurie Metcalf), eşinin işini kaybetmesinden sonra ailesini ayakta tutmak için yorulmak bilmeden çalışmaktadır. Sacramento, California’da 2002 yılında, hızla değişen Amerikan ekonomisinin ortasında geçen Uğur Böceği, bizi şekillendiren ilişkilere, tanımlayan inançlara ve yuva adını verdiğimiz yerin benzersiz güzelliğine etkileyici bir bakış açısı sunuyor.

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

Gerçek bir hikayeden esinlenen 50/50, rutin bir hayat süren 27 yaşındaki Adam'ın bir gün hissettiği ağrıyı kontrol ettirdiğinde ender görülen bir kanser türüne yakalandığını öğrenmesiyle gelişiyor. İstatistiklere göre %50'lik bir yaşama şansı olan Adam, bir yandan kanseri yenmek için mücadele ederken öte yandan hayatını tekrar ele alacak bir döneme girecektir.

Taksi Tahran'ın hikayesi, İran'ın başkenti Tahran'ın sokaklarında gezinen, görünürde diğerlerinden hiçbir farklı olmayan bir sarı takside geçiyor. Tahran'ın renkli sokaklarında ilerleyen taksi, her türden yolcuyu konuk eder ve şoför koltuğunda oturan kişi her yolcuyla farklı bir konu üzerine çeşitli röportajlar gerçekleştirir. Direksiyondaki isim ise ünlü yönetmen Jafar Panahi'den başkası değildir. Panahi, taksisinin ön panosuna monte edilmiş kamerasını yolculara çevirerek farklı konular üzerinden yürüttükleri sohbetlerle, izleyiciye içerisinde dram ve komedinin bir araya geldiği zengin bir Tahran portresi sunuyor.

İki uyumsuz komşu arasındaki dostluk, genç erkeğe ölümcül kanser teşhisi konduğunda beklenmeyen bir duygusal yolculuğa açılır.