İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Film · 2019 · 109 dk · Dram, Suç, Tarih
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — sakin ilerleyen, oyunculukla taşınan bir dram.
Bir okul yolsuzluğunun ortaya çıkışını, öğrenci bir gazetecinin merceğinden anlatan, gerçek olaylara dayalı bir dram. Hugh Jackman'ın ölçülü performansı taşıyor; tempo sakin, gerilimden çok karakter çözümlemesine yaslanıyor.
Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Cory Finley

Hugh Jackman
Frank Tassone

Allison Janney
Pam Gluckin

Geraldine Viswanathan
Rachel Bhargava

Alex Wolff
Nick Fleischman

Rafael Casal
Kyle Contreras

Stephen Spinella
Thomas 'Tom' Tuggiero

Annaleigh Ashford
Jenny Aquila

Ray Romano
Big Bob Spicer

Hari Dhillon
David Bhargava

Jeremy Shamos
Phil Metzger

Stephanie Kurtzuba
Carol Schweitzer

Catherine Curtin
Judy Shapiro

Kathrine Narducci
Sharon Katz

Ray Abruzzo
Howard Gluckin
Son kontrol: 14 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Gerçek bir yolsuzluk hikayesini anlatan film, cinsel içerik ve küfür içerdiğinden 16 yaş altı için uygun değildir.
Long Island'da saygın bir okul müfettişi olan Frank Tassone, tertemiz imajıyla tanınır. Cesur bir öğrenci gazeteci daha derine bakmaya karar verince, Frank'in gizlediği yolsuzluklar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

1970'lerin başında yozlaşmış New York Polis Teşkilatı'nda görevli dürüst bir polis memurunun gerçek hikâyesine dayanan filmde New York Polis teşkilatına yeni katılmış olan devriye polisi Frank Serpico'nun rüşvet çarkına açtığı savaş anlatılmaktadır.

Vito Genovese ve Frank Costello, 20. yüzyılın ortalarında kendi suç ailelerini yöneten iki İtalyan-Amerikan suç patronudur. 1957'de Genovese, Costello'yu öldürmeye çalışır ancak amacına ulaşamaz. Canına kastetme girişimi sırasında aldığı yaraların ardından suç hayatından çıkmak ister. Ama mafyayı geride bırakmak sandığı kadar kolay olmaz.

'Bugsy' lakaplı, New York’lu gangster Ben Siegel, Los Angeles’a kısa bir iş seyahatine çıkar. İyi görünümlü ve kadınları baştan çıkartmak konusunda başarılı Siegel, karşısına çıkan rakiplerini alaşağı etmek adına asla geri adım atmaz. Los Angles hayatı, sinema dünyası ve her şeyden öte Virginia Hill, evde onu bekleyen ailesine dönmesine engel olacaktır. Bir gün Las Vegas’a bir iş için gidince aklına parlak bir fikir gelecektir…

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Film, 1980'lerde Arjantin'deki adam kaçırma ve cinayetlerle yaşanan Clan Puccio olayına odaklanıyor. Puccio Clan’ın gerçek hikâyesine dayanan filmde, San Isidro, geleneksel komşu ilişkileri içerisindeki tipik bir aile evinde kötü bir grup çocuk kaçırma ve cinayet ile iç içedir. Alejandro’nun en büyük oğlu CASI’de ünlü bir ragbi oyuncusudur. Alejandro’nun suçlu olduğuna yönündeki şüphelere oğlunun popülaritesi kalkan olur. Film Arjantin’in askeri diktatörlükten yeniden demokrasiye geçişi gözler önüne serer.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.