İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Zulu
Film · 1964 · 78 dk · Dram, Savaş, Tarih
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — görkemli ama dönemin bakışını taşır.
Gerçek bir savunma savaşını görkemli sahnelerle anlatan, türünün klasiklerinden bir dönem filmi. Sömürge dönemi bakış açısı bugün tartışmalı; çağdaş bir perspektif bekleyen izleyici bunu göz önünde tutmalı.
Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Cy Endfield

Stanley Baker
Lt. John Chard R.E.

Jack Hawkins
Rev. Otto Witt

Ulla Jacobsson
Margareta Witt

James Booth
Pte. Henry Hook

Michael Caine
Lt. Gonville Bromhead

Nigel Green
Colour Sgt. Frank Bourne

Paul Daneman
Sgt. Maxfield

Patrick Magee
Surgeon Reynolds

Glynn Edwards
Cpl. Allen

Neil McCarthy
Pvt. Thomas
David Kernan
Pvt. Hitch

Gary Bond
Pvt. Cole

Richard Burton
Narration spoken (voice)
Mangosuthu Buthelezi
Cetewayo
Son kontrol: 16 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Sömürge dönemi savaşını İngiliz bakış açısıyla ele alan yoğun savaş sahneleri içerir.
Güney Afrika'da yaşanmış gerçek bir olaya dayanan film, 1879'da Rorke's Geçidi'ndeki İngiliz karakolunu savunan yüz kadar askerin, çok daha kalabalık bir Zulu savaşçı gücüne karşı verdiği mücadeleyi anlatır.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Nazi subayları ve SS liderleri Yahudi sorununa kesin bir çözüm getirmek için 1942 Wannsee Konferansında bir araya gelirler. Uzun tartışmaların ardından, tarihi Yahudileri Avrupa'dan sürme planını hayata geçirmeye karar verirler. Kararları, insanlık tarihinin en korkunç ve utanç verici olaylarından birine gebedir - Faşizm; o dönemdeki ağır teorisyenleri üzerinden bu kadar yalın ve çarpıcı bir dille anlatılır. Kaçırmayın lütfen.

1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

İkinci Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Almanlar, Fransa’da yenilmek üzerelerdir ve müttefikler güçler Normandiya çıkartması sonrası Ren Nehri üzerindeki bir köprüyü ele geçirmek için paraşütçü birliklerini sınıra indirirler. Fakat yapılan stratejik bir hata sonucu paraşütçüler köprünün çok uzağına indirilir. Market Garden adı verilen bu operasyon, bir takım yanlış istihbarat ve stratejiler sonucu tam bir felakete dönüşür. Çünkü askerler Alman Ordusu’nun en güçlü olduğu noktalardan birinin tam ortasına düşmüşlerdir. Cornelius Ryan’ın uzun araştırmaları sonucu yazdığı kitabından uyarlanan Richard Attenborough imzalı film, İngiliz FeldMareşal Bernard Montgomery’nin başarısızlıkla sonuçlanan planının müttefik askerlerini ne gibi bir zor durumla karşı karşıya bıraktığını anlatan İkinci Dünya Savaşı’na dair en gerçekçi savaş filmlerinden biri.

Ailelerini geride bırakan ekip, Kuzey Afganistan'ın uzak, engebeli arazisine yerleştirilir ve burada ortak düşmanları Taliban ve El-Kaide'ye karşı savaşmak için General Rashid Dostum'u ikna etmeleri gerekmektedir. Karşılıklı güvensizliği ve geniş bir kültürel bölünmeyi yenmenin yanı sıra Amerikalılar, Afgan atlı askerlerinin taktiklerini de benimsemek zorunda kalırlar. Kolay olmayan bir bağ oluşturup saygı oluşturmalarına rağmen yeni müttefikler çok fazla sayıda ve tutsak almayan acımasız bir düşmanla karşı karşıya kalırlar.