İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Dracula
Film · 2025 · 129 dk · Fantastik, Romantik, Korku
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — görsel iddiası yüksek, anlatısı dağınık bir uyarlama.
Drakula söylencesini büyük bir aşk-ölümsüzlük hikâyesi olarak yeniden kuran, atmosfer ve tasarıma yaslanan bir uyarlama. Görsel dünyası iddialı; ama anlatısı savruk, duygusal merkezi her zaman tutmuyor.
3 fragman · Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Luc Besson

Caleb Landry Jones
Vlad / Dracula

Zoë Bleu Sidel
Elisabeta / Mina

Christoph Waltz
Priest

Matilda De Angelis
Maria

Ewens Abid
Jonathan Harker

Guillaume de Tonquédec
Dumont

David Shields
Henry Spencer

Bertrand-Xavier Corbi
Captain Targol

Raphael Luce
Clerk Simon
Liviu Bora
Army Captain (19th)

Anne Kessler
Old Lady

Romain Levi
Captain Wernus

Jassem Mougari
Sultan Mehmed II

Thalia Besson
Isabelle de Touraine
Şu an platform bilgisi bulunmuyor.
Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Ölümsüzlük, kayıp ve saplantılı aşk temaları içeren vampir hikayesi.
15. yüzyılda karısının ölümüyle inancını yitirip ölümsüz bir vampire dönüşen Kont Drakula, yüzyıllarca inzivaya çekilir. Günümüzde büyük aşkına benzeyen bir kadını keşfedince yeniden harekete geçer; bir grup araştırmacı da onu ele geçirmeye çalışır.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Genç bir avukat olan Jonathan Harker, görevi gereği Doğu Avrupa'da küçük gizemli bir kasabaya gelir. Burada ölümsüz vampir Dracula tarafından Harker, onunla birlikte Londra'ya gitmek zorunda kalır. Drakula Harker'ın nişanlısı Mina'nın fotoğrafını görerek etkilenmiş ve genç kızı ele geçirmek istemektedir. Önce Mina'nın yakın arkadaşı Lucy'yi ele geçiren Drakula'ya karşı Lucy ve arkadaşları direnmeye çalışacaklardır...

Dr. Victor Frankenstein (Oscar Isaac), ölümün sınırlarını zorlayan, saplantılı ve yalnız bir bilim insanıdır. Sevdiklerini kaybetmenin acısıyla hareket eden Victor, ölümü yenmek uğruna korkunç bir deney yapar ve cansız maddelerden yeni bir varlık yaratır. Yaratılan Canavar (Jacob Elordi), fiziksel olarak korkutucu olsa da zihinsel ve duygusal olarak bir çocuk kadar masum ve kırılgandır. Dış dünyayla ilk kez karşılaşan bu varlık, dış görünüşü yüzünden reddedilir, hor görülür ve şiddete maruz kalır. Masumiyetinden yavaş yavaş koparak öfkeye ve intikama sürüklenir.

Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.

Maren Yearly, saygı duyulacak biri olmak isteyen genç bir kadındır. Ancak utanç verici ihtiyaçları onu dibe sürükler. Çocukluğundan itibaren büyük bir probleme sahip olan Maren, ne zaman biri onu çok umursasa, onları yemekten kendini alıkoyamaz. Onun hayatı, annesinin kendisini terk etmesinden sonra hiç tanımadığı babasını aramaya karar vermesiyle bambaşka bir hal alır. Erkek arkadaşıyla çıktığı bu yolculukta Maren sadece babasını değil, kendisini de arar.

Mina, İrlanda'nın batısındaki geniş ve el değmemiş bir ormanda arabası arıza yaptığı için mahsur kalır. Ormanın derinliklerinde bir sığınak keşfeden Mina, her gece gizemli yaratıklar tarafından izlenen ve takip edilen üç yabancıyla birlikte kapana kısılır ve bir çıkış yolu bulmaya çalışır.

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...