İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


The Hand of God
Film · 2021 · 130 dk · Dram
Kısa Cevap: Herkese göre değil — kişisel, ağır tempolu bir İtalyan draması.
Sorrentino'nun kendi gençliğinden beslenen, aile ve kayıp üzerine içten bir olgunlaşma öyküsü. Gevşek yapısı ve yavaşlığı olay bekleyen izleyiciyi zorlayabilir.
3 fragman · Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Paolo Sorrentino

Filippo Scotti
Fabietto Schisa

Toni Servillo
Saverio Schisa

Teresa Saponangelo
Maria Schisa

Luisa Ranieri
Patrizia

Marlon Joubert
Marchino Schisa

Massimiliano Gallo
Franco

Betti Pedrazzi
Baronessa Focale

Renato Carpentieri
Alfredo

Enzo De Caro
San Gennaro

Sofia Gershevich
Софья Гершевич
Yulia

Lino Musella
Marriettiello
Biagio Manna
Armando

Ciro Capano
Antonio Capuano

Alessandro Bressanello
Aldo Cavallo
Son kontrol: 16 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Aile kaybı ve gençlik temaları işleniyor, cinsel içerik barındırıyor.
1980'lerin Napoli'sinde futbol tutkusunun peşinden giden genç Fabietto, bir aile trajedisiyle sarsılır. Önünde yönetmenliğe uzanan belirsiz ama umutlu bir gelecek vardır.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Müthiş bir dönüşüm ve modernleşmenin pençesinde bölünmekte olan Japonya'dayız. Taşralı, emekli bir karı-koca, Tokyo'da yaşayan evlenmiş çocuklarını ziyarete giderler. Gençler giderek hızlanmakta olan şehir yaşamının meşguliyeti içerisinde, onlarla ilgilenmektense birbirlerine pas edip kurtulma hafifliğindedirler. Sadece savaşta ölmüş oğullarının dul gelini yaşlı çifte şefkat ve ilgi gösterir. Evlerine döndüklerinde kırgın ve kafaları karışıktır. Çocukların titreyip kendilerine gelmesi için dramatik bir olayın gerçekleşmesi gerekecektir. Ülkesinin 50'li yıllarda geçirdiği kültürel dönüşümün izini sürmekten yorulmayan Japon yönetmen Yasujiro Ozu'nun hem kendi başyapıtı hem de eşsiz ritmiyle, sinema sanatının en güzel filmlerinden biri.

Can Dostum’da Will Hunting, toplumdaki genel zeka seviyesinin çok çok üzerinde bir zeka seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı bir akşamlardan, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkânsız olan bu soruyu rahatça çözen Will, sessiz sedasız ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde soruyu yazan profesör tarafından keşfedilen Will, bu başarıyı diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga nedeniyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.

Tiyatro oyunu The Normal Heart'ın tv filmi uyarlaması olan yapıtta 80'li yıllarda salgın şeklinde yayılan AIDS virüsüne karşı başlattığı kampanyayla dikkat çeken aktivist yazar Ned Weeks'in hikayesini konu ediniyor. Ned Weeks, erkek arkadaşı Felix ile birlikte bu virüse ve insanların kafalarındaki AIDS imajına karşı esaslı bir başkaldırış öyküsünü ortaya çıkarırlar. Dünyaya göstermeye çalıştıkları şeylerden biri de insanların zannettiğinin aksine AIDS'in eşcinsel birliktelikten doğan bir hastalık olmadığı gerçeğidir. Ned Weeks, kendi adımlarıyla başlattığı bu mücadelede, hastalığa karşı savaşan bir grubu da kurarak önemli bir figüre dönüşür...

Sahne yönetmeni Charlie ve oyuncu eşi Nicole’un evlilikleri parçalanmak üzeredir ve boşanmaktan başka çareleri yok gibi görünmektedir. Bu boşanma mücadelesi New York’tan Los Angeles’a kadar uzanan, yıpratıcı olduğu kadar onları kişisel hayatlarının ve yaratıcılıklarının en uç noktalarına kadar sürükleyecektir.

65 yaşındaki Clara, Brezilya’nın Recife şehrinde zengin ve köklü bir ailenin üyesi olarak dünyaya gelmiş olan emekli bir müzik eleştirmenidir. Üst sınıf insanların yaşadığı deniz kenarındaki Boa Viagem Avenue’da 1940’larda ilk olarak iki katlı bir bina olarak inşa edilen Aquarius’ın son sakinidir. O bölgeyi başka planları için kullanmak isteyen bir şirket, etraftaki tüm apartmanları satın almış durumdadır. Clara ise, ancak ölümüyle terkedeceğini söylediği evinden çıkmayı reddeder ve şirket ile arasında soğuk bir savaş başlar. Bu gerilim Clara’yı rahatsız etmekle birlikte günlük hayatını da etkiler. Bütün bunlar ona sevdiklerini, geçmişini ve geleceğini düşündürtecektir.