İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


मैं हूँ ना
Film · 2004 · 179 dk · Dram
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — uzun soluklu, klasik bir Bollywood masalası.
Shah Rukh Khan'ın enerjisiyle akan, aksiyonu, mizahı ve romantizmi birleştiren tipik bir Bollywood filmi. Neredeyse üç saatlik süresi ve abartılı tonu herkese göre değil.
Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Farah Khan

SRK
शाहरुख़ ख़ान
Major Ram Prasad Sharma

Sushmita Sen
Miss Chandni

Suneel Shetty
सुनील शेट्टी
Raghavan / Major Raghav Dutta

Zayed Khan
Lakshman Prasad Sharma a.k.a Lucky

Amrita Rao
Sanjana Bakshi a.k.a Sanju

Boman Irani
The Principal

Satish Shah
Professor Rasai

Kirron Kher
Mrs. Sharma

Bindu Desai
Mrs. Kakkad

Rakhi Sawant
Mini
Praveen Sirohi
Vivek

మురళీ శర్మ
Khan

Naseeruddin Shah
Brigadier Shekhar Sharma

Kabir Bedi
General Amarjeeth Bakshi
Son kontrol: 16 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Aile bağları, fedakarlık ve vatanseverlik temaları işlenir; aksiyon sahneleri şiddet içerir.
Babasının son nefesinde bir kardeşi olduğunu öğrenen Binbaşı Ram, komutanının kızını korumakla görevlendirilir. Hem kardeşinin hem generalin kızının okuduğu okula öğrenci olarak kaydolur.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

At yarışlarıyla ilgili hiçbir bilgisi olmayan ev hanımı Penny Chenery (Diane Lane)’nin sahip olduğu yarış atı Secretariat’ın, 1973 yılında üç kez üst üste şampiyon olmasını konu alan filmde, John Malkovich emekli at yetiştiricisi Lucien Laurin rolünde. Tamamen gerçek bir öyküden uyarlanan film, erkek egemen at yarışı sektöründe, bir kadının başarı öyküsünü ve 25 yıldır kırılamayan rekoru anlatıyor.

Zamanın eskitici gücünden nasibini alan bir zamanların efsanesi Rocky, artık oldukça yaşlanmıştır ve karısının adını verdiği Adrian's isimli restoranında müşterilerine eski şanlı günlerinin anılarını anlatarak avunan bir adam haline dönüşmüştür. Savaşçı ruhunu kaybetmese de bedeni, bu ruhu karşılayabilecek güçte değildir. Çok sevdiği oğlunun ise babasına ayıracak çok fazla vakti yoktur. Bir gün, ağır siklet boks şampiyonu Mason “The Line” Dixon ile kendisinin bir bilgisayar simülasyonu oyunu olarak karşı karşıya getirilmeleri, insanların gözlerinin yine kendisine çevrilmesine neden olur. Fırsattan kendi reklamlarını yapabilmek için yararlanmak isteyen Dixon'ın menajeri, gerçek bir maç ister. Kendisini tekrardan kanıtlayabilmek için eline geçen bu son şansı değerlendirmek isteyen Rocky, acaba bu sefer de azminin zaferine ulaşabilecek midir?

Filmde, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk kadın olan Trudy Ederle’nin inanılmaz ama gerçek hikâyesi anlatılıyor. Ederle, ablasının sarsılmaz desteği ve antrenörlerinin yardımlarıyla, ataerkil toplumun düşmanca tutumunu ve karşısına çıkardığı tüm zorlukları aşarak ABD’nin Olimpiyat yüzme takımına girmeyi başarmış ve Fransa-İngiltere arasındaki 34 kilometrelik mesafeyi yüzerek geçmişti.

Yoksul bir çocukluk geçiren George Foreman, öfkesini Olimpiyat Altın madalyalı ve Dünya Ağır Siklet Şampiyonu olmaya kanalize etti ve ardından onu boks ringinden kürsüye çıkaran ölüme yakın bir deneyim izledi. Ancak topluluğunun ruhsal ve mali açıdan zor durumda olduğunu gören Foreman, ringlere geri döner ve unvanını geri alarak tarih yazar ve şimdiye kadarki en eski ve en beklenmedik Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu olur.