İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Cowspiracy: The Sustainability Secret
Film · 2014 · 90 dk · Belgesel
Kısa Cevap: Herkese göre değil — savı güçlü, taraflı bir çevre belgeseli.
Hayvancılığın çevresel etkisini ve büyük çevre örgütlerinin bu konuya yaklaşımını sorgulayan, iddialı bir belgesel. Düşündürücü ve tartışma açan bir yapım; ama bakış açısı belirgin biçimde taraflı, tarafsız bilgi arayan eleştirel yaklaşmalı.
3 fragman · Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Keegan Kuhn, Kip Andersen
Son kontrol: 17 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Hayvancılığın çevresel etkilerini sorgulayan, taraflı bir belgesel; çocuklar için uygun değil.
Belgesel, fabrika tipi hayvancılığın gezegenin doğal kaynaklarını nasıl tükettiğini ve büyük çevreci grupların bu krizi neden görmezden geldiğini araştırıyor.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Okyanuslardaki yaşama hayranlık duyan bir film yapımcısı, insanların deniz canlılarına verdiği zararı araştırırken küresel boyutta korkunç bir yolsuzluğu ortaya çıkarır.

Silikon Vadisi'nin karanlığında geçen araştırmacı belgesel film, teknoloji ihbarcılarının uzman tanıklıklarıyla kötü vaziyeti açığa çıkarıyor: Big Tech'in sunduğu hizmetler - arama motorları, ağlar, anlık bilgiler, vb. - bizi bir ısırık almamız için cezbeden şekerlerdir. Bağlandığımızda ve daha fazlası için geri geldiğimizde sattıkları gerçek meta, bizi etkileme ve manipüle etme yetenekleridir.

Yönetmen Charles Ferguson, İç İşler ile, hâlâ dünyayı kasıp kavurmakta olan 2008 ekonomik krizinin perde arkasındaki akıl almaz gerçekleri ilk defa gözler önüne seren bir filme imza atıyor. Faturası 20 trilyon doları aşan kriz, milyonlarca insanı evsiz ve işsiz bırakarak mağdur etti. Film, derinlemesine araştırmaların yanı sıra finans dünyasının önemli isimleriyle, politikacılarla ve gazetecilerle yapılan dudak uçuklatıcı röportajlar üzerinden arsız bir endüstrinin gelişimini takip ediyor. Aynı zamanda da siyasetin, düzenlemelerin ve akademinin yozlaşmasıyla sonuçlanan yıkıcı ilişkiler ağını açığa çıkarıyor. Matt Damon tarafından seslendirilen film yalnızca ABD ile sınırlı kalmıyor, İzlanda, İngiltere, Fransa, Singapur ve Çin'e de giderek, her birimizin hayatını etkilemekte olan yoz ve açgözlü sistemin resmini bir bütün olarak çiziyor. Bu, olayları parça parça gazetelerde okumaktan çok farklı bir his; uyandırıyor, sarsıyor.

Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.

Belgesel niteliğindeki film, ABD’de siyahi vatandaşların kanun önündeki pozisyonlarına ve hapishane koşullarına dikkat çekiyor. Son zamanlarda medyaya da sıkça yansıyan, Amerika’daki polislerin siyahilere karşı olan orantısız şiddet olayları tüm ülkede ve dünya çapında büyük tepki görmüştü. Hüküm giymiş mahkumların güçlü bir oranının siyahilerden oluştuğunu da belirten yönetmen bunun yalnızca suçla değil aynı zamanda Amerika’nın yargı sistemiyle de ilgisine dikkat çekiyor.

Hatice Muratova Balkanlar’ın sarp dağlarında terk edilmiş bir köyde annesiyle birlikte yaşıyor. Geçimini yabani arıcılıkla sağlıyor, fakat arıların payını da gözetiyor, hatta arılarla konuşuyor, onlara şarkılar söylüyor. Piyasa denen kentli canavara, birden köylerine taşınıp para kazanmak için gözünü arılarına diken aileye ve doğaya karşı büyük bir mücadele yürütmek zorunda. Çekimleri üç yıl süren bu film insan-doğa ilişkisi üzerine düşünmek için önümüze yeni bir ufuk açıyor.