İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
"Bu film izlenir mi?" sorusunun cevabı burada. Türe, karara ve platforma göre filtrele; her kartın üstündeki karar rozetine güven, detayda spoilersız yorum ve fragman seni bekliyor.
900 yapım


Ceplerindeki son kuruşu bile hâyır işene harcayarak 'Allaha borç veren', dua ve sevap peşinde koşan gönlü zenginlerin hikayesi... Yaşlı adam ıssız dağ başına çeşme yapmak için deli gibi çırpınıyordu. Cehennem sıcağında kan ter içindeydi. Çocukken kuzularını yaydığı bu kuş uçmaz kervan geçmez yere kanasıya serin suyu içilecek bir çeşmeyle kutlu bir namazgah yapmak için söz vermişti. Ne olursa olsun bu yamaça çeşmesini yapacaktı. İhtiyar omuzlarıyla taş taşıyor, zayıf kollarıyla duvar yükseltiyordu. Acele etmeliydi. Belki karıncanın su içtiği yer olacaktı burası. Hayalini tamamlamadan ölmekten korkuyordu.
Görsel yokTürkiye Cumhuriyetinin Kuruluşundan sonra düzenlenen ilk güzellik yarışmalarının ve kraliçelerin öyküleri. Türkiye, ilk güzellik kraliçesi yarışmasını 1928 yılında düzenledi. 1929'da Türk güzeli, dünya güzeli seçildi. Cumhuriyetin Kraliçeleri belgeseli o günden bu güne güzellik kraliçeleri yarışmaları üzerinden, değişen güzellik anlayışını sorguluyor. "1932 Temmuz'unda, milli vazifelerin dördüncüsü yapıldı. Yine Cumhuriyet rejiminin Yılmaz savunucularından ve tümüyle erkeklerden kurulan jüri, güzelleri önce teker teker sonra toplu halde süzüp tetkik etti ve karar için toplantıya çekildi. Kraliçe adayları da heyecan içinde bekliyorlardı..." Güzellik yarışmasına katılmak neden milli bir dava idi? Keriman Halis Ece ve diğerleri... Hepsi, Can Dündar'ın hazırladığı Cumhuriyetin Kraliçeleri belgeselinde.

Bilâl-i Habeşî, İslam’ın ilk müezzini ve ezanı ilk okuyan Müslümandır. Küçük yaşta köle olarak satılan Bilâl, zalim efendisinin baskısı altında yaşamaktadır. İslamiyet’in doğuşuyla birlikte Hz. Muhammed’in mesajından etkilenen Bilâl, Müslüman olur. Ancak bu kararı ona ağır işkenceler getirir.

Fakir bir ailenin kızı olarak doğan Rabia, köle pazarında satıldığı sırada devrin büyük alimlerinden Hasan Basri’nin dikkatini çeker. Fakat onu kölelikten kurtaracak mal varlığına sahip değildir. Rabia, evlerinde hizmetçiliğe başladığı evin hanımı ve kızları tarafından türlü işkencelere maruz kalmaktadır. Tüm bu yaşananlara rağmen Rabia sabrı ve Allah’a olan rızasını bir an bile kaybetmez. Yıllar sonra Hasan Basri, Rabia’yı bu eziyetten kurtarmak için biriktirdiği parayla şehre gelir. Fakat geldiğinde Rabia’nın artık elindekini yoksullarla paylaşan ve “Hayırların Anası” lakabıyla anılan bir kişi olduğunu görür. Artık Hazreti Rabia sadece Allah’ın cemalini ve nurunu düşünmekte, Hasan Basri’nin kendisine olan hayranlığını ve nasihat için etrafında toplanan halkın farkında bile değildir. Aklındaki tek şey Hazreti Musa’nın Allah ile konuştuğu Tur Dağı’na gitmek ve oranın manevi ortamında kaybolmaktır. Hasan Basri de bu amaç uğruna Hazreti Rabia’nın yanında kutlu bir yolculuğa çıkar.

Sevdiği kız ile biricik annesi arasında kalan Davut'un sevgi ve vefa ile imtihanı. Üniversite öğrencisi Davut babasının ölmeden önceki son isteği üzerine okumuş ve hafız olmuştur. Davut artık üniversiteye giden bir hafızdır. Sezin ise zengin çevreden bürokrat bir ailenin kızı. Davut sınıf arkadaşı Sezin'e deliler gibi aşık olmasına karşın ona bir türlü açılamaz. Çünkü Sezin'in dünyasından apayrı bir yaşamı vardır.

Emine is the daughter of a rich and well-off ağa. Ağa not only did not have a son, but also lost his wife at a young age. He raised his daughter Emine as a baby so that she would not feel orphaned. However, as Emine grew up, she became more and more unruly, stuck-up and disliked by everyone. She would drive away the suitors who came to the house and embarrass her father in front of his guests. Hüseyin Ağa set a condition for his daughter; either he would put someone in front of his daughter that he wanted, or the Ağa would marry her off to someone he deemed suitable. Emine had been waiting for Murat, whom she had been in love with for a long time, to want her. But Murat did not think of getting married, he roamed around like a vagabond all day and enjoyed his day.

Cemal Bey, üç oğlunun eğitimleri için her türlü fedakârlığı yapmış, çocuklarının iyi bir meslek sahibi olmaları için gece gündüz demeden mücadele etmişti. Sonunda emekleri boşa gitmemiş üç oğlu da saygın mesleklere sahip olmuşlardı. Fakat üç oğlu için türlü sıkıntılara katlanan Cemal Bey, zamanla oğullarının işleri gereği farklı illere gitmesiyle bir başına kalmıştır.

Eyüp, a grandfather living in an Anatolian village, yearns to visit Ebu Eyyub El Ensari's sepulcher. His daughter and son-in-law, however, are reluctant to let him achieve this dream due to his old age and illness, but Eyüp frequently runs away from home to fulfill his dream. One day, when his daughter and son-in-law are away, he runs away again and gets into the car of a young man named Aydın.

Çekimleri tarihi ve kültürel olarak çok zengin olan Van’da yapılan filmde, Anadolu’da hakkında pek çok efsane anlatılan Lokman Hekim’in etkileyici yaşamı anlatılıyor. Lokman Hekim Efsanesi Van’ın Yedikilise, Hoşap Kalesi, Van Kalesi, Muradiye Şelalesi gibi tarihi mekanlarında yapıldı. Yüce Allah’ın insanlık adına kulağına fısıldadığı mübarek adam. Çilekeş ömrünü bitkilerden şifa arayarak tüketen, bugünkü Tıp ilminin babası. Kur’an/ı Kerim’de de adı geçebilecek mertebeye ulaşan mübarek kişi; Lokman Hekim. Her illetin, her şifanın alimi… O, gizli gizli şifa dağıttığı için kilisenin aradığı bir günahkar… Ve oğluyla kurulan tuzakta, çaresiz kalır… Lokman, ölümsüzlük iksirini bulabilecek mi? Kilisenin tuzaklarından kendisini ve oğlunu kurtarabilecek mi? Lokman Hekim, inanışa göre bütün hekimlerin piri, üstadıdır. Lokman Hekim efsanelerinden birinde geçen tas ve yılanın eczacılık ve tıp biliminin simgesi olması, halk tarafından Lokman Hekim’e dayandırılır.

İkizlerini doğururken birinin öldüğünü öğrenen bir annenin, yıllar sonra hem eşi hem oğlu ölmüşken tanımadığı oğlunu bulma hikayesi.

Hayali Medine'ye gitmek olan Ahmet, bir hastalığa yakalanır ve hayalini gerçekleştirmeye çalışır.