İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
TRT 1'de yayınlanan/yayınlanmış diziler — bu bir "nereden izlenir" listesi değil, sadece hangi kanalın yapımı olduğunu gösterir. Her dizi için spoilersız izlenir mi kararı ve (varsa) güncel platform bilgisi kendi sayfasında.
258 yapım

Bu, çevremizdeki pek çok ailenin bir köşesinden dahil olduğu bir göç hikayesidir. 2. Dünya Savaşı bitmek üzere. Dünyalar yıkılmış ve yeniden kurulacak. Sen neresinde yer alacaksın bu yeni dünyanın? Sonsuz fırsatlar, yozlaşan hayatlar... Ve hepsinin ortasında “Kimse beni adi bir hırsıza çeviremez!” diyen bir Destan. Toprak ağaları memleketi ele geçirmiş... Buğdayı el altından tüccara satıp milleti açlığa mahkum ediyorlar. Genç nüfus “her an savaşa girebiliriz” endişesiyle askere alınmış, tarlalar ekilemiyor. Oysa Destan, ailesini yerle bir olan Yugoslavya’dan, bir “Umut Ülkesi”ne getirdiğine inanmakta. Bu umudu için bile savaşmak zorunda olduğunu fark ettiğinde, parçası olmayı reddettiği bir savaştan, toprak ağalarına karşı açtığı bir savaşın ortasında bulur kendisini. Destan’ın savaşı bir kişinin değil, bir değerin, erdemin savaşıdır. Savaş yıllarının tüm değerleri test ettiği bu yıllarda, Destan onu o yapan erdemleriyle koca dünyaya karşı yapayalnızdır. Zira öz kardeşi Halit, bu savaşta, kötülerin safında durmaya karar vermiştir. İki kardeşi ayıran, aileleri parçalayan yozlaşmadan başka bir şey değildir. Destan’ın bir toprak ağası olan Yavuz’a karşı verdiği savaş, kardeşi Halit’in de Yavuz’a katılmasıyla Destan’ın tüm değerlerini sınava tabi tutmak üzeredir. Bunca zorlu bir sınavda insan en çok insanlığı ile test edilir. Destan’ın kardeşi Halit’i kaybetmesi yetmezmiş gibi, kız kardeşi Şahsine de yüreğini kopup geldikleri Yugoslavya’da, sözlüsünde rehin bırakmıştır. Destan anavatanında yeni ve hakça bir yaşam kurmaya çabalarken, Şahsine geçmişte bir hayaletle, Osman’la birlikte yaşamaktadır. Şahsine’nin zayıf yüreği ne bunca zorluğu ne bunca özlemi kaldıracak güçtedir. Peki ya Destan’ın yüreği. Destan bunca zorluk içinde, ailesini ayakta tutmaya çabalarken, haktan yana tavır alma gayretindeyken yüreğini düşünemeyeceğini bilmektedir. Lakin en ummadığı şey gerçek olmuştur. Dünyanın en güzel çiçeği en büyük çöplükte karşısına çıkmıştır. Yavuz Ağanın kızı Nergis, görür görmez Destan’a vurulmuştur. Destan nasıl doğruları için kararlılıkla savaşıyorsa, Nergis de onun yüreğindeki buzları çözmek için durmaksızın savaşacaktır. Bir yangının ortasında filizlenen bu aşkı yeşertmek bile uğruna savaşılması gereken bir mücadeledir şimdi. Destan’ın savaşı sadece fiziki bir savaş değildir. O ailesini bir arada tutmak, insanca yaşatmak ve doğru bildiği değerleri yaşatmak için savaşmak zorundadır. Dağılan ailesini bir araya topladığında ise karşısında artık daha acımasız bir zorbalık bulacaktır. Destan düzeni için savaşmaktadır lakin Yavuz ağa canı saydığı mallarını korumak için savaşan yaralı bir aslandır artık. İyi ile kötünün bu mutlak savaşında net olmayan, arada kalan herkes ve her şey kurban olmaya mahkumdur şimdi. “Son Destan” bizi birbirimize bağlayan değerleri savunmak için savaşan bir “muhacir”in, bize kendimizi hatırlatan mücadelesinin öyküsüdür. Yayin Tarihi:

İnce hastalığa yakalanan karısının son günlerinde yanında olmak için Binbaşı Halit (Hazım Körmükçü) Bursa yakınlarındaki kasabaya izinli olarak dönmüştür. Osmanlı devleti cepheden cepheye koşarken, içeride bunu fırsat bilen düşmanlarla başedecek fırsatı bulamıyordur. Halit bu gerçekle kasabaya varınca yüzleşir. Eşkiya kasabayı adeta esir almıştır. Halit bir yandan kasabadaki düzeni sağlamak, bir yandan da karısını iyileştirmek için çalışır. Ama karısını kurtaramaz. Kasaba’da kızını emanet edeceği kimsesi olmayan Halit onu da yanına alarak yollara düşer. Bandırma’daki arkadaşı Ziya’ya kızını bırakmayı düşünür. Ancak Ziya ölmüştür. Çaresiz kalan Halit kızıyla birlikte cepheye gider. Nezaket küçücük yaşında Çanakkale cehennemini yaşamaya başlar. Bu arada ortaya çıkan keskin nişancılar düşmana göz açtırmamaktadır. Türk keskin nişancı Ayşe ile Avustralya'nın en iyi kanguru avcısı Sing arasında korkunç mücadeleler yaşanır.

Arkadaşları Toprak’ı elim bir trafik kazasında kaybeden Mert, Gökçe ve Bora; bir rock festivalinde sahneye çıkmak isteyen Toprak’ın en büyük hayalini gerçekleştirmek için babası Seyfi ile beraber çalışmaya başlarlar. Ancak bu uğurda para kazanmaları ve çekecekleri kliple festivale kabul edilmeleri gerekmektedir. İş arama serüvenleri tuhaf bir rektör olan Niyazi’nin odasında son bulur. Niyazi’nin teklifiyle mahalle muhtarının yanına gider ve kendilerini bir anda ramazan davulcusu olarak bulurlar.

Bir Başka Gece 1990–1996

Kemal Tahir'in aynı adlı eserinden Alev Alatlı'nın uyarladığı Yol Ayrımı, 1930'lar Türkiye'sinde geçiyor. Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtardığı vatan şimdi demokrasi için savaşıyor. Yol Ayrımı; savaştan zaferle çıkmış bir milletin, demokrasi yolunda attığı küçük adımlarını izlerini ekrana taşıyacak..

“Koltuk Sevdası” dizisinde, güncel olaylar, medyaya yansıyabilecek skandallar, ülkenin gündemindeki sorunlar vb. sık sık dizi içinde yansıma buluyor. Geri planda politikacılar da kimi özellikleriyle boy gösteriyor. Kuşkusuz bu dizi kimseye ders vermek, doğruları öğretmek gibi bir amaç ya da iddia taşımıyor. Güldürü düzeyini düşürmeden ve insan sıcaklığından, hayatın temel güzelliklerinden kopmadan seyirciyi neşelendirmek; kendilerini aşırı ciddiye almamaya, çevreleri kadar kendi yaptıklarına da eleştirel gözle bakmayı yönlendirmeyi amaçlıyor. Kısacası “Koltuk Sevdası” sadece devletin, politikacıların ya da bürokratların değil, bir ölçüde halkımızın düşünme biçimini, değer yargılarımızı, önceliklerimizi, bize özgü bakış açılarını yansıtan bir güldürü dizisi olmayı hedefliyor.
Görsel yok"Baba Oluyorum", kendileri de istemelerine rağmen çocuk sahibi olmaları geciken bir çiftin, torun hayaliyle yanıp tutuşan aile bireyleriyle yaşadığı çatışmaları ve komik olayları anlatıyor. Soyadını sürdürmek isteyen kır kökenli zengin kayınpederle, onların yaşam tarzını beğenmeyen kentli kayınvalidenin polemikleri ise genç çiftin evlilikleri üzerinde sürekli bir fırtına estirir. Çekirdek aile olmak isterken büyüklere çerez olan Özgür ve Canan, onların tüm baskılarına rağmen mücadeleyi sürdürüp bu “mutluluk tablosunu” bozmamaya özen gösterirler. Ancak aileler arasındaki tatsız rüzgarlar onları hiç istemeseler de bambaşka bir yöne çekecektir.

Zülal ve Nejat üvey teyze çocuklarıdır. Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar. Aşklarını bir türlü itiraf edemezler ve hayat onları farklı yerlere sürükler.

Halkımıza trafik kazalarının çok basit kural ihlallerinin sonucunda olduğunu bir kez daha vurgulamak ve bunu örnekleriyle göstermektir. Bölümlerde farklı kural ihlalleri sonucunda çeşitli aile dramları gözler önüne serilecektir. Yani, çok basit gibi görülebilen ve maalesef ülkemizde yayaların ve sürücülerin ihlal ettikleri her hangi bir trafik kuralının ne gibi sonuçlar doğuracağı drama olarak işlenecektir. Konuların vurguları çarpıcı ve eğitici bir formatla işlenerek seyircinin daha iyi algılaması sağlanacaktır.

Tüm kriminal olayları ve suçları bilime dayalı yöntemlerle çözmeye çalışan ve Türkiye' deki eğitiminin ardından, bu konu üzerine Amerka' da uzmanlaşmış kadın komiser yardımcısı (Tuba Ünsal) ile, tüm suçları ve olayları yerel yöntemler ve şansının de yardımı ile çözen Başkomiser Ziyan'ın (Vural Çelik) ortak çalışmaya başlamalarının hikayesi.

Dizi, 1930'ların İstanbul'unda geçen, zengin bir ailenin yaşamını ve bu çevrede işlenen bir cinayeti konu alır.
Görsel yokİdealist bir nefroloji doçenti olan Peride, Boğaz'da bahçe içinde üç katlı bir evde oğlu Oğul ve yıllardır ev işlerinde yatılı yardımcı olarak çalışan Şerife ile birlikte yaşamaktadır. Kendisini gibi doktor olan kocasını bir trafik kazasında kaybetmiştir. Çok zengin olan ailesinin maddi desteğini geri çevirecek kadar gururlu bir kadın olan Peride, bir hastasına yetişmek için evden apar topar çıktığı bir gün, Karadenizli bir taksi şoförü olan Recep ile tanışır. İki küçük kızını trajik bir kaza sonucu kaybeden Recep, geçmişin enkazı altında ezilmiş, kendi halinde bir adamdır. Peride için, bir şoförle aşka yelken açmak ne denli imkansız gibiyse yaralarını kapatmamaya yeminli Recep için de, bu dobra ve kendinden çok farklı kadının aşkına kayıtsız şartsız teslim olmak da o denli imkansızdır. Ama birbirlerini daha ilk görüşlerinde hissettikleri o karşı koyamama duygusu, yakınlaştıkça katlanacak; bu aşk her şeye rağmen ikisini de içine alan bir girdaba dönüşecektir.

Servet Sultan, son derece iddiasız görünümüne rağmen düşünceli, kibar, duygulu ve de iyi bir pasta ustasıdır. Buse Beliz ise güzel, alımlı, havalı, şöhrete doymuş, ülkenin en ünlü fotomodellerinden biri. Sıradan bir yaşam süren bu pasta ustasının hayatı, Buse Beliz'in karşı dairesine taşınmasıyla altüst olur.
Görsel yokİşini evine taşıyan ve ortağından ayrılan Murat, yeni bir hayatın düşlerini kurarken birdenbire kendini 4. kocasını terk eden ablası, yeğeni, eniştesi, eski ortağı, ortağının kızgın eşi, yeni komşular ve bir türlü peşini bırakmayan eski öğrenciler karşısında buluverir. Hayatı karmaşıklaşmış ve kalabalıklaşmış ama eğlenceli de bir hal almıştır.


2 yıl önce kasabadan ayrılan ve Amerika'ya yerleşen İnci'nin yanında 9 yaşındaki oğlu ve oğluna dadılık yapan can yoldaşı Kızılderili Cheyenne ile birlikte dönüşü herkes için büyük sürpriz olur. Amerikan rüyasının sona ermesiyle belki de yepyeni bir başlangıç için büyük özlem ve umutlarla doğduğu kasabaya gelen İnci'yi burada hayal kırıklıkları beklemektedir. İnci hiçbir şeyin hayal ettiği kadar kolay olmayacağını kasabadaki ilk gecesinde anlamıştır.
Görsel yokDizi, Orta Doğu’nun en acılı coğrafyasında herkesin gözü önünde ve kuşaklar boyu devam eden trajediyi bütün boyutları ile canlandırırken, hikâyenin merkezinde Filistin sorunu benzeri ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan kavgaların mutlak çözümünün yeryüzüne sevgi, merhamet ve barışın hâkim olması ile gerçekleşebileceği vurgusunu yapıyor. 1948 yılında işgâl edilen Filistin topraklarında yaşayan halkın, özellikle kadın ve çocukların acı hikâyelerini beyazcama aktarıyor. Yeni bölümlerinde, özellikle bir toplumun en duyarlı bölümünü oluşturan kadınların gözünden yürek yaralarını, çocuklarını kaybetmenin sarsıntısını, eş ve sevgililerini kaybetme korkusunu, zengin oyuncu kadrosuyla ve etkili bir dille işliyor. Ayrılık dizisi, Filistinli ile İsrailli'yi, Yahudi ile Müslüman'ı ayırt etmeden insancıl bir ortak yaşama alanını yansıtan kutsal topraklarda inancın asla yok olmayacağını bir kere daha gözler önüne seriyor.

Boşanmış bir ailenin büyük oğlu olan Tarık ve kardeşi Necdet, anneleri Neriman'la aynı çatı altında tembel bir hayat sürmektedirler. Tarık, büyük aşkı Hülya'nın onu terk etmesiyle yaşadığı bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalır. Bu ayrılık yüzünden Tarık ve en az onun kadar tembel arkadaşları hayatın gerçek yüzü ile karşı karşıya gelirken onlara ağabeylik yapan ve koruyup kollayan Nadir Ağabey, hikayeleriyle onları hayata hazırlayacaktır.

Salih Türkoğlu (Cezmi Baskın), uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşmiş bir Karadenizli dönercidir. Ailesi ile birlikte Köln'de bir Türk mahallesinde yaşamaktadır. Salih’in en büyük korkusu ise çocuklarının Alman gençlerine uyup kendi öz değerlerinden uzaklaşmaları ve kendi kültürlerini unutmalarıdır. Bu yüzden çocuklarının üzerine titremektedir. Ama korktuğu şey ona bir adım uzaklıktadır. Mühendislik okuyan büyük oğlu Osman (Gökhan Alkan) büyük bir aşkla sevdiği Alman kızı Nina'ya (Müge Boz) evlilik teklif eder ve "Evet" cevabını alır. Osman'ın Nina'yı ailesi ile tanıştırmak için eve getirmesi ile imkansıza yelken açan bir hikaye başlar.

Görsel yok
Görsel yok8 yaşındaki kızlarıyla, sessiz sakin bir hayat yaşayan Jale ve Emre çifti; bir gün bu sakinlikten vazgeçmek zorunda kalacaktır. Emre ile Jale rolleri değiştirmek zorunda kalır. Emre'nin uzun bir süre çalışmaması gerektiğinde işler Jale'ye kalır ve şirketin başına Jale geçer. Artık ev erkeği olan Emre için bu durum, öyle kolay kolay alışılabilecek bir durum değildir.


Yakup Aydın, kendini mesleğine adamış, başarılı bir polisken bir gün oğlu kaçırılır. Oğlunun kaybından Yakup’u sorumlu tutan eşi de ondan ayrılır ve Yakup için karanlık günler başlar. Yakup bütün zamanını, emeğini ve kendisini oğlunu bulmaya adar ancak geçen onca zamana rağmen Yusuf bulunamaz. İki yıldır araştırmalarını sürdüren Yakup en sonunda Çiçekçi ismiyle bilinen Latif adında birinin bu olayda kilit isim olduğuna inanır. O güne kadar yalnız çalışan Yakup'un yanına Çocuk Şube’de çalışan Asya isimli bir kadın polis ortak olarak atanır. Başta çatışsalar da, sonrasında uyumlu bir ikili olacaklardır.