İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
10 Kasım 1982 tarihinde emniyet müdürü babasının görev yeri olan Kütahya'da dünyaya geldi. Konservatuvarda okuyan ablasının etkisiyle oyuncu olmaya karar veren Kural'ın çocukluğu, Kütahya, Denizli, Silopi, Karaman ve Nevşehir'de geçti. Lise yıllarında tiyatro çalışmalarına katıldı, Selçuk Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümünü bitirdi ve Bilkent Üniversitesinde yüksek lisans yaptı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde oyunculuk eğitimi aldı. Eğitimine devam ettiği sırada Levent Kırca-Oya Başar Tiyatrosu kadrosuna dâhil oldu. Tiyatro çalışmaları sürerken 2007 yılında Fikrimin İnce Gülü adlı dizi ve 2007-2008 yılları TRT 1'de yayınlanan Evimin Erkeği adlı dizilerde aldığı rollerle televizyonda görünmeye başladı. Ardından Gazi adlı dizide başrol oynamaya başladı, ancak izlenme oranının düşük olması nedeniyle dizi 19. bölümden sonra yayından kaldırıldı. Aynı yıl içinde Güneşin Oğlu adlı sinema filminde Haluk Bilginer, Köksal Engür, Hümeyra ve Özgü Namal ile birlikte rol aldı. Ardından Ramazan Güzeldir adlı dizinin bir bölümünde oynadı. 2010 yılında Selçuk Aydemir'in yönettiği Çalgı Çengi adlı sinema filminde Murat Cemcir ile başrolde oynadı. 28 Haziran 2012 tarihinde Star TV'de yayınlanmaya başlayan İşler Güçler adlı dizinin başrollerini Murat Cemcir ve Sadi Celil Cengiz ile paylaştı. Daha sonra Düğün Dernek adlı sinema filminde de Murat Cemcir'le başrolleri paylaştı. 2014 yılının Ekim ve Kasım aylarında vizyona giren Oflu Hoca'nın Şifresi isimli filmde bir bakanı canlandırdı, Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu adlı filmde de karga karakterinin seslendirmesini yaptı. İlk bölümü 13 Şubat 2014 tarihinde yayınlanan Kardeş Payı dizisinin başrolünü Murat Cemcir ve Seda Bakan ile paylaştı. 4 Aralık 2015 tarihinde vizyona giren ve 2015 yılının en çok izlenen filmi olan Düğün Dernek 2: Sünnet filminin başrollerini yine Murat Cemcir ile paylaştı.

Otuzlu yaşlarında bir gassal olan Baki, toplumdan kendini soyutlamaktan memnun ve içine kapanık bir adamdır. Ancak ölümle yüz yüze gelmesiyle aklına rahatsız edici bir soru takılır: Öldükten sonra naaşını kim yıkayacaktır? Bu farkındalık bir dizi mizahi serüvenin kapısını aralar.

Yitirilen hayatlar, paramparça olan aşklar ve varoluş mücadelesi… 1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir. Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Metin, Ali ve Feyyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Tesisatçılık yapan Metin ve Ali “Dünya’ya barış ve mutluluk getirecek” diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kardeşler kimsenin ciddiye almadığı icatlarının gerçekten çalıştığını göstermeleriyle hayal bile edemeyecekleri bir maceranın içerisine sürüklenirler.

Ahmet, Murat ve Sadi film çekme hayalleri kuran ve parayı toplamak için 'Meslek Hikayeleri' adlı belgesel-programda sunuculuk yapan üç aktördür. Amaçları bu programdan para topladıktan sonra gişe rekorları kıracak bir film çekmektir. Fakat çektikleri program yayınlanmayınca daha iyi bir bölüm çekmek için kolları sıvarlar. Ahmet, başrol oynadığı günlerin özlemini çekmekte, mazideki başarılarının göz ardı edilmesinden şikayet etmektedir. Kendisinin artık tanınmadığını düşünmekte ve bu yüzden herkese sitem etmektedir. Murat, mesleğinin gereklerini yapmaya çalışırken kendisini terk etmiş olan eski sevgilisiyle beraber çalışmanın zorluklarını yaşamaktadır. Sadi, gümrük memurluğunu oyuncu olmak için bırakmış, para dertleri ve ailevi sorunlarla uğraşmaktadır. Figüranlık yaptığı dizisinden başka gelir kaynağı olmayan Sadi için "Meslek Hikayeleri"nin yayınlanması ve ücretlerini almaları çok önemlidir.

Mutsuz evliliğini bitirip annesinin yanına dönen Ayşe, ana kuzusu olarak nitelendirilen ve mutfağa karşı büyük bir aşk besleyen Erdem, fedakar bir ev kadını olan anne ve hayalperest, keyfine düşkün bir aşçı olan babadan oluşan ama yaşadıkları olaylardan dolayı birbirlerinden koparak yabancılaşmış bir ailenin hikayesini anlatıyor Üsküdar'a Giderken. Ailenin en küçük ferdi Erdem'in yurt dışından dönmesiyle, ailenin her bir üyesi tekrar bir aile olabilmenin macerasını yaşayarak, yeniden mutlu olmayı öğreniyor. Bu sevimli ailenin hayatlarını renklendiren dostları ise Erdem'in süt kardeşi Oğuz, yıllardan beri aile ile birlikte çalışan Yavuz, uzun zaman sonra çıkıp gelen Asuman hala ve kızı Leyla'dır.

Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....
Görsel yok
Çukurca’da bir sınır karakolunda vatani görevini yapan Çavuş Fırat Kalender’in terhisine bir hafta vardır. Bütün terhisçiler gibi içi içine sığmaz. İstanbul’a dönecek, aylardır hasretini çektiği ailesine dahası büyük bir aşkla sevdiği Leyla’sına kavuşacaktır. Ailesi ve bütün sevdikleri büyük bir coşkuyla Fırat’ın dönüşünü beklemektedir... Bu arada Leyla, evlilik hazırlıklarına devam etmektedir. Öte yandan Türkiye’nin en esrarengiz işadamlarından Nusret Demirkan’ın kızı Tuna Demirkan, yakında açacağı fotoğraf sergisine hazırlanmaktadır. İstemediği bir evliliğe sürüklenen kardeşi Akın yüzünden canı fena halde sıkkın olan Tuna, babası Nusret’le karşı karşıya gelir. Fırat’ın bulunduğu karakol, terhisçi askerler için düzenlenen veda gecesinde yaşanan beklenmedik şok bir olayla sarsılır. Bu olay, Fırat Kalender’in bundan sonraki hayatını alt üst edecek gelişmelere gebedir

Zehra ve Mehmet Ali Amasra’da yaşayan iki dost ailenin çocuklarıdır. Birbirlerini deli gibi seven Zehra ve Mehmet Ali, Zehra’nın üniversiteyi kazanıp İstanbul’a taşınmasıyla ayrılırlar. Zehra’nın gidişini kabullenemeyen Mehmet Ali hem çok üzgündür hem de Zehra’ya karşı kin ve öfke beslemektedir. İkisi de aşklarının bittiklerini düşünseler de aslında bu aşk ikisi için de hiç bitmemiştir. Yıllar sonra oğlunun rahatsızlığı dolayısıyla İstanbul’dan taşınmak zorunda kalan Zehra çözüm yolu olarak Amasra’ya gitmeyi uygun görür ve Amasra’ya yerleşir. Mehmet Ali’de Amasra’nın belediye başkanı olmuştur.