İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1959 yılında İzmir’de doğdu. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimini İzmir’de tamamladı. 1985 Haziran döneminde lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Gösteri Sanatları Ana Bilim Dalı Tiyatro – Oyunculuk Bölümünü bitirerek tamamladı. Lisans eğitimi sırasında, Çocuk Tiyatrosu, Çocukların Tiyatrosu, Tiyatro Pedagojisi, Kukla yapımı, Kukla oynatımı, Yaratıcı Drama, Pantomim, Slapstik (sakarlık), Eskrim, Beden dili, Gölge Tiyatrosu, Akrobasi eğitimlerini aldı. Mezun olduğu yıl, Ankara Devlet Tiyatrosu Çocuk ve Gençlik biriminde göreve başladı. Devlet Tiyatrosu Çocuk ve Gençlik biriminde Coque Ekolü’nden gelen Daniel Holliger’den Clown (palyaço), Slapstik, Jongleur, Pantomim eğitimi aldı. Ankara, Bursa ve İstanbul Devlet Tiyatroları’nda toplam 29 yıldır görev yapmaktadır. Geştalt – Yu-Ki – Grotovski – Suzuki ses ve oyunculuk teknikleri üzerinde araştırma çalışmaları yaptı. Yurtdışında (Stuttgart’ta) otantik özelliklerini koruyarak “Madımak” adlı Köy Seyirlik Oyununun derlemesini ve rejisini gerçekleştirdi. Aynı zamanda burada kendi geliştirdiği oyunculuk yöntem ve tekniği doğrultusunda atölye çalışmaları yaptı. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde üç yıl boyunca Diksiyon, Drama ve Eğitim Yöntemi Olan Dramatizasyon dersleri verdi. Uludağ Üniversitesi’nde öğretim görevliliği yanı sıra üniversitenin tiyatro topluluğunu dört yıl çalıştırdı. Ayrıca birçok kurum ve kuruluşta Diksiyon, Beden Dili, Liderlik eğitimi verdi. TOBAV’da üç yıl yönetim kurulu üyeliği ve sanat yönetmenliği yaptı. TOBAV’ın birçok sanatsal organizasyonunu gerçekleştirdi. Müjdat Gezen Sanat Merkezinde Oyunculuk, Reji teknikleri, Yaratıcı Drama, Tiyatro Tarihi dersleri ve bu kurumun Okullar Genel Müdürlüğünü, Genel Sanat Yönetmenliğini iki yıl boyunca yaptı. Beş yıldır (kuruluşundan bu yana) Renault (reno) tiyatro topluluğunun (TİYATOR) Genel Sanat Yönetmenliğini sürdürüyor. Ankara ve Bursa Devlet Tiyatrolarında oyuncu ve rejisör olarak görev almıştır. Ahmet Somers, tiyatro oyunculuğu yanı sıra yeni film ve dizi projelerinde yer almayı sürdürmektedir.

Sen Çal Kapımı dizisinde, hayatta bütün umutlarını eğitimine bağlayan Eda Yıldız, yurt dışı eğitim bursunu keserek lise mezunu kalmasına neden olan Serkan Bolat ile karşı karşıya gelir. Serkan Bolat, Eda’ya kendisiyle iki ay nişanlı taklidi yaparsa, bursunu geri vermeyi teklif eder. Eda nefret ettiği bu adamın teklifini önce reddetse de koşullar değişince kabul etmek zorunda kalır. Nişanlı taklidi yaparken, Serkan ve Eda, bütün doğru bildiklerini unutturacak, tutkulu, zorlu bir ilişki yaşamaya başlayacaktır.

Sanem sabahları birkaç saat babasının bakkalında çalıştıktan sonra bütün gününü hayal kurarak ve kitabı üzerinde çalışarak geçirmektedir ve hayatından son derece mutludur. Ta ki anne babası kendisine doğru düzgün bir iş bulmazsa evlenmek zorunda olduğunu söyleyene kadar! Sanem bunun üzerine mecburen ablasının iş yerinde çalışmaya başlar. Hayallerini süsleyen büyük aşkının kendisini orada beklediğinden habersizdir henüz, üstelik bilmeden Can'a ve şirkete kurulan bir tuzağın parçası olur... Yalanlar üzerine kurulan bir aşk olabilir mi? Ya Sanem? Nefret ettiği Can'a kalbini kaptırabilir mi?

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

Birbirini tanımayan üç akraba ailenin bir arada yaşamak zorunda kalmasıyla başlayan olaylar anlatılıyor.

Bir yandan Aliya'nın savaşta dağıtılmış ülkesini bir arada tutma ve yeniden inşa etme çabasını izlerken bir yandan da soykırım nedeniyle paramparça olmuş bir ailenin, savaşın acımasız şartlarındaki mücadelesine şahit oluyoruz.

Yitirilen hayatlar, paramparça olan aşklar ve varoluş mücadelesi… 1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir. Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Sen Çal Kapımı dizisinde, hayatta bütün umutlarını eğitimine bağlayan Eda Yıldız, yurt dışı eğitim bursunu keserek lise mezunu kalmasına neden olan Serkan Bolat ile karşı karşıya gelir. Serkan Bolat, Eda’ya kendisiyle iki ay nişanlı taklidi yaparsa, bursunu geri vermeyi teklif eder. Eda nefret ettiği bu adamın teklifini önce reddetse de koşullar değişince kabul etmek zorunda kalır. Nişanlı taklidi yaparken, Serkan ve Eda, bütün doğru bildiklerini unutturacak, tutkulu, zorlu bir ilişki yaşamaya başlayacaktır.

Cihan, büyük bir heyecanla üniversiteye hazırlanmaktadır. Hayal ettiği gibi üniversiteyi kazandığında başka bir heyecanın da içinde bulur kendini: “Aşk”. Yaşamaya yeni başladığını hisseden Cihan, aslında tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmıştır ve bunu ilk öğrenen annesi Figen olur. Figen, kızının ömrü yettiğince onun hayatını benzersiz ve kızının hak ettiği gibi geçirebilmesi için çetin bir mücadeleye girişir.

Sanem sabahları birkaç saat babasının bakkalında çalıştıktan sonra bütün gününü hayal kurarak ve kitabı üzerinde çalışarak geçirmektedir ve hayatından son derece mutludur. Ta ki anne babası kendisine doğru düzgün bir iş bulmazsa evlenmek zorunda olduğunu söyleyene kadar! Sanem bunun üzerine mecburen ablasının iş yerinde çalışmaya başlar. Hayallerini süsleyen büyük aşkının kendisini orada beklediğinden habersizdir henüz, üstelik bilmeden Can'a ve şirkete kurulan bir tuzağın parçası olur... Yalanlar üzerine kurulan bir aşk olabilir mi? Ya Sanem? Nefret ettiği Can'a kalbini kaptırabilir mi?

Mia, kendisini vampire dönüştüren Dmitry’yi öldürüp yeniden insan olmak için İstanbul’a gelir. Fakat İstanbul’un onun için başka planları vardır. Mia kendisini iyiyle kötünün, aşkla nefretin, yaşamla ölümün birbirlerine dönüştüğü soluk soluğa bir hikayenin tam merkezinde bulur. Bu hikayede ona eşlik edenlerse karanlık ve çekici Karmen, geçmişinde büyük bir sır barındıran savaşçı Numel ve İstanbul’un kenar mahallelerinde vampirlere karşı direnen avcılardır. Hepsinden de önemlisi, insanlar ve vampirler arasında büyük bir savaş başlamak üzeredir. Mia'nın en büyük sınavı ise büyük savaş başladığında kimin tarafında savaşacağıdır.

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

Çocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur.

Mustafa Kutlu'nun "Zafer Yahut Hiç" isimli eserinden uyarlanan "Hatasız Kul Olmaz"da; sakin kasabaya yabancı bir adamın gelmesiyle işler çok fena karışır. Çünkü aslında ne kasaba o kadar sakindir, ne de adam o kadar yabancı.

Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan, Reşat Nuri Güntekin imzalı Çalıkuşu, birkez daha uyarlanıyor. Çalıkuşu Feride ve Kâmran'ın dillere destan sevgileri, sınanmaya hazır..

Cumhuriyet’in ilk senelerinde meydana gelen İzmir suikastı, o dönemin çalkantılı çekişmeleri ve hesaplaşmaları... "Kurtlukta düşeni yemek kanundur" korkusunu her an enselerinde hissederek yaşayan köşeye kıstırılmış, kendileri ve geçmişleri ile, içerisinde bulundukları zamanla hesaplaşan gerçek kişiler... Zamparalığıyla meşhur olan Abdülkerim, suikast ekibinin de içerisinde bulunduğu Gülcemal Vapuru'ndan son anda inen kadının Laz İsmail'in kapatması Ballı Naciye olduğunu fark eder etmez Naciye’nin evinin yolunu tutar. Abdülkerim, Naciye'yle gününü gün ederken, Baytar Rasim, Abdülkerim’i aramaktadır. Baytar Rasim, suikast ekibinden Ziya Hurşit’in hükûmet ile bağlantı kurduğunu duymuş, durumun hemen Kara Kemal’e iletilmesi gerektiğini düşünmüştür. Ama işin garip tarafı, Kara Kemal’in hiçbir şeyden haberi yoktur.

Karadere Mahallesi’nin serseriliği ile ün yapmış asi gençlerinden Umut, sebep olduğu bir olay sonrasında mahalleyi terk edip Tunceli’de öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Ta ki kardeşi Kaya’nın, bir sınıf arkadaşı tarafından okulda vurulduğunu öğrenene dek. Haberi alan Umut mahalleye geri döner. Aradan altı yıl geçmiş, mahallede çok şey değişiştir. Altı sene önce dostu olanlar artık düşmanıdır.

Bursa'nın köklü, iyi tanınan ve başarılı bir ailesi olan Çelebiler, dışarıdan bakıldığında adeta mükemmel, zengin, birbirlerine bağlı, mutlu, muhafazakâr, haysiyetli ve takdir edilen bir Bursalı ailedir. Baba Asaf Çelebi'nin, yıllar evvel iki ilkel tezgâhla kurduğu tekstil atölyesi, Türkiye'nin en gelişmiş tekstil fabrikalarına dönüşmüş ve Amerika'ya, Avrupa'nın hatırı sayılır firmalarına hatta iç pazara kumaş ve giyim üreten bir holding halini almıştır. Her şeyin normal hatta mükemmel göründüğü bu ailenin içi aslında bir Yanık Koza'dır. Galip Çelebi'nin ve tüm ailenin kaderi bir anda korkunç bir trajediyle allak bullak olur. 10 yıl evvel yaşanan ve Galip'ten saklanan büyük sır, 2005 sonbaharında ortaya çıkar ve çözülmeler başlar. O büyük aile, gerçek bir aile bile değildir aslında!