İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

İstanbul Alibeyköy Lisesi mezunu oyuncu Ahmet Talay 1957 doğumludur. 1990 senesinden itibaren Fatih Belediye Tiyatrosu kadrosuna dahil olmuş ve bir oyunda yer almıştır. Adını Feriha Koydum, Akasya Durağı, Anneler İle Kızları, Zehirli Sarmaşık, Ulan İstanbul, Karadayı gibi projelerde rol almıştır. En son TRT 1 kanalında yayınlanan Yunus Emre dizisinde Dülger Şahin karakterini canlandırmıştır.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Moğol istilasının ardından yurdunu terk edip Anadolu'yu adım adım dolaşan mutasavvıf Yunus Emre, derviş olmak için karşısına çıkan tüm zorlukları aşar.

Hicran ile Adnan mutlu bir evlilik sürdürürken 2 yaşındaki oğullarını bir kaza sonucunda kaybedince hayatları alt üstü olur. Aynı evde yaşamaya devam etseler de artık iki yabancıdırlar. Hicran bunun üstüne bir de açıklanması mümkün olmayan olaylar yaşamaya başlayınca psikolojisi daha da bozulur. Sonunda bir Hoca’ya gider ve ikinci kanından bir kadının ona farklı bir büyü yaptırdığını öğrenir.

Musa'nın tayini İstanbul’a çıkar ve müezzin olarak Galata’da küçük bir camiye yerleşir. Caminin müezzin lojmanı olarak kullandığı daireye yerleşir, karşı dairede yaşayan Clara ile karşılaştığında hayatında neler değişebileceğinden habersizdir. Rahibe adayı Clara, müezzin Musa ve Sahaf Yakup'la hayatları Galata’da kesişir. Müezzin Musa’nın gün geçtikçe Clara’ya aşık olur ama ona ifade edemez. Musa bir yandan Clara ile yakınlaşmaya çalışırken diğer yandan da sahaf Yakup'un dünyasına girmektedir. Bu süreç Musa’yı bambaşka dünyalara yakınlaştırırken, hayata bakışında da değişik kapılar açmaktadır. Musa artık İstanbul’a geldiği günden farklı biri olmuştur.

Fatih, genç, başarılı, umut vaat eden bir diplomat adayıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışı temsilciliklerinden birine atanmış, görevine başlayacakken Virankaya’dan gelen acı haber hayatını değiştirir. Çünkü Virankaya Kaymakamı şehit edilmiştir. Fatih Başkan’ın desteğini alarak onun yerine kaymakam olmaya gönüllü olur. Ülkesi için masa başında rahat bir görev yapmaktansa ateş altında olmayı tercih etmiştir. Yüreği vatan sevgisi ile dolu, devletini ana babası yerine koyan 7 kişilik ekibiyle at izinin it izine karıştığı Virankaya’ya gider. İsimlerini ancak tarihin satır aralarından okuyup yüreklerinde hissedecek olanların bildiği bu ekip, görünmez düşmanlarıyla savaşırken önce o düşmanların maskelerini düşürmek zorundadır. Çünkü düşman onlar gibi mert değildir. Kullandığı kuklaları vardır.

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı korkunç saldırı sonrası, vatanın dört bir yanından özel yeteneklere sahip on iki kahraman Özel Kuvvet Askeri görevlendirilir. Amaçları, ülkemize bela olmaya çalışan bu yeni ve çok tehlikeli terör örgütünün liderini bulup yok etmek ve örgütün kökünü kurutmaktır.

Moğol istilasının ardından yurdunu terk edip Anadolu'yu adım adım dolaşan mutasavvıf Yunus Emre, derviş olmak için karşısına çıkan tüm zorlukları aşar.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.

Ailesi ile birlikte yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanmasıyla giren güzel kapıcı kızı Feriha kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası, ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne-kızın gerçek hayat ile mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.