İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

3 filminden 1'i İzlenir çıktı, 11 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Ahu Türkpençe 2 Ocak 1977 tarihinde Samsun şehrinde doğdu. Tiyatroya büyük bir ilgi duyan, fakat on sekiz yaşına kadar tiyatro ile hiç uğraşmayan Ahu, bu yaşından sonra çok yakın bir arkadaşının yardımı ile Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin elemelerine girdi. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne girdikten sonra Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki gördüğü fizik eğitimini dondurdu . MSM'ye girdiği ilk sene dışarıda çalışılmasına izin verilmiyordu. Diğer senelerde Ahu "Yedi Numara" ve "Azad" gibi televizyon dizilerde oynadı. Bir İstanbul Masalı adlı diziyle herkes tarafından tanınan birisi haline gelen oyuncu, "Neredesin Firuze" ile sinema dünyasıyla tanıştı.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Babasının ani ölümüyle dünyası başına yıkılan Feride, kimsesiz kalan ailesinde baba rolünü üstlenmek zorundadır. Genç kadın artık çaresiz annesi ve iki kardeşini kollamak durumundadır. Zamanla üstlendiği bu rol üzerine iyice yapışır ve gerçek anlamda bir ev reisi vazifesi yürütmeye başlar. Ancak bu durum bir süre sonra aile fertlerinin her birini tarifi zor bir drama sürükler. Anne Nurcan, çaresizce kızı Feride'yi kaybettiği kocası yerine koymaya, kardeşi İlker ise sorumluluğun Feride'ye verilmesinden iyice rahatsız olup ailesinden uzaklaşmaya başlar. Diğer yandan ise en küçükleri Özge'nin yalnızlıkla mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir. Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.

7 yıl önce karlı bir dağda hayatta kalmayı başaran asker arkadaşları Oğuz ve Bekir artık 7 kişilik “Fırtına Getiren” lakaplı Özel Kuvvetler MAK 8. Tim üyesidir. İlk saha görevleri ise kanlı terör örgütü IŞİD’in tutsağı olan karşıt görüşlü Türk gazeteci Ceyda Balaban’ı kurtarmaktır. İki can dostu Oğuz ve Bekir’i cesaret, inanç ve sahip oldukları üstün meziyetler kadar, şansın ve kaderin de gerekeceği acımasız ve dev bir çatışma beklemektedir.

Babasının ani ölümüyle dünyası başına yıkılan Feride, kimsesiz kalan ailesinde baba rolünü üstlenmek zorundadır. Genç kadın artık çaresiz annesi ve iki kardeşini kollamak durumundadır. Zamanla üstlendiği bu rol üzerine iyice yapışır ve gerçek anlamda bir ev reisi vazifesi yürütmeye başlar. Ancak bu durum bir süre sonra aile fertlerinin her birini tarifi zor bir drama sürükler. Anne Nurcan, çaresizce kızı Feride'yi kaybettiği kocası yerine koymaya, kardeşi İlker ise sorumluluğun Feride'ye verilmesinden iyice rahatsız olup ailesinden uzaklaşmaya başlar. Diğer yandan ise en küçükleri Özge'nin yalnızlıkla mücadelesi tüm hızıyla devam etmektedir. Feride'nin bu ağır yükten kurtulmak için bir karar verir ve bu karar herkesin kaderini değiştirir.

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Doğduğu toprakları Moğol işgali nedeniyle terk ederek Batı'ya doğru yola çıkan Sufi şair Rumi'nin asıl yolculuğu, yaratıcısıyla daha derin bir bağlantı kurarak hayattaki gerçek amacını öğrenme isteği ve kendini anlama felsefesi olacaktır.

Serinin ilk dizisi BÖRÜ’nün başlangıç tarihinden 25 sene sonrasını anlatan BÖRÜ 2039, dünyanın çivisinin çıktığı bir gelecekte Türkiye’ye odaklanıyor. Dizi, düzenin ve sükunetin darmadağın olduğu bıçak sırtında bir dünyada başlıyor.

2014 baharında Türkiye. Sınırda düşmanların çoğaldığı, içeride tehlikeler çemberinin giderek daraldığı bir dönem. Türkiye Cumhuriyeti yakın tarihinin en büyük tehditleriyle karşı karşıya. BÖRÜ, vatan aşkı ile tutuşmuş yalnız kahramanların destanını anlatıyor. Onlar son kale.

Yıllar sonra mahallesine geri dönmeye karar Keriman, ailesinin ve mazide kalan büyük aşkı Yunus’un hayatında tüm taşları yerinden oynatır. Efsane aşıklar Keriman ve Yunus’un yeğenleri Müge ve Emre’nin de teyzesi ve dayısı gibi birbirlerine aşık olmaları da kaderin garip bir cilvesidir. Aradan geçen yıllar içinde Yunus giderek zenginleşmiş önemli bir iş adamı olmuştur. Ortağının kızı ile nişanlanan Yunus Keriman’ın gelmesiyle eski aşkını unutamadığını fark eder. Yunus’un hayatındaki en büyük zaafı Keriman’dır. Keriman da onca yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi Yunus’a aşıktır. Ne yazık ki sadece Keriman’ın bildiği aşılamaz bir engel vardır. Bu engel Keriman’ın ailesine ve Yunus’a karşı soğuk ve anlaşılmaz davranmasına sebep olur.

Geçmişinden taşıdığı bir acının, yaşadığı her anı gölgelediği bir hayatın sahibi Hande ve deli gibi aşık bir adamın geçmişinden çıkagelmesiyle hayatı zindan olan Zehra aynı gün ölümden eşiğinden dönünce, her şeyi geride bırakıp kaçmaya karar verirler.

1 senedir mutlu bir ilişki yaşayan Derya ve Fikret beklemedikleri bir anda bebekleri olacağını öğrenirler. Fikret sevdiği kadına hemen evlenme teklif eder. Teklife çok sevinen Derya, evlilik hazırlıklarına başlar. Ancak geçmişteki bir olay mutlu çiftin peşini bırakmaz. Derya'nın kardeşi Poyraz 1 sene önce bir arsa davası yüzünden ailesinin gözleri önünde öldürülmüştür. Bu olayın külü düğün günü tekrar yanacak bir ateşe dönüşür. Olaylar hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterecektir.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.
Görsel yokAcı ve tatlının bir araya geldiği çok özel kuaför dükkanının içindeki kadınların hikayesi... Aşklarla süslenen, geleneklerle bastırılan, ihanetlerle parçalanan, tabularla ezilen kadınlardır onlar. "Bir gecede annemin annesi oldum" diyen Zehra'nın (Ahu Türkpençe) diğer tarafta iki farklı erkekle, Yusuf (Emre Kınay) ve Tuna'yla (Gökhan Soylu) kesişen sevda yolunun hikayesidir. Kocasının metresiyle yıllardır aynı mahallede yaşadığının farkına çok acı varan Bedia, (Lale Başar) "evde kalma"nın derdine düşüp hayatın gerisinde kalan Şükran (Meltem Savcı) ve Meliha (Defne Günay), kendini sevdiği adamın ailesine kabul ettirmek için her yolu deneyen Nesrin (Bihter Özdemir), kızıyla sessiz bir hesaplaşmaya giren Süreyya da (Ülkü Duru) bu hikayenin diğer parçalarıdır. Hepsi bize kadın olmanın zorluğunu anlatacaktır. Gülümsemeyi unutmadan...

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!