İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

2 filminden 2'si İzlenir çıktı
Sir Alfred Joseph Hitchcock, 13 Ağustos 1899 tarihinde Leytonstone, Londra'da dünyaya gelmiştir. Katı bir Katolik ailede büyüyen ve mühendislik eğitimi alan Hitchcock, sinema dünyasına 1920'lerin başında, sessiz filmler için ara yazıları tasarlayarak adım attı. Sanat yönetmenliği ve senaristlik gibi çeşitli görevlerde bulunduktan sonra ilk yönetmenlik denemesini Zevk Bahçesi (The Pleasure Garden) (1925) ile yaptı. İngiltere'deki ilk yıllarında, özellikle Kiracı: Bir Londra Sisi Hikayesi (The Lodger: A Story of the London Fog) (1927) gibi filmlerle gerilim türündeki yeteneğini sergilemeye başladı. Britanya'nın ilk sesli filmi olarak kabul edilen Şantaj (Blackmail) (1929) ve 39 Basamak (The 39 Steps) (1935) gibi yapımlarla ülkesinin en önemli yönetmenlerinden biri haline geldi. Kariyerindeki asıl dönüm noktası, 1939'da Hollywood'a taşınması oldu. Amerika'daki ilk filmi olan Rebecca (1940), En İyi Film Akademi Ödülü'nü kazanarak ona büyük bir başarı getirdi. Bu filmle birlikte Hitchcock, "Gerilimin Ustası" (The Master of Suspense) unvanını perçinlediği efsanevi bir döneme girdi. Sonraki yirmi yıl boyunca, sinema tarihine geçen başyapıtlara imza attı. Şüphenin Gölgesi (Shadow of a Doubt) (1943), Aşktan da Üstün (Notorious) (1946), Ölüm Kararı (Rope) (1948) ve Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train) (1951) gibi filmlerle psikolojik gerilim türünü yeniden tanımladı. 1950'ler, Hitchcock'un kariyerinin zirvesi olarak kabul edilir. Bu dönemde çektiği Cinayet Var (Dial M for Murder) (1954), Arka Pencere (Rear Window) (1954), Kelepçeli Âşık (To Catch a Thief) (1955), Ölüm Korkusu (Vertigo) (1958) ve Gizli Teşkilat (North by Northwest) (1959) gibi filmler, hem ticari başarı yakaladı hem de sinematik anlatım ve yönetmenlik dehası açısından ders niteliği taşıdı. Voyeurizm (röntgencilik), suçluluk psikolojisi ve masum bir adamın yanlışlıkla suçlanması gibi temaları ustalıkla işledi. Seyirciye karakterlerden daha fazla bilgi vererek yarattığı gerilim tekniği, onun imzası haline geldi. 1960'ta çektiği Sapık (Psycho), modern korku ve gerilim sinemasının temellerini atarak bir kültürel fenomen oldu. Ardından gelen Kuşlar (The Birds) (1963) ile doğa-korku türünde çığır açtı. Sinema filmlerinin yanı sıra, Alfred Hitchcock Sunar (Alfred Hitchcock Presents) (1955-1965) adlı televizyon dizisiyle de dünya çapında tanınan bir ikon haline geldi. Kendine has cameo'ları (filmlerinde kısa anlarda görünmesi) ile de bilinir. Sanata katkılarından dolayı 1980'de şövalye ilan edildi. Alfred Hitchcock, 29 Nisan 1980 tarihinde böbrek yetmezliği nedeniyle Los Angeles'taki evinde hayatını kaybetmiştir.

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.