İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ali Düşenkalkar, 1961 yılında Kıbrıs, Lefkoşa’da dünyaya geldi. Oyuncu Munis Düşenkalkar kız kardeşidir. İlkokul, ortaokul ve liseyi Lefkoşa’da tamamladı. Lise çağlarında Lefkoşa’da hem okulunda hem de bir gençlik derneğinde savaş karşıtı gösteriler yapan bir sokak tiyatrosunda rol aldı. 1979 yılında Devlet Konservatuarı’na tiyatro okumak için İstanbul’a gitti. 1983 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan mezun oldu. Daha sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda göreve başladı. Tiyatro oyunlarının yanı sıra; radyo tiyatrosu, radyoda arkası yarın, belgeseller ve sinema filmi ve dizi film seslendirmeleri de yapmaktadır. Uzun seneler Atatürk’ün Nutuk’unu saydam görüntü eşliğinde sivil toplum kuruluşlarına, askeri okullara, üniversitelere, lise son sınıflara yurt dışında Türk topluluklarına sunmaktadır. Halen İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda çalışmakta olan Ali Düşenkalkar, kurucuları Can Gürzap ve Arsen Gürzap olan Dialog Anlatım ve İletişimde Diksiyon, Fonetik, Drama, Konuşma dersleri vermektedir. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde Öğretim Görevlisidir. Ali Düşenkalkar, evli ve bir çocuk babasıdır.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.

Ceylin, çadır kentte yaşayan on dört yaşında mevsimlik tarım işçisidir. Tek hayali okula gitmek olan Ceylin, bunun imkânsız olduğunu bilmektedir. Annesi Meryem yatalaktır. Abisi Adem’in ise askerden sonra sıkıntılı bir hayatı olmuştur. Tarım işçisi olan babası Cabbar da bir gün buralardan kurtulacağı umuduyla yaşamaktadır. Çadır kente Bilge adlı belgeselci gelir. İşçilerden sorumlu Mehmet Emmi ile tanışır. Bilge, çadır kente ayna tuttukça sorunlar birbiri ardına görünür hale gelir. Ceylin'i ve tüm çadır kentti etkileyen bir olay ile her şey açığa çıkar.

Gürkan ile Altan , Cevat Bakır'ın eline düşmüştür. İlk filmde kendisine kazık atan Şahin'i öldüren Cevat Bakır, Şahin'in suç ortakları Altan ile Gürkan'ın canını Şahin'in cesedini ortadan kaldırmaları şartıyla bağışlar. Ancak iki kafadar bu işi de ellerine yüzlerine bulaştırdıklarından başlarına ilk filmde olduğu gibi onlarca bela açıp, peşlerine memleketin en psikopat adamlarını takmayı başarırlar.

Temel Karadeniz'de yaşayan saf ve hayallerinin peşinden giden bir delikanlıdır ve bu haliyle herkesin alay konusudur. Kalbinin sesini dinleyen beş parasız Temel, Trabzon'un en bilindik ve zengin ailelerinden Yücesoyların kızı Zuhal'e aşık olur. Zuhal'i babasından isteyen Temel'i, Hıdır Yücesoy kapı dışarı eder. Sevdiğine ulaşamayan ve hayalleri yıkılan Temel, arkadaşı Turgay'ın Sümela Manastırı'nın çatısına çıkarak intihara giriştiğini öğrenir. Arkadaşını vazgeçirmek için manastırın çatısına çıkan Temel, Turgay'ı ikan etmek yerine kendisi de intihar etmeye karar verir. Onları çatıdan indirmeye çalışan polislerden Sümela Manastırı'nda büyük bir hazine saklandığını öğrenen Temel intihar etmekten cayıp bahsedilen hazineyi aramaya başlar. Bu sayede hem zengin olacak hem de Zuhal'e olan aşkını ispatlayacaktır.

Hayat (14), babası ve yatalak dedesi ile birlikte, nefes kesici güzellikteki İstanbul Boğazı'na açılan bir dere ağzına kurulmuş, derme çatma ahşap bir evde yaşamaktadır. Boğaz, güzel olduğu kadar da karanlık ve tehlikelidir. Babası ailenin hayatta kalmasını sağlamak için küçük teknesiyle bu sularda balıkçılık yaparken, bir taraftan da birtakım yasadışı işlere girip çıkar. Hayat, bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır. Dünyadaki adaletsizliklere karşı cesaretini, dayanıklılığını ve umudunu yitirmez.

Filmde Atatürk’ün hiç lider olmaması, Kurtuluş Savaşı’nın yapılmamasıyla Osmanlı Cumhuriyeti’nin günümüze uyarlanmış devamı anlatılıyor.Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı Cumhuriyeti’nin devam etmesi, Ankara’nın başkent olmaması, tabelaların, plâkaların hem Türkçe, hem Arapça olması, padişahın kaftanının altında takım elbise olması gibi trajikomik durumlar filmin hikayesini oluşturuyor.

Ali, geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder. Çevresindeki herkes, kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar. Elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması da işin içine girince İstanbul'da bir mahalle halkı entrikalarla başbaşa kalır.

Yıllardır büyük bir dürüstlükle idare ettiği küçük dükkanının kendisine kazandırdıklarıyla yetinen bir adamın hayatı, çağımızın en etkili gerçeği olan 'para' ile değişiyor. Selim, babadan yadigar giyim dükkanını yıllarca bir şekilde çevirmeyi başarmış, ailesini de pek sıkıntı yüzü göstermeden geçindirmiş, çevre esnaf tarafından sevilen ve güven duyulan bir adamdır. Ancak dürüstlüğün 'enayilik' olarak adlandırıldığı günümüz için fazla iyidir. Taksiye kendinden önce binen yolcunun koltukta unuttuğu içi para dolu çantayla birlikte bu ikilemi fazlasıyla hissedecektir. Para çantasıyla birlikte kendisiyle de mücadele etmeye başlayan Selim, paranın getirdikleriyle birlikte kendi dönüşümüne tanıklık edecektir.

12 yaşlarında olan Yekta geleneklerinden ve aile köşkünden kopamayan halası ile yaşamaktadır. Adada yaşayan ve İngilizce hocası olan diğer halası Yekta'yı bu kopuk ve asosyal hayattan kurtarmak için yanına almak ister. Ancak Yekta annesinin bir gün köşke geri döneceğine inandığından, gitmeyi istememektedir.

Cennetin Çocukları, İskender’in karanlık sokaklardan sıcacık bir aile ortamına uzanan dönüşüm yolculuğunu ekrana taşıyor.

Ömer Ademoğlu, babası Reşat'ın imam olarak görev yaptığı camide müezzindir. Yakın zamanda annesini kaybeden Ömer, bu kaybın sızısı yüreğinde, babası Reşat ve babaannesi Nezahat ile hayatlarını sürdürmeye devam ederler. Üç kardeşin en küçüğüdür. Anne yarısı bildiği ablası Nisa, babasının ve abisi Tahir'in istemediği bir evlilik yaparak, aileden kopmuş, bu durum Ömer'in ruhunu derinden yaralamıştır.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Uluslararası bağlantıları olan bir suç örgütünü çökertmek için görevlendirilen bir istihbarat ajanının hayat hikayesine odaklanıyor. Ali Kemal sözde sigorta şirketi yöneticisi karısı Esra ve kızı Tuğba’yla yaşayan sıradan biridir. Ancak ülkenin ekonomisinden politikasına kadar bir çok spekülasyonu yapabilecek olan iş adamı Ekrem’in peşindeki gizli bir devlet ajanıdır. İstihbarat müdürü Melek, Ali Kemal’i çocuk esirgeme kurumunda keşfetmiştir. Kardeşleri Sevda ve Nejat’la çocuk esirgeme kurumunda büyüyen Ali Kemal, halen daha kardeşlerini koruyup kollamaktadır. Fakat çevresindeki herkes onun bir ajan olduğunu bilmemektedir. Diğer yandan Ali Kemal’in başındaki işler yetmiyormuş gibi karısı Esra’nın kız kardeşi Ece ile kocası Suat’ın İstanbul’a yanlarına gelmesi yeni sorunlar açar başına. Babasının katilini bulmak için mücadele ederken, her zaman doğruların peşinde koşar. Ekrem’in bir türlü ele geçirilememesinden dert yanan Melek başka bir çözüm yolu bularak Ali Kemal’e Ekrem’in kız kardeşi Zeynep’i kendisine aşık etmesini ister.

Ali, otuzlu yaşlarında zengin bir ailenin oğludur. Ahmet adında bir adamı öldürdüğü için uzun yıllar hapis yatmıştır. Hapishanenin son yıllarında mektuplaştığı Mavi ile tahliye olduğu gün tanışır ve ikili hemen evlenmeye karar verir. Mavi'nin hapishanede onca insan içinde mektuplaşmak için kendisini seçmesi tesadüf değildir. Mavi, yıllar önce ölen Ahmet'in kardeşidir. Amacı bu olaydan sonra hayatlarının kâbusa dönmesine neden olan adamı bulup evlendikleri gece öldürmektir; ancak bilmediği bir gerçek vardır. Asıl katil, Ali'nin abisi Cemal'dir. Ali, Cemal'in karısı ve çocukları olduğu için suçu üstüne alarak yıllarca onun yerine hapis yatmıştır. Aslında Ali, nikah işlemleri sırasında Mavi'nin kimliğini görüp her şeyi anlamış; ancak aşkı için susmuştur. Düğün gecesi ise Mavi, Ali'yi bıçaklar. Ali ufak bir yarayla kurtulur ve birlikte yaşamak şartıyla Mavi'den şikâyetçi olmaz. Mavi her ne kadar karşı çıkmaya çalışsa da, ikili arasında imkansız bir aşk başlar.

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Dila, Barazoğlu ailesinin güzel gelinidir. Kocası, Karadağlı ailesinin büyük oğlu Rıza tarafından öldürüldükten sonra hayatı altüst olur. Dila kocasının intikamını almaya ve Rıza'yı öldürmeye yemin eder. İstanbul'dan çıkıp intikamını almak için kayınpederinin büyük çiftlik evinde yaşamaya başlar. Rıza, Barazoğlu ailesinden olduğunu bilmeden görür görmez Dila'ya tutulur. Aynı zamanda Dila, kocasının katili olduğunu bilmeden Rıza'ya aşık olur. Hikayede, düşman iki aileden gelen iki gururlu kişinin imkansız aşkını keşfedeceksiniz. Dila kocasının katilinin Rıza olduğunu öğrenecek mi? Geçmiş unutulacak mı?

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.
Görsel yok
Görsel yokAdil'in hayatı kızının sevgilisi olduğunu öğrenmesiyle alt üst olur. Adil'in kızı, Bahadır adında boksörlük yapan bir çocukla görüşmektedir. Ancak Adil, Bahadır'ın tehlikeli bir adam olduğunu düşünür. Kızının birkaç güne Bahadır ile görüşmekten vazgeçeceğini uman Adil, aldığı haberle tamamen yıkılır. Bahadır evlenme teklifi etmiştir ve genç kadın bu teklifi büyük bir mutlulukla kabul eder. Adil ise bu evliliğe kesinlikle karşıdır. Evlenmesine karşı olduğu tüm sebeplerde haklı olan Adil, kızının bu gerçeklerin farkında olmadığını anlar. Adil, bu evliliği engellemek için kızının gerçekleri görmesini sağlamaya kararlıdır. Kendisini zorlu bir mücadelenin içerisine sokan Adil, kızının gözünü açıp evlenmesini engellemeyi başarabilecek midir?
Görsel yokŞafak ve Rüya birbirine deliler gibi âşık iki avukattır. Şafak'ın ortağı olduğu hukuk bürosunda çalışan Rüya'nın babası ağır ceza hâkimi Adil Güven Öztürk, Ankara'da emeklilik için gün sayar. Adil bey son davasına girer ve İstanbul'a dönmek için hazırlıklara başlar. Onu çocukları Semih, Rüya ve Cenk, gelinleri Özlem, İdil ve kız kardeşi İhya, hem tatlı hem de gergin bir telaş içinde beklemektedir. Ailenin küçük oğlu Cenk'in canı kadar sevdiği bir eşi ve bir de küçük kızı vardır ama Cenk'in kötü bir alışkanlığı bu güzel ilişkiye gölge düşürür. Ankara'dan sevgiyle uğurlanan Adil Bey, trende eski düşmanı Gaffar'ın soluğunu ensesinde hisseder. Şafak Rüya'nın ailesiyle tanışmak için geldiği yemekte büyük bir şok yaşar. Çocuklarının düzgün birer hayat yaşadığını düşünen Adil beyi İstanbul'da hangi sorunlar bekliyor? Cenk'in kendisini terk eden eşi İdil'den son isteği ne? Gözünü kin bürüyen Gaffar intikamını alabilecek mi? Şafak'ı hangi acı tesadüf bekliyor?

Feyzan ve Cemal’in yolları onlara sunulan yeni hayatta kesişecektir. Tan ailesi yurtdışı ortaklı bir reklam ajansı şirketinin sahibidir. Kardeşlerden Ahmet ölmeden önce Mustafa adında bir çocuğu olduğunu açıklar. Bu olay kardeşlerden Nusret (Settar Tanrıöğen) ve Saadet'in (Selda Alkor) hiç hoşuna gitmemiştir. Hiç tanımadıkları birinin kendilerine ortak olmasını istememektedir. Diğer kardeş Edip (Çetin Tekindor) abisinin isteğini yerine getirmek için Mustafa'yı aramaya başlar. Mustafa (Erdal Beşikçioğlu) İspanya Barselona'da arkadaşı Cemal'le (Cenk Ertan) yaşamaktadır. Yeni bir ailesi olduğunu öğrenen Mustafa, onlarla tanışmak için Cemalle birlikte yola çıkar ve yolda bir kaza geçirirler. Cemal arabadan sağ çıkmayı başarır. Cemal'in ülkeden çıkması için bir pasaporta ihtiyacı vardır. Cemal ,Mustafa'nın pasaportunu alarak Türkiye'ye gidip Mustafa'nın yerine geçmeye karar verir.
Görsel yokSeni Çok Özledim, doğudan ve batıdan gelip İstanbul'da kesişen yolların öyküsü. Harcın, aşkın, özverinin, isyanın ve azmin oluşturduğu bir öykü.