İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Yusuf kasabada ona bir gelecek olmadığına karar vererek İstanbul'a gelmiştir. Daha önce şehre yerleşmiş akrabası Mahmut'un yanında kalıp uzaklara giden gemilerde miço olarak iş bulmak ister. İdeallerine ulaşmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Fotoğrafçı Mahmut ise, idealleriyle arasının gitgide açıldığının bilincindedir. Üstelik, kendini bu durumdan kurtarmak için de hiçbir şey yapamaz ya da yapmaya yanaşmaz.

Farklı bölgelerinin kendine has iklimleri olduğu gibi, ruhların da kendi iklimleri vardır. Üstelik değişmek için mevsimlerin dönüşünü beklemeyen, anlık değişimler bile gösterebilen iklimler. İsa ve Bahar, çalkantılı ruhlarının farklı iklimlerinde ortak bir mutluluğu paylaşamamaktadırlar. Mimar olan İsa ile televizyonda çalışan Bahar, iki farklı iklimin yaşandığı Kaş ve Ağrı’da, birbirini takip eden süreçlerde biraraya gelirler. Kaş, güneşin, kuytuda tek bir bilinmeyen bırakmayan parıltılı hali ile Ağrı ise soğuk ve kardan sıkı sıkıya örtülen bedenlerin aksine, kar beyazının aydınlığı ile, gerek hayatlarında gerekse ilişkilerinde hiçbir bilinmeyen bırakmayacaktır. Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Jüri Büyük Ödülü almasını sağlayan filmi Uzak’tan sonra İklimler ile yeniden beyazperdede! 2006 Cannes Film Festivali’nde de büyük ödül için yarışan İklimler, bu sefer de FIPRESCI ödülü ile festivalden ayrıldı.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

Farklı bölgelerinin kendine has iklimleri olduğu gibi, ruhların da kendi iklimleri vardır. Üstelik değişmek için mevsimlerin dönüşünü beklemeyen, anlık değişimler bile gösterebilen iklimler. İsa ve Bahar, çalkantılı ruhlarının farklı iklimlerinde ortak bir mutluluğu paylaşamamaktadırlar. Mimar olan İsa ile televizyonda çalışan Bahar, iki farklı iklimin yaşandığı Kaş ve Ağrı’da, birbirini takip eden süreçlerde biraraya gelirler. Kaş, güneşin, kuytuda tek bir bilinmeyen bırakmayan parıltılı hali ile Ağrı ise soğuk ve kardan sıkı sıkıya örtülen bedenlerin aksine, kar beyazının aydınlığı ile, gerek hayatlarında gerekse ilişkilerinde hiçbir bilinmeyen bırakmayacaktır. Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Jüri Büyük Ödülü almasını sağlayan filmi Uzak’tan sonra İklimler ile yeniden beyazperdede! 2006 Cannes Film Festivali’nde de büyük ödül için yarışan İklimler, bu sefer de FIPRESCI ödülü ile festivalden ayrıldı.

Yusuf kasabada ona bir gelecek olmadığına karar vererek İstanbul'a gelmiştir. Daha önce şehre yerleşmiş akrabası Mahmut'un yanında kalıp uzaklara giden gemilerde miço olarak iş bulmak ister. İdeallerine ulaşmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Fotoğrafçı Mahmut ise, idealleriyle arasının gitgide açıldığının bilincindedir. Üstelik, kendini bu durumdan kurtarmak için de hiçbir şey yapamaz ya da yapmaya yanaşmaz.