İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Babası Gürcü kökenli olan Gürzap, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek bölümü mezunu olup, Ankara Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nde sanat hayatına başladı. 1987'den bu yana İstanbul Devlet Tiyatrosunda oyuncu ve yönetmen olarak görev yapmaktadır. Tiyatro İstanbul'da da bir süre çalışan sanatçı; MSÜ Tiyatro bölümünde de dersler vermiş olup, eşi Can Gürzap ile birlikte Dialog adlı okulun kurucu kadrosunda yer aldı. 15 yılda 15.000 mezun veren okulda sunuculuk, güzel konuşma, insan ilişkileri eğitmeni olarak dersler vermektedir. Arsen Gürzap sinema filmleri ve dizilerde de rol almış, seslendirme çalışmaları da yapmıştır. Son yıllarda en ses getiren seslendirme çalışması LÖSEV Lösemili çocuklar Vakfı'nın tanıtım filmleri olmuştur.

The only thing that can be called real fortune in the world where everybody's fortune is pursuing is; A story about love. Ferah Feza was one of the thousands of young people who had to fill the age of 18 every year and have to leave their dorm. But there was an important difference from the others, she was not alone. She had a great family, yet she did not even know it, and she was so rich she could not even imagine. Can Yigit was 29 years old. Just like Ferah, he had lost his parents. He grew up like a child, but under the wings of an important business man around the country, he was able to do whatever he wanted, no matter what his son was like. In this age there was a man and money that no one could easily have, and this great family ruled. Can and Ferah stayed in the middle of a fight made for a huge fortune that can not be shared.

İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde doğup, babasının bahçıvanlık yaptığı köşkte büyüyen Gülru'nun küçük dünyasının baş kahramanı, çocukluğundan beri büyük bir hayranlık duyduğu evin kızı Gülfem'dir. Gülru'nun bu takıntısı başta ailesi ve çocukluk aşkı Mert'i rahatsız etmektedir. Gülfem yıllar sonra köşke geri döndüğünde bu hayranlık yeniden alevlenir ve Gülru'yu hiç tahmin edemeyeceği bir savaşın içine sokar, güllerin savaşına..

Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasını kaybettikten sonra sahte bir hastalık bahanesiyle eve kapatılan Neriman hayata yeniden dönüp, kendi tercihlerine, duygularına göre bir yaşam kurma hevesindedir. Çocukluk aşkı Ömer'i de kendisini hapsolduğu boğucu hayattan kurtarabilecek bir kahraman gibi görmektedir. Ömer, gönüllü olmasa da ailesinin yaşadığı ekonomik problemler nedeniyle, zorunlu bir kahraman. Üstelik Ömer'in gönlünde hala eski karısı ve kızının annesi olan Nüveyre vardır. Neriman ise saf aşık duyguları ile Ömer'in kendisiyle parası için evlendiğini kabul etmek istemez. Neriman'ın "çirkin ördek yavrusu"ndan bir "Küçük Hanımefendi"ye dönüşme süreci sancılar içerisinde mi olacak?

Yaşanmış hayat hikayelerini televiyon ekranına taşımayı amaçlayan Önce Vatan, Hakan Evrensel'in 'Güneydoğu'dan Öyküler' isimli çok satan kitabından uyarlanıyor. Nefes: Vatan Sağolsun filminin senaristlerinin elinden çıkan dizide, askeri hemşire Aylin ve askerliğini Şırnak Asker Hastanesi'nde yapan Doktor Oğuz'un yaşadıkları, çatışmalar, yaralı taşıyan ambulanslar bütün gerçekliği ile yansıtılıyor. Sürekli ölümün konuşulduğu bu yerde, hastane görevlilerinin nihai hedefi herkesi hayatta tutmaktır... Diğer yanda terröristlerle mücadele eden Metin Yüzbaşı, birliğindeki askerleri sağsalim evlerine ulaştırmaya çalışır...

Ülkenin en önde gelen şirketlerinden birinin başında olan Oktay, işi gereği saygın ve zengin bir adamdır. Fakat kariyerinin hayatını etkilememesi için büyük çaba sarf eden Oktay, adına çamur atılınca dayanamaz ve kalp krizi geçirir. Artık kalp nakli sırasında bekleyen hastalardan biridir. Bir gün kaza yapan tır sürücüsü Hüseyin, Oktay'ın beklediği ikinci bir şans olacaktır... Fakat bu kalbin sahibi Oktay'ın neredeyse tam zıttı bir karakterdir. Hayatına bir başkasının kalbiyle devam edecek olan Oktay'ın yaşamı bu yeni yürekle mi şekillenecektir? Yılmaz Erdoğan’ın "Aşkları da devralır mı kalp nakli yaptıranlar?" sorusundan yola çıkarak oluşturulan hikaye ilgi çekici olmakla birlikte sosyal bir konu olan organ naklini de gündeme getiriyor.

II. Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler toplama kamplarında Yahudilerden aldığı altınları eritip külçe haline getirtir, daha sonra savaşı kaybedeceğini anlayan Naziler altınları korumak için güvendikleri insanlara emanet ederler. Bunlardan biri de Türktür. Dizide altınların Türkiye’de olup olmadığı Kırımlı ailesinin etrafında işleniyor. Kayıp Nazi altınlarının peşine düşerek startını veren, Aras Dağlı'nın gizli örgütlerle olan mücadelesini merkezine alıyor.

Olaylar 1967'de Adapazarı'nda geçmektedir. Süreyya ve Cemal büyük bir aşk yaşamaktadırlar. Ancak bir gün, Adapazarı'nda büyük bir deprem gerçekleşir. Tüm ailesini yitiren Süreyya, Ankara'daki teyzesinin yanına gönderilir. Cemal onu ayda bir ziyarete gelir. Ama Cemal hapse girince, Süreyya ile yolları ayrılır. Yıllar sonra ilginç bir tesadüf yaşanır. Süreyya'nın kızı ile Cemal'in oğlu arasında da büyük bir aşk yaşanmaktadır.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.