İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Aslı Enver (born 10 May 1984) is a Turkish actress. She is best known for her roles in several TV series including as Mine in Kavak Yelleri, as Ahu Kumral in Suskunlar and as Süreyya in İstanbullu Gelin. She is also known for her roles in Kayıp, Bana Artık Hicran De, Kardeşim Benim, Tamam mıyız? and Babil.

Bekâr bir anne olan Melisa hastadır ve çok az ömrü kalmıştır. Bu kısa sürede hem fırtına gibi bir aşk yaşayıp hem de oğlu Can'ı emanet edebileceği bir adam bulabilecek midir?

Başarılı bir adam yeni sevgilisi Ece ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak günün birinde hırslı eski sevgilisi Sara reddedemeyeceği bir iş teklifiyle yeniden hayatlarına dahil olur. Sevgilisi Ece'yi de yanına alarak yeni işi için şehir değiştiren adam kısa bir süre sonra Ece'nin ortadan kayboluşuyla yıkılır. Ece arkasında bir veda videosu bırakmıştır ancak kimse Ece'den haber alamamaktadır. Kısa sürede Ece'nin yokluğunu Sara ile doldurmaya çalışan adam her yerde Ece'nin izlerini bulmaya başlar. Sara da evin her yerinden sesler duymaktadır. İkili yavaş yavaş korku ve paranoya dolu bir yola girerler.

Biri gösterişten uzak bir müzisyen, diğeri dışa dönük bir pop yıldızı olan iki küs kardeş, babalarının son arzusunu yerine getirmek için yıllar sonra bir araya gelir.

İhsan bedensel engeli nedeniyle annesine bağımlı olarak yaşamak zorunda olan ve içerisinde kısılıp kaldığı bu hayata günbegün daha fazla küsen genç bir adamdır. Hayalleri vardır; asla gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bu hayallerin ukdesi ve annesine yük olduğu fikrinin ağırlığıyla yaşamdan kopmaktadır. Temmuz ise idealleri doğrultusunda baba evinden ayrılan ve bu süreçte ayaklarının üzerinde durmak için çabalayan bir heykeltıraştır. Geçinebilmek amacıyla çocuk romanlarında çizerlik yapar ve iyi gittiğini sandığı bir ilişkisi de vardır. Bir anda sevgilisi tarafından terk edilmesi ve elindeki işi kaybetmesi hayatını daha da altüst eder. Temmuz ve İhsan'ın yolları hayatlarının böylesine karanlık bir döneminde kesişir ve bu tesadüf ikisinin de yeniden doğmasını sağlar.

Nihal'in aile serveti risk altındadır. Osman için ise hayat iş ve paradan ibarettir. Ancak tüm İstanbul sosyetesini derinden sarsacak bir aşk hikâyesi onları beklemektedir.

Metropol hayatına sıkışmış, hasta, mutsuz ve yolunu kaybetmiş bir ruh olan Nisan, beraber katıldıkları bir şifa seansının ardından ortadan kaybolan arkadaşının izini sürerken şaibeli bir tarikata ulaşır. Tüm şüphelerine karşın tarikatın vaadine kayıtsız kalamayan Nisan, gizemli bir adam olan Tufan’ın peşinden bilinmezliklerle dolu bir maceraya atılır.

İdealist bir ekonomi profesörü olan İrfan’ın hayatı, haksız yere işten atılması ve 7 yaşındaki oğlu Deniz’in hastalanmasıyla alt üst olur. Kapılar birer birer yüzüne kapanırken karısı Eda’nın çocukluk arkadaşları Egemen’den yardım istemesiyle İrfan kendisini hayal bile edemeyeceği karanlık bir maceranın içinde bulur. Evlenmek üzereyken ayrıldığı büyük aşkı İlay’ın tehlikeli iş adamı Süleyman’ın sevgilisi olarak ortaya çıkmasıyla birlikte, İrfan bu macerada aşması gereken birçok sınavla karşı karşıya kalacaktır. Bu macera da karşısına çıkan idealist genç kız Ayşe onun kurtarıcısı olabilecek mi?

Annesiz babasız büyümüş, genç yaşta hayatın yükünü sırtlamış, çok güzel ve gururlu bir genç kız olan Süreyya’nın, karizmatik iş adamı Faruk’a aşık olup Bursa’ya gelin gitmesiyle başlayan hikayesi.

"Kış Güneşi", kaybolan bir benlik, imkansız bir aşk ve sırlarla dolu bir geçmişi konu alıyor.

Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.

Hicran; bütün insanlar arasında bir insan. Bütün kadınlar arasında bir kadın. Doğup büyüdüğü yuvada söz dinleyen bir çocuk. Sonra bir genç kız. Seven, aşık olan, kırılan bir yürek sonra da. Bütün anneler arasında bir anne. Sürüklenen bir hayatın içinde bir kadın. Bu hayat, günün birinde seçim yapmaya zorlar Hicran’ı. “Ben senin annen değilim” der, kızına. “Peki, sana ne diyeyim anne?” sorusuna yanıtı ise, çaresizlik ve isyan dolu bir fısıltıdır: “Bana artık Hicran de...”

Kemal ve eşi Leyla’nın, çocukları Kerem ve Yasemin’le birlikte herkesi kıskandıracak bir hayatları vardır. Büyük bir aile şirketi, güzel bir ev, dışarıdan her şeye sahip, kusursuz bir aile gibi görünürler. Ancak bu muhteşem aile tablosu bir gecede yerle bir olur. Şarman Holding’in veliahtı, Leyla Şarman Özdemir ve Kemal Özdemir’in biricik oğulları Kerem, annesi ve babasının evde olmadığı bir gece, iki polis tarafından götürülür ve daha sonra kendisinden haber alınamaz. Ailenin biricik oğullarını bulmak için verdikleri amansız mücadele, aile içerisindeki ilişkilerin sarsılmasına ve herkesin kendine sakladığı sırların açığa çıkmasına da neden olur.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor. Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine (Aslı Enver) herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine. Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek. Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.