İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Atilla Şendil, 17 Temmuz 1963 tarihinde Eskişehir’de dünyaya gelmiştir. Sanat eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde tamamlayan Şendil, profesyonel kariyerine Devlet Tiyatroları bünyesinde başlamıştır. 1987 yılında Trabzon Devlet Tiyatrosu'nun kurucu kadrosunda yer alarak bölge tiyatrosunun gelişimine katkı sağlamış, ardından İstanbul Devlet Tiyatrosu’na geçerek "Müfettiş", "Sanat" ve "Vahşet Tanrısı" gibi önemli oyunlarda sahne almış ve yönetmenlik yapmıştır. Atilla Şendil, sadece usta bir tiyatro oyuncusu olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin en karakteristik ve tanınan seslendirme sanatçılarından biri olarak da sektörde büyük bir saygınlığa sahiptir. Yıllar boyunca sayısız Hollywood yapımında dünyaca ünlü aktörlere ve "Buz Devri", "SüngerBob KarePantolon" (Bay Yengeç) gibi popüler animasyon projelerindeki karakterlere sesiyle hayat vermiş, seslendirme yönetmenliği yaparak bu alanda bir ekol oluşturmuştur. Televizyon ve sinema dünyasında da güçlü bir kariyer inşa eden Şendil, "Kurtlar Vadisi Pusu" ve "Vicdan" gibi dizilerle ekranlarda boy göstermeye başlamıştır. Geniş kitlelerce tanınırlığını artıran ilk büyük projelerden biri, "Güllerin Savaşı" (2014) dizisindeki Salih karakteridir. Ancak oyuncunun popülaritesini zirveye taşıyan işlerden biri, fenomen dizi "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz"da canlandırdığı Fikret karakteri olmuştur. Burada, yeraltı dünyasının ağır toplarından birini canlandırarak otoriter rollerdeki başarısını kanıtlamıştır. Atilla Şendil’in kariyerindeki en akılda kalıcı ve duygusal derinliği yüksek rollerden biri ise TRT 1 ekranlarında yayınlanan "Masumlar Apartmanı" (2020-2022) dizisindeki Memduh karakteridir. Dizide, torunu İnci (Farah Zeynep Abdullah) ve Ege’yi koruyup kollayan, eski bir radyo sanatçısı olan ve ailesi için gururundan ödün vererek taksicilik yapan fedakar bir dedeyi canlandırmıştır. Memduh karakteriyle sergilediği babacan, koruyucu ve zaman zaman inatçı tavır, izleyiciler tarafından çok sevilmiş ve oyuncuya büyük bir sempati kazandırmıştır. Yakın dönemde "Annenin Sırrıdır Çocuk" ve "Gelsin Hayat Bildiği Gibi" dizilerinde de rol alan Atilla Şendil; tiyatro kökenli disiplini, etkileyici ses tonu ve canlandırdığı karakterlere kattığı ağırlıkla Türk tiyatro, sinema ve seslendirme dünyasının en önemli emektarlarından biri olarak sanat hayatına devam etmektedir.

Korumacı dedesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan İnci’nin hayatı, yaptığı bir kazayla değişecektir. İnci’nin karışacağı kazada onu Han ve büyük sırlarla dolu ailesi beklemektedir. Han’ın yaşamı takıntılarla dolu olan ablaları Safiye ve Gülben’in en büyük korkusu ise kardeşlerini kaybetmektir. “Aşk”, İnci ve Han’ın her şeye rağmen birbirlerinden kopmasına engel olacak mıdır?

Çocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur.

İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde doğup, babasının bahçıvanlık yaptığı köşkte büyüyen Gülru'nun küçük dünyasının baş kahramanı, çocukluğundan beri büyük bir hayranlık duyduğu evin kızı Gülfem'dir. Gülru'nun bu takıntısı başta ailesi ve çocukluk aşkı Mert'i rahatsız etmektedir. Gülfem yıllar sonra köşke geri döndüğünde bu hayranlık yeniden alevlenir ve Gülru'yu hiç tahmin edemeyeceği bir savaşın içine sokar, güllerin savaşına..

Yıllar sonra mahallesine geri dönmeye karar Keriman, ailesinin ve mazide kalan büyük aşkı Yunus’un hayatında tüm taşları yerinden oynatır. Efsane aşıklar Keriman ve Yunus’un yeğenleri Müge ve Emre’nin de teyzesi ve dayısı gibi birbirlerine aşık olmaları da kaderin garip bir cilvesidir. Aradan geçen yıllar içinde Yunus giderek zenginleşmiş önemli bir iş adamı olmuştur. Ortağının kızı ile nişanlanan Yunus Keriman’ın gelmesiyle eski aşkını unutamadığını fark eder. Yunus’un hayatındaki en büyük zaafı Keriman’dır. Keriman da onca yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi Yunus’a aşıktır. Ne yazık ki sadece Keriman’ın bildiği aşılamaz bir engel vardır. Bu engel Keriman’ın ailesine ve Yunus’a karşı soğuk ve anlaşılmaz davranmasına sebep olur.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Başarılı bir cerrah olan Mehmet mesleğinin zirvesindeyken çok sevdiği eşini kaybeder. Her hastasının hayatını kurtarabileceğine inanan doktor Mehmet, eşini kurtaramaz. Yaşadığı bu trajik olaydan sonra Mehmet doktorluğu bırakırken, kızı Elif'i ise babaannesi Leman Hanım büyütür. Leman'ın vefatından sonra yedi süresince birbirini hiç görmeyen baba-kız, şimdi yeni bir hayata başlamak zorunda kalacaktır. Mehmet iyi bir baba olarak, kızına bakabilmek için doktorluğa geri döner. Baba-kız kendi hayatlarından "gidenlere" alışmaya çalışırken, hayatlarından "gidenlerle" başa çıkmaya çalışan insanlarla yolları kesişecektir... Herkes gidenlerin ardından yeni tutundukları insanlarda yaralarına derman bulmaya çalışırken, hep birinin dileği aynıdır: "sen de gitme".

Begüm deneme sınavından kötü bir puan aldığı için Sevim ve Ahmet dershaneye çağrılır. Rehber öğretmenler Serdar ve Yeşim, Begüm için çok sıkı bir program verirler Sevim'e. Begüm artık her gün etüt için dershaneye de gelecektir. Sevim, Begüm için çok pahalı olmasına rağmen özel bir hoca bile tutar. Begüm, Yeşim Öğretmen'e, Burak'a aşık olduğunu söyler. Bu durum iki ailenin de evinde atom bombası etkisi yaratır. Burak'ın ablası Yelda, erkek arkadaşının etkisiyle kötü alışkanlıklar edinir. Sevim'in ilgisizliğinden sıkılan Ahmet ise yeni tanıştığı bir kadına ilgi duymaya başlar. OKS, iki ailenin de hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirmeye başlamıştır artık.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.

İstanbul'da bir taksi durağı... Durağın sahibi eski usta şoförlerden Ramazan. Kulağı kesik, ağır, oturaklı ve babacan... Ve Artist Celal'den Şeker Kazım'a, Kenan'dan Ömer'e, Erdal'dan Ekrem'e ve durağın çaycısı Abuzer'e uzanan büyük bir taksici ailesi... Her birinin aileleri, bitmez tükenmez sorunları, çelişkileri, müşterileri ile...