İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Çocukluğunu ve gençliğini Adana ve Mersin'de geçirdi. İlk ve orta öğrenimini Adana'da, Liseyi Mersin'de okuduktan sonra Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Ana Sanat Dalını bitirdi. Daha sonra İstanbul'da oyunculuk kariyerine başladı. 2010 yılında başrolünde oynadığı Saç adlı sinema filmi ulusal ve uluslararası film festivallerinde ödüller aldı. 2012 yılında gösterime giren Aşk ve Devrim adlı sinema filmindeki performansıyla 23. Ankara Uluslararası Film Festivalinde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne layık görüldü. Pekcan, 22 Ekim 2021 tarihinde sosyal medya hesabından akciğer kanserine yakalandığını duyurdu. Hastalığının ilerlemesi sonucu 24 Ocak 2022 tarihinde doğduğu şehir olan Mersin'de hayatını kaybetti.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Kahramanmaraş’ta sekiz çocuklu, fakir bir ailenin kızı olarak, çadırda başladığı hayatına birçok üzüntü ve hüzün sığdırdı Dilber Ay. 13 yaşında para karşılığı, kendinden yaşça büyük bir adama satıldı, evlendiler, çocukları oldu. Şarkı söylediği için dayak yedi, işkence çekti ama o yaşadığı bütün acılara inat, Allah vergisi sesinden aldığı güçle adım attığı sahnelerde zirveyi de gördü, hapishaneyi de. Hiç yılmadı, hep şarkı söyleyerek çıktı düştüğü dipsiz kuyulardan.

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kâh yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kâh her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder...

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Anadolu'da varlıklı ve saygın bir ailenin kızı, ailesinin onaylamadığı birine aşık olunca çareyi kaçmakta bulur. Bu kaçış yıllarca saklanacak sırlara, işlenecek günahlara ve nesillerce tüm aileyi etkileyecek büyük bir drama dönüşür.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Hayat bize bazen bataklıkta açan gülleri, bazen de gül bahçesindeki bataklığı gösterir... Düşlerin ertelendiği, umutların yitirildiği şehirde yalnız bir çocuk... İtilip kakılan, hayata tutunmak için insanüstü bir savaş veren Yusuf’un hikayesi... İngiliz yazar Charles Dickens'ın dünyaca ünlü romanı Oliver Twist'ten uyarlanacak dizide, içindeki meleğin karanlık sokaklarda kaybolmasına izin vermeyen Yusuf’un mücadelesi ekranlara getirilecek.

Kadere isyanla, aşka yakılan ağıtların arasına sıkışıp kalmış genç bir adam… Geç kalmışlıkların, keşkelerin, aşkı bulunca yitirmenin dokunaklı hikayesi… Almanya… Stuttgart sokaklarında bir Türk genci (Korkut Ali) yıllar önce onu terk eden annesine belgesel kameraları aracılığıyla konuşmaktadır. “ Bekle beni anne seni bulacağım” Diğer yandan aşık olduğu sevgilisiyle evlilik hayalleri kurar. Ancak kaderinde bir kez daha terk edilmek olduğundan habersizdir. Tıpkı klip çekimi için şehre gelen ünlü pop şarkıcısı Tolga ve onun asistanı Ceylan’ın ilerde hayatının en önemli insanlar olacağından habersiz olduğu gibi. Tolga’yı karşılıksız bir aşkla seven Ceylan, Almanya sokaklarında hayatını kurtaran Korkut Ali’yi İstanbul’da karşısında görünce her şey bir kez daha karışacak, üstelik Korkut Ali’nin yıllarca özlemle aradığı annesinin en büyük sırrına ortak olacaktır.

50'li yılların sonlarında geçen hikayede; Sineklidağ adındaki kenar mahallede anasıyla yaşayan Ali ve dayısıyla yaşayan Zilha'nın umutsuz aşkları, Ali'nin üzerine kalan cinayet sebebiyle mapusa düşmesiyle yarım kalır. Ali'nin demir parmaklıklardan kurtuluşu adeta bir kahraman yaratır, o artık mahallelinin yegane umudu Keşanlı Ali'dir. Herkesten intikam almaya ve Zilha'ya kavuşmaya da yeminlidir.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.

Üç eski koca, birlikte yaşayan üç eski eşinin hemen karşısındaki daireyi kiralamak için bir araya gelir ve onları çeşitli numaralarla geri kazanmaya çalışır.