İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ayça Bingöl (January 16, 1975, Istanbul). is a Turkish actress, recognized for her roles in the Storm of Passions series, Babam ve Ailesi, having made multiple commercials in Turkey, and is a voice actress for several well-known films. She is married to Producer Ali Altuğ with whom she has two daughters, the twins Aylin and Leyla. Bingöl, started as a professional actress at the Dormen Theater in 1996 and played at Theater Fora as a guest actress between 1998-2000. Bingöl, who plays a role in commercials, films and serials, and also as a voice actress, was found on the Yeditepe Players team. In the 2007-2008 season he participated in the Duru Theater group with a play called Picasso Gerek. During the 2008-2009 season, he starred in the Nehru Pale Face in Theater Studio. From Wikipedia (es), the free encyclopedia

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Cici, 1980'li yıllarda İç Anadolu'da yaşayan bir ailenin hayatına odaklanıyor. Aile, yaşadıkları acı kaybın ardından, yıllarca yaşadıkları yerden ayrılıp, şehre göç etmeye karar verir. Aradan geçen 30 yılın ardından, geçmişin izlerini taşıyan çiftlik evine geri döndüklerinde aile, yıllarca üstü kapalı duran gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

Müslüm, arabesk müziğinin efsane ismi Müslüm Gürses'in hayat hikayesini beyaz perdeye taşıyor. Unutulmaz ses sanatçısının iniş ve çıkışlarla dolu yaşamının anlatıldığı filmde, Müslüm Gürses’in milyonları etkileyen müziğine, çocukluğundan ölümüne kadar geçen zamanda yaşamına etki eden kişilere ve çok sevdiğini her fırsatta dile getirdiği eşi Muhterem Nur’a odaklanılıyor.

A commissioner and his deputy, two members of the secret police department called the "Blue Bureau", conduct criminal investigations of paranormal-related incidents.

Hayatı boyunca anne ilgisi ve sevgisinden mahrum kalan Seniha, abisi Halit’e karşı derin bir kıskançlık duygusuyla büyür. Çünkü güzellik takıntısı olan annesine göre Seniha, çirkin ördek yavrusudur. Soylu ve zengin ailesine hiç yakışmıyordur. Abisi Halit ise tam tersi. O her anlamda annesinin gurur kaynağıdır. Halit, en iyi okullarda okuyup, ailenin tüm olanaklarını kullanır çünkü. Ülkenin hem en başarılı avukatı olur hem de en çapkın bekârı… Seniha ise yaşadığı derin değersizlik duygusuyla battıkça batar. Okulunu bitirememiş, hiç evlenmemiş ve neredeyse kendi evinde hizmetçi konumuna gelmiştir. Abisinin deyimiyle “Bayan Hiç Kimse” olmuştur artık…

Münevver, giyeceği gelinlik kadar ağır bir yükle, ailesini kurtarabilmek için kaderini bir yabancının ellerine bırakmıştır. Onun bir kasabada başlayan yolculuğu, geçmişin karanlık sırlarını ve geleceğin acımasız hesaplaşmalarını İstanbul’un parıltılı dünyasına taşır. Bu dünyada ise, Türkiye’nin en büyük yıldızı Kenan Akın ışıltılı sahnelerin ardında, kendi yalnızlığıyla ve kaçamadığı bağımlılıklarıyla baş roldedir. Ama ne parıltılı sahneler ne de karanlık sırlar, Kenan’ın arkasındaki manipülatif gücü saklayabilmektedir. Bu güç, Kenan’ın annesi Keriman Akın’dır. Ahsen Çevik’in kalemi hikayenin gerçeğini ararken, her satırda başka bir sırla yüzleşir; ve Şefik Arzen geçmişin kefaretini ödemekle bugünün günahlarını işlemek arasında sıkışıp kalmış yalnız bir adam olarak bu sırların tam ortasındadır. Özge ve Gani Ceylan ise zorlu bir aşk hikayesinin ortasında, aile bağları ve bireysel hırslar arasında savrulurken Münevver’le beraber kendilerini bu sırların merkezinde bulurlar.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Atike Hınçlıer'in "Yürek Çıkmazı" romanından uyarlanan dizi, kişilik bozukluğu yaşayan bir adamın ve hayata çocuklarıyla birlikte dört elle sarılmaya çalışan bir kadının dramatik hikayesini anlatıyor.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Ümran ve Umay’ın Hayatlarının Sınavı... Hayalleri ve hayatları birbirinden bambaşka olan iki anne; Ümran (Ayça Bingöl) ve Umay (Nur Fettahoğlu). Ümran ve kızı Hayat, küçük bir köyde yaşarken, “Sosyetik güzel’’ Umay Karay ve kızı Hayal, İstanbul’dadır. Hayallerde bile birleşemeyecek kadar farklı hayatlar yaşayan annelerin yolları, yıllar sonra karşılaşınca beklenmedik olaylara neden olur.

Tanınmış işadamı Kemal İpekçi, İstanbul’da karısı Suzan, çok sevdiği çocukları Mert ve Çiçek ile imrenilecek bir hayat sürerken, Kemal İpekçi’nin oğlu Mert’in başından geçen bir olay ile Adana’da kimselerin bilmediği bir ailesi daha olduğu ortaya çıkar. Gençlik aşkı Nilgün ve ikizleri Kadir ile Hasret o güne kadar Adana’da gözlerden uzak yaşamışken, Kemal de yıllarca ikili bir hayat sürmek zorunda kalmıştır. Ancak gerçekler açığa çıktıktan sonra Kemal hem yarım kalan aşkına hem de çocuklarına sahip çıkmak için hiç beklemediği olaylarla savaşmak zorunda kalır.

1980'li yıllar. İzmir'in Gültepe Semti. Öyle bir semt ki Gültepe, her sokağı ayrı bir hikaye, ayrı bir yaşam mücadelesi, yürek burkan hayal kırıklıkları, umut arayışları, birbirleriyle çatışan aileler, yasak aşklar ve karşılıksız sevdalarla örülü. İşte tüm bu hikaye ve daha fazlasına, o mahallede yaşayan Seyfi, Gülali, Fevzi ve Murat adındaki dört yakın arkadaşın gözünden tanıklık edilecek. Gülümser bu dört çocuktan Gülali'nin annesidir. Kocası hapishaneye düşen Gülümser, her şeye rağmen ayakları üzerinde durmaya, oğluna sahip çıkmaya çalışmaktadır. Ancak semtin yakışıklı ve bıçkın minibüs şoförü Halil ile yasak ve gizli bir aşk yaşamaktan da kaçamayacaktır. Halil de Gülümser'e aşıktır. Onunla bir hayat kurmak istemektedir. Eşref ise, mahallenin hem korkulan hem de saygı duyulan ağır abisidir. Mahalle sakinlerinin yaşadıkları dönem, yer ve hayatla mücadelelerini bambaşka bir dille ekrana taşıyacak olan "Benim Adım Gültepe"nin ana kahramanlarından biri de, bizzat Gültepe'nin kendisi.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Nejat ve Zülal aynı köşkte büyüyen kardeş çocuklarıdır. En azından onlar öyle bilmektedir. İki genç büyürken birbirlerine aşık olur. Ama kuzen olmaları bu aşkı dile getirmelerini engeller. Sadece bir tek gün, birbirlerine çok yakın olurlar ve samanyolunun altında dudakları birleşir.

Eşinden yeni boşanmış Eda ve iki oğlu, başarılı iş adamı Oğuz ve üç kızı ile üçkağıtçı kumarbaz Ferit aynı evde yaşamak zorunda kalırlarsa neler yaşanır?
Görsel yok
Sema ve Orhan birbirlerini delice severek evlenmişlerdir. Fakat Sema’nın annesi Leman başından beri bu evliliğe karşıdır. Hem damadı Orhan’ı, hem de damadın babası Sermet’i istememektedir. Çünkü Leman hanım yıllar önce Sermet beyle evliliğin eşiğinden dönmüştür. Sermet, son anda başka bir kadını tercih edip Leman’dan ayrılmıştır. Fakat ne var ki, yıllar sonra Leman’ın kızı Sema, Sermet’in oğlu Orhan’la evlenmiştir. Bu kaderin sürprizlerle dolu bir cilvesidir. Leman kızıyla damadını ayırmak için elinden geleni ardına koymamış, zaten kıskançlık yüzünden sık sık kavga eden çifti sonunda ayırmıştır. Bir tarafta bu evliliği istemeyen Leman hanımın komutanlığında Sema cephesi, diğer tarafta bu evliliği çok isteyen Sermet bey komutanlığında Orhan cephesi... Bu savaşın asıl belirleyicileri ise Orhan ve Sema’nın çocukları Elif ve Serkan... Her ikisi de dedeleriyle birlikte bu evliliğin kurtulması için var güçleriyle savaşacaklardır.

Ailesi başka kentte yaşayan Aslı, en yakın arkadaşı ile paylaştığı evde yalnız kalınca kirayı ödeyemez. Uzun süredir çıktığı zengin ve yakışıklı iş adamı (Tolga) ile nişanlanmak üzere iken bu gencin evli olduğunu öğrenmesi de herşeyi berbat eder. Çünkü ailesi nişan töreni için yola koyulmuştur. Aslı ailesini üzmemek için çare arayışı içindeyken evin yarısını devraldığını söyleyen hiç tanımadığı bir genç (Eren) çıkagelir. Bütün bu durumlardan iyice bunalan Aslı, tam genci evden kovarken birden aklına onu ailesine nişanlı olarak tanıtma fikri gelir. Bu küçük ve zararsız oyun tabiki ortalığın karışmasına neden olur.