İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Memnune Aydan Şener (d. 1 Mart 1963, Kilis), Türk oyuncu ve eski manken, 1981 Türkiye güzeli. 1 Mart 1963 tarihinde Kilis'te doğdu. Aslen Kırım Tatarıdır ve Suzan Avcı'nın yeğenidir. Bir yaşındayken ailesi ile birlikte Bursa'ya yerleşti. Ortaokul ve lise eğitimini Bursa Lisesi'nde tamamladı. 1981 yılında Türkiye güzeli seçildi. Aynı yıl Miss World güzellik yarışmasında Türkiye'yi temsil etti. Kısa bir süre mankenlik yaptıktan sonra, 1984 yılında "Küçük Ağa" televizyon dizisi ile birlikte oyunculuk yaşamına başladı. 1986 yılında Kenan Kalav ile rol aldığı Çalıkuşu dizisi ile geniş çaplı bir üne kavuştu. Daha sonraki yıllarda tiyatro oyunculuğuna da başladı. 1988 yılında Ecem adında bir kız çocuğu dünyaya getirdi. 1983'te evlendiği Ayhan Akbin'den 1991'de ayrıldı.

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride, yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran'a âşık olup nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız, başvurusu sonucu öğretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini çıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekâr olan Hayrullah Bey’le tanışır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Atike Hınçlıer'in "Yürek Çıkmazı" romanından uyarlanan dizi, kişilik bozukluğu yaşayan bir adamın ve hayata çocuklarıyla birlikte dört elle sarılmaya çalışan bir kadının dramatik hikayesini anlatıyor.

Deniz bir kadının isteyebileceği her şeye sahiptir. Fakat mutlu ve refah hayatı bir gün kocası hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolunca tepetaklak olur. İki çocuğu ve yaşlı babasıyla çaresiz bir halde ortada kalan Deniz ile ona gerçek aşkı tattıracak ve hayat arkadaşı olacak Mirat'ın yolları büyük bir sürprizle kesişir.

Ünlü oyuncu Leyla çekimleri bitince, İstanbul’a ailesinin yanına döner. Biten filmin şerefine evde bir parti verilir. Evin ortanca kızı Aslı’nın yaşamı çevresi ile beraber hızla değişime uğramaktadır. Bu sırada Ulupınar Holding’de ihale hazırlığı tamamlanmıştır. Birsen’in hırsı ve Leyla’ya olan kıskançlığı günbegün artmaktadır. Ulupınar Holding’de kendisine köstebek edinen Rasim, kötü bir sürpriz ile karşılaşacak ve daha çok hırslanacaktır. Birkaç günlüğüne tatile giden Ulupınar Ailesi'nin tüm huzurunu kaçıracak bir plan yapar ama, Ulupınar Ailesi'nin asıl huzurunu kaçıracak olan olay bambaşka olacaktır. Senelerce süren bir aşk hikayesinin bir yaşamın sonu, başka yaşamlarınsa başlangıçları olacağını elbette henüz kimse tahmin etmemektedir.

Halkımıza trafik kazalarının çok basit kural ihlallerinin sonucunda olduğunu bir kez daha vurgulamak ve bunu örnekleriyle göstermektir. Bölümlerde farklı kural ihlalleri sonucunda çeşitli aile dramları gözler önüne serilecektir. Yani, çok basit gibi görülebilen ve maalesef ülkemizde yayaların ve sürücülerin ihlal ettikleri her hangi bir trafik kuralının ne gibi sonuçlar doğuracağı drama olarak işlenecektir. Konuların vurguları çarpıcı ve eğitici bir formatla işlenerek seyircinin daha iyi algılaması sağlanacaktır.

Zehra ve Mehmet Ali Amasra’da yaşayan iki dost ailenin çocuklarıdır. Birbirlerini deli gibi seven Zehra ve Mehmet Ali, Zehra’nın üniversiteyi kazanıp İstanbul’a taşınmasıyla ayrılırlar. Zehra’nın gidişini kabullenemeyen Mehmet Ali hem çok üzgündür hem de Zehra’ya karşı kin ve öfke beslemektedir. İkisi de aşklarının bittiklerini düşünseler de aslında bu aşk ikisi için de hiç bitmemiştir. Yıllar sonra oğlunun rahatsızlığı dolayısıyla İstanbul’dan taşınmak zorunda kalan Zehra çözüm yolu olarak Amasra’ya gitmeyi uygun görür ve Amasra’ya yerleşir. Mehmet Ali’de Amasra’nın belediye başkanı olmuştur.

Hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışan üç hayat kadınının (Aydan Şener, Funda İlhan, Sevtap Çapan) hikayesi. Mühürlü isimli bir kasabada daha önceki acılı yaşamlarını unutmaları için bir fırsattır. Ama mahallede onları beklenmedik olaylar bekler.

Türkiye Müzik Ödülleri (1995'ten 2009'a kadar Kral TV Video Müzik Ödülleri ve 2009'dan 2013'e kadar Kral Müzik Ödülleri adıyla), her yıl Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen, Kral TV'de yayınlanan ve internet ortamında da canlı izleme imkânı bulunan müzik ödülleri törenidir. Uzan döneminde de Star TV ile ortak yayınla yayınlanan ödüller 2012'de düzenlenen törenle birlikte Kral Pop TV ve Star TV ile ortak yayınla yayınlanmaya başlamıştır.

Doğu-Batı kültürü arasında sıkışıp kalan Fatihli genç bir kız, Neriman'ın ilginç hayat hikayesi...

Dizi, 1930'ların İstanbul'unda geçen, zengin bir ailenin yaşamını ve bu çevrede işlenen bir cinayeti konu alır.

Zülal ve Nejat üvey teyze çocuklarıdır. Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar. Aşklarını bir türlü itiraf edemezler ve hayat onları farklı yerlere sürükler.

Bulgaristan'da Türklere yapılan zulümden kaçan bir ailenin Türkiye'ye sığınmaları üzerine Bulgar makamları tarafından rehin tutulan küçük kızları Aysel'in acıklı öyküsü...

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride, yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran'a âşık olup nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız, başvurusu sonucu öğretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini çıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekâr olan Hayrullah Bey’le tanışır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."