İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

Yeliz erkek kardeşi Ahmet'e fazlasıyla düşkün, onu herkesten kıskanan bir kadındır. Ondan ayrılmak istemediği için kardeşini birlikte yaşamaya zorlamıştır. Ancak bir gün Ahmet, Deniz ile tanışır, güzel kadına aşık olan Ahmet kısa süre sonra evlilik teklif eder. İşlerin ciddiye bindiğini fark eden Yeliz ise, Ahmet'in daha önceki sevgililerine yaptığı gibi Deniz'e de hayatı dar etmeye karar verir. Deniz müstakbel görümcesine karşı son derece iyi niyetli davranmaktadır, ancak Yeliz'in kıskançlığı, kardeşini kaptırmama konusundaki inadı komik olaylara yol açacaktır.

Okula yeni gelen yüzme hocası öğrenciler ve beden eğitimi öğretmeni tarafından kıskançlıkla karşılanır. Şamatalı okulun öğrencileri bu yeni öğretmene de diğer yeni gelen öğretmenlere yaptıkları çileden çıkarıcı şakaları yapmaya karar verirler. Öğretmenlerin de işin içine girmesiyle içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Kısa zaman içerisinde yeni yüzme hocasının bir sırrı ortaya çıkacak, bu da aynı okulda okuyan kızı başta olmak üzere herkesi farklı şekillerde etkileyecektir. Dönemin ünlü yönetmeni Orhan Elmas tarafından yönetilen filmi pek de akıllarda yer edecek bir yapıya sahip olmasa da önemli oyuncuları eğlenceli rollerde görebileceğimiz keyifli bir seyirlik görünümünde.

Zülüf kuş uçmaz kervan geçmez, dağların doruklarında kör bir kuyuda ölümü beklemektedir. Yerin yedi kat dibindedir. Zülüf atıldığı bu kuyudan genç bir adam tarafından kurtarılır.

Şehrin yoksul semtlerinden birinde yaşam mücadelesi veren bir aile ve o ailenin adeta annesi haline gelmiş en büyük çocuğu Filiz’le başlar hikayemiz… Anneleri terk edip gittiğinden beri 5 küçük kardeşine bakan Filiz, alkolik babaları Fikri’ye rağmen ailesine sahip çıkar ve şikayet etmeden hayata sıkı sıkı tutunur. Filiz gibi kardeşleri de asla kasvete kapılmayan, başlarının çaresine bakmayı öğrenmiş, güçlü ve dik duran çocuklardır; Filiz bütün hayatını kardeşlerine adamış, en yakın arkadaşı ve komşusu Tülay’la dertleşen, günü birlik işlerden para kazanmaya çalışan, sorumlulukları kendinden büyük bir genç kızken birden hayatına yakışıklı ve karizmatik Barış girer. Bir anda çıkıp gelen bu esrarengiz genç adam, hem Filiz’in kalbini kazanıp hem de ailenin bir parçası olabilmek için elinden geleni yapacaktır.

Gazetecilik mesleğinde yükselmek isteyen Suna idealist bir gazeteci olarak karşımıza çıkıyor. Suna'nın nişanlısı Hasan'ın asıl dedi ise paradır. Suna zengin ve itibarlı Karacabey ailesinin büyük oğullarının kirli işler çevirdiğini duyar bunun üzerine aileyi yakın takibe alır. Suna bu takip sırasında Hasan'ın Karacabey ailesinden Ezra ile ilgisini öğrenir. Murat ise Karacabeylerin en dürüst erkeğidir. Ferhat Suna'yı kendileri için bir tehdit olarak görmektedir. Uğur Hanım ve Afet Hanım ise iki kardeş arasında çıkmazda kalır. Murat, Suna ve Hasan arasındaki aşk üçgeninde entrikalar peş peşe gelecektir.

Gökçe, Ajans 237 reklam ajansında çalışan hiç evlenmemiş bir kızdır. Hayatının aşkını bulmak için çıkılan bu zor yolda Gökçe, Demir ve Kaan hiç tahmin etmedikleri maceralar yaşayacaklardır.

Yetiştirme yurdunda büyüyen ve en büyük isteği özgürleşip kendi ayakları üzerinde durmak olan Yaz’ın bu hayalleri, isteğinin çok dışında gerçekleşir. İşlerin karmakarışık olduğu bir dönemde Yaz, 18 senedir hiç görmediği annesi Umut ve babası Mert’le tanışır. Umut ve Mert de tıpkı Yaz gibi, senelerdir birbirlerinden habersiz yaşamışlardır. Başta anne ve babasını kabullenmekte zorlanan Yaz, zaman geçtikçe onlarla aile olabilmek için elinden gelen yapacaktır.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde başlar hikayemiz. Dillere destan güzelliğiyle herkesi büyüleyen Firuze, küçük kız kardeşi Gamze’nin hastalığına, ailesinin ekonomik sıkıntılarına rağmen hayatta hep dik durmuştur. Gülmeyi unutmamış, hayallerinden vazgeçmemiştir. Firuze’yi hayata bağlayan en önemli şey, kalbini ilk kez çarptıran, yeni yeni filizlenen bir aşkın kahramanı olan Demir’dir. Henüz ilişkileri çok yeni olsa da Firuze, Demir’le birlikte sıradan ama mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Ta ki hayat ona o talihsiz oyunu oynayana kadar. Türkiye’nin en zengin ailelerinden biri olan Arısoyların biricik oğulları Oğuz, Firuze’nin hayatına yıldırım gibi düşecek, yaptığı sürpriz teklifle Firuze ile Demir’in arasına aşılmaz bir duvar örecektir. Firuze deliler gibi sevdiği Demir ile hayatını baştan aşağı değiştirecek bir söz verdiği Oğuz’un arasında kapana kısılacak ve içinden çıkamayacağı bir girdaba sürüklenecektir

Ailesi ile birlikte yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanmasıyla giren güzel kapıcı kızı Feriha kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası, ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne-kızın gerçek hayat ile mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.

Sudan sebeplerle ağlarız, sudan sebeplerle güleriz. Sudan sebeplerle hayatımızı değiştirir, bazen de yerimizde sayarız. Sudan sebeplerle ayrılıklar, kavuşmalar yaşarız. Bazen sudan sebepler aklımızı başımızdan alır, bazen de aklımızı başımıza getirir. Yaşadığımız büyük trajedilerin de, küçük mutlulukların da başına bir geri dönüş yaptığımızda altında yatan sudan sebebi bulmakta hiç de zorlanmayız. Su, anne ve babası arasındaki sorunlar sebebiyle teyzesi Sedef’in evinde yaşamaktadır. Su, anne ve babası arasında yaşanan bu komik çatışmanın sona ermesini istemektedir. Kuzenleri Mine ve Mert’in de yardımlarıyla onları barıştırmak için ellerinden geleni yapmaya başlarlar. Küçük kafadarlar, büyüklerin saçma sapan sebepler ile kavga edip mutsuz olmalarının çok yanlış olduğunu bilmektelerdir. Büyüklere saçma sebepler ile kalp kırmanın ve mutsuz yaşamanın ne kadar anlamsız olduğunu göstermek isterler. Küçüklerin sevgi dolu dünyasından büyüklere dersler Sudan Sebepler’de…

19 yaşında bir hukuk öğrencisi olan Barış, günümüzde maddi durumu ve sosyal statüsü iyi olan hemen her ailenin çocuğu gibi klasik proje çocuklarından biridir. Hep en iyi okullarda okumuş, tüm öğrencilik hayatı bu okulları kazanmaya çalışmakla geçmiştir. Barış ailesinin istediği gibi bir genç adam olma yolunda ilerliyor gibi görünse de aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Çünkü Barış istemi dışında programlanmış bütün bu hayatında hep bir çıkış noktası aramış ve sonunda çıkışı ailesinin asla onaylamayacağını bildiği hız tutkusunda bulmuştur. Bu delicesine hız tutkusu Barış’ın hayatının hiç beklemediği şekilde değişmesine sebep olacak ve Barış’ın İstanbul’da başlayan fırtınalı hikâyesi; şehrin kaos ortamından sıyrılarak Ömerli’deki sıra dışı bir çiftliğe kadar uzanacaktır. Barış bir yandan yepyeni bir hayatla karşılaşırken çiftliğin diğer gençleri Gülşen, Bekir, Feraye ve Aliço’nun hayatları da Barış’ın gelişiyle birlikte yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır.

Çukurca’da bir sınır karakolunda vatani görevini yapan Çavuş Fırat Kalender’in terhisine bir hafta vardır. Bütün terhisçiler gibi içi içine sığmaz. İstanbul’a dönecek, aylardır hasretini çektiği ailesine dahası büyük bir aşkla sevdiği Leyla’sına kavuşacaktır. Ailesi ve bütün sevdikleri büyük bir coşkuyla Fırat’ın dönüşünü beklemektedir... Bu arada Leyla, evlilik hazırlıklarına devam etmektedir. Öte yandan Türkiye’nin en esrarengiz işadamlarından Nusret Demirkan’ın kızı Tuna Demirkan, yakında açacağı fotoğraf sergisine hazırlanmaktadır. İstemediği bir evliliğe sürüklenen kardeşi Akın yüzünden canı fena halde sıkkın olan Tuna, babası Nusret’le karşı karşıya gelir. Fırat’ın bulunduğu karakol, terhisçi askerler için düzenlenen veda gecesinde yaşanan beklenmedik şok bir olayla sarsılır. Bu olay, Fırat Kalender’in bundan sonraki hayatını alt üst edecek gelişmelere gebedir

Sıradan, kendi halinde bir genç olan Aziz, 25 sene önce onu terkeden babası Kemal Arif'in, meşhur ve zengin bir kabadayı olduğunu öğrenir. Son kabadayılardan biri olan, ve silahla değil, raconla gerçek adalete hizmet etmek isteyen Kemal Arif, oğlundan af dilemek için ona giderken, düşmanları tarafından vurulur. Aynı kişiler Aziz'i de düğün günü öldürmek isterken, karısı Ayşe'yi vururlar. Karısının ve babasının intikamını almak isteyen Aziz, istemeye istemeye babasının yerine geçer ve babasının sağ kolu olan Necmi tarafından, karısı Ayşe'yi ve babası Kemal Arif'i öldüren Özdemir Bey'in villasına sokulur. İşi, Özdemir Bey'in şımarık kızı Duygu'ya yakın korumalık yapmaktır. İntikam için can almaya giden Aziz, düşmanının kızının canını koruyacak mıdır? İntikamın sadece silahla alınacağını zanneden Aziz, çok geçmeden yanıldığını anlayacak ve çıktığı bu uzun yolda kabadayılığın silahla değil, yürek ve cesaretle gerçek adalete ve insanlara hizmet etmek olduğunu öğrenecektir.

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

Eşinin kendisini aldatması üzerine kızıyla yeni bir hayata atılan Leyla’nın hikayesi.