İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

21 filminden 2'si İzlenir çıktı, 18 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Ayşen Gruda, 22 Ağustos 1944 tarihinde İstanbul, Yeşilköy'de dünyaya gelmiştir. Türk sinemasının ve tiyatrosunun en güçlü, en komik ve en özgün kadın oyuncularından biri olan Gruda, canlandırdığı dominant, hazırcevap ve "domates güzeli" lakabıyla anılan karakterleriyle milyonların kalbinde taht kurmuş, sanat dünyasının "kırmızı oje'li" efsanesidir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Gruda'nın ablası Ayten Erman ve abisi Ayben Erman da kendisi gibi oyunculuk yapmıştır. Tiyatroya olan tutkusu onu genç yaşta sahnelere taşıdı. Tevfik Bilge'nin turne tiyatrosunda profesyonel kariyerine başladıktan sonra, Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile tanışıp evlendi. Bu evlilikten Elvan Gruda adında bir kızı oldu. Daha sonra Devekuşu Kabare, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu gibi önemli topluluklarda sahneye çıkarak komedi yeteneğini pekiştirdi. Televizyonda canlandırdığı "Domates Güzeli Nahide Şerbet" karakteriyle tüm Türkiye tarafından tanınır hale geldi. Bu lakap, kariyeri boyunca onunla birlikte anıldı. Ancak onu Yeşilçam'ın zirvesine taşıyan, 1970'li yılların ortalarında Ertem Eğilmez'in yönettiği Arzu Film yapımı filmler oldu. Bu dönemde, Türk sinema tarihinin en unutulmaz komedi filmlerinde, efsanevi bir kadroyla birlikte rol aldı. "Tosun Paşa" filmindeki Tellioğulları'nın hırslı kızı Zekiye, "Süt Kardeşler"deki dobra ve komik Emine, "Şaban Oğlu Şaban"daki yine aynı isimli Emine ve "Çöpçüler Kralı"ndaki Hacer karakterleriyle hafızalara kazındı. Özellikle Kemal Sunal, Şener Şen ve İlyas Salman gibi isimlerle oluşturduğu uyum, bu filmlerin başarısında kilit rol oynadı. Adile Naşit ve Münir Özkul'lu "Neşeli Günler" filminde canlandırdığı, eniştesiyle sürekli didişen ve "Ben tencere değilim, kapağımı her adama açmam!" repliğiyle hatırlanan Nilgün karakteri, onun en ikonik rollerinden biridir. Ayşen Gruda, sadece komedi rolleriyle sınırlı kalmadı. Dramatik rollerdeki başarısını "Namuslu" ve "Fakir Milyoner" gibi filmlerle de kanıtladı. Keskin zekası, dobra ve korkusuz kişiliğiyle canlandırdığı karakterlere her zaman kendinden bir parça kattı. Yeşilçam döneminin ardından da sahneden ve ekranlardan hiç kopmadı. Çok sayıda tiyatro oyunu, müzikal ve televizyon dizisinde rol alarak üretkenliğini sürdürdü. Katıldığı programlarda ve verdiği röportajlarda, toplumsal ve politik konulardaki cesur ve açık sözlü yorumlarıyla da tanındı. Pankreas kanseriyle mücadele eden usta sanatçı, 23 Ocak 2019 tarihinde, 74 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Ayşen Gruda, kendine has oyunculuk tarzı, güçlü kadın karakterleri, unutulmaz replikleri ve sanat dünyasındaki dik duruşuyla, Türk sinema ve tiyatrosunun en özgün ve en cesur kadınlarından biri olarak her zaman saygı ve sevgiyle anılacaktır.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Çiçek Abbas, Şakir adında bir minibüs şoförünün yanında muavindir. Şakir çapkın, bencil ve yalancının tekidir. Abbas ise tam tersine saf biridir. Tek hayali minibüsçü olmak ve aşık olduğu ve patronunun da evlenmek istediği kızla evlenmektir. Abbas hurda bir minibüsü tefeciden borçlanarak alır ve çalışarak borcunu ödemeye başlar. Bu sırada patronun ayrıldığı nişanlısı ile birbirlerine aşık olurlar. Şakir bunu hazmedemez ve Abbas'ın minibüsünün tekerleklerini ve motorunu çalar. Zor duruma düşen Abbas borcunu ödeyemez ve minibüse mahallenin tefecisi el koyar. Şakir Abbas'ın aşık olduğu kızla evlenmek için zorla bastırır ve babası, ekonomik durumu daha iyi olduğu için kızını ona verir. Nikah günü Şakir'in kız kardeşi Abbas'a yardım eder ve Abbas sevdiği kızı nikah masasından kaçırır.

Şale Apartmanı, içerisinde türlü insanların barındığı bir apartmandır. Herkes tarafından sevilen bir kapıcı, mutlu bir evliliğe sahip bir çift, mahallelinin kedilerinin sevgilisi yaşlı teyze ve meraklı komşular… Günlerden bir gün genç bir kadının hastaneye kaldırılması ve ardından bir başka kadının taşınması apartmanın hareketlenmesine neden olur. Yeni komşu sığınma evinden gelen genç bir kadındır. Sıkıntılı bir geçmişe sahip olan kadın, yeni erkek arkadaşı ile birlikte hayatında yeni bir başlangıç yapar. Kurduğu yeni dünyasında kendisini hiç olmadığı kadar güvende hisseder. Peki gerçekten de güvende midir? Şale Apartmanı’na taşınarak hayatına birçok insanı katan kadın gerçekte kime güvenmelidir?

Bir Kahramanın Rüyası, genç bir çocuğun tedavi masraflarını karşılayabilmek için banka soymaya karar veren Tevfik ve arkadaşlarının hikayesini konu ediyor. Kerem’in babası Sami, mahallede çıkan bir yangınca çocukları kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeder. Yaşanan bu acı olayın üzerinden geçen birkaç yılın ardından Sami’nin oğlu Kerem’in lösemi hastası olduğunun ortaya çıkması mahalleliyi ayağa kaldırır. Mahalleli Kerem’in sağlığa kavuşması için gereken parayı toparlayabilmek için harekete geçer. Ancak yeterli para bulunamayınca Tevfik ve arkadaşları çareyi banka soymakta bulur. Soygunun başarılı geçmesi için plan yapan gençler, bankayı gözetlemeye başlar. Banka müdürü Kudret’in kasa anahtarını cebine koyduğunu gören Tevfik ve arkadaşları zorlu bir mücadeleye girişir.

Beyin ölümü gerçekleşen bir aile babası, yaşam destek ünitesinden ayrılmak üzereyken geniş ailesi çevresinde toplanır ve parasını bölüşmek üzere planlar yapar.

Adını, Orta Anadolu'nun meşhur oyun havasından alan film, pilot olma hayalleriyle yanıp tutuşmuş olan fakat belediye otobüsü şoförlüğü yaparak "kaptan" ünvanına erişebilmiş olan Yüksel Güvercin adlı karakterin öyküsü perdeye taşınıyor. Görme engelli annesini de pilot olduğuna inandıran Yüksel, bu hayalinin peşini bırakmıyor. Her fırsatta, pilot olma hayalinin üzerine gidiyor. Bu hem Yüksel'in en büyük hayali hem de sevdiği kadına ulaşabilmesi için en büyük umutlarından biri.

Eski ve bakımsız olmasına karşın, antika değeri pahalı bir konağın yaşlı hizmetçisi Emine (Ayşen Gruda), konağın sahibi sanılarak öldürülür. Katilin şüphelileri, mirasçı iki ailedir. Bu iki aileye gönderilen mektup ile katil bulunacaktır.

Filmde olaylar 14'üncü yüzyılda Bursa'da geçer. Anadolu'daki bütün devlet ve beylikler Moğol saldırısından yılmış, halk akın akın Moğollar' dan kaçıp Bursa'ya yerleşmektedir. Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp annesiyle Bursa'ya gelmiştir. Cahil ancak çok zeki, özellikle de kızdığında söz ve hareketleriyle etrafındakileri güldüren bir Türkmen göçeridir. Hacivat ise devletler arasında haber götürüp-getiren bir postacıdır. Zeki, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Düştüğü zor durumlardan konuşması sayesinde kurtulur. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. Hacivat, Karagöz'deki doğal yeteneğin farkına varır ve bundan yararlanmak ister.

Denize kıyısı olan bir Ege kasabasında 1990'ların başı... Kasabanın ileri gelenlerinden Arifoğulları ailesi eski ihtişamlı günlerinden çok uzaktadır. Tarlaların çoğu satılmış, çürümek üzere olan zeytinyağı fabrikasından başka bir şey kalmamıştır. Ailenin reisi Arif Arifoğlu 85 yaşına gelmiş, elini yıllar önce işten güçten çekmiş, aksi bir ihtiyardır. Oğlu Azmi'nin tek derdi, eski karısı Nevin'in gönlünü tekrar kazanmaktır. Oğulları Kemal ise kısa yoldan para kazanma hayalleri kurmaktadır. Kemal, karısı ve metresi arasında gelgitler yaşamaktadır. Arifoğulları ailesinin en küçüğü Arif Ege ise çocukluktan ergenliğe geçiş sürecinde ilk aşk sancıları çekmektedir.

Okula yeni gelen yüzme hocası öğrenciler ve beden eğitimi öğretmeni tarafından kıskançlıkla karşılanır. Şamatalı okulun öğrencileri bu yeni öğretmene de diğer yeni gelen öğretmenlere yaptıkları çileden çıkarıcı şakaları yapmaya karar verirler. Öğretmenlerin de işin içine girmesiyle içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Kısa zaman içerisinde yeni yüzme hocasının bir sırrı ortaya çıkacak, bu da aynı okulda okuyan kızı başta olmak üzere herkesi farklı şekillerde etkileyecektir. Dönemin ünlü yönetmeni Orhan Elmas tarafından yönetilen filmi pek de akıllarda yer edecek bir yapıya sahip olmasa da önemli oyuncuları eğlenceli rollerde görebileceğimiz keyifli bir seyirlik görünümünde.

Şaban Ali ile birlikte bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır. Birgün patronlarından zam istedikleri için işten atılırlar. Uzun zaman iş ararlar fakat bulamazlar. Necla ise Şaban'a kadınların daha kolay iş bulabileceğini söyler ve karı koca iddiaya girerler. Necla ertesi gün sekreter olarak işe başlar. Evdeki roller değişir. Necla evin erkeği, Şaban ise evin hanımı olmuştur. Fakat ikili Necla'nın yoğun çalışma saatlerinden dolayı mutsuzdurlar.

Sulukule’de yaşam sürmektedir... Güllüye (Gülşen Bubikoğlu ), annesi Sabahat (Perran Kutman ) ve dayısı Bekir (Şemsi İnkaya ), Bayram (Müjdat Gezen ), babası Emin (Münir Özkul ), kızkardeşi (Ayşen Gruda ) ve halası Rabiş (Asuman Arsan ). Tüm Sulukuleliler toplanmış, yeni çeribaşı seçimi için adaylarına destek vermektedirler. Eskiden babadan oğula geçen bu görev için modern çağa ayak uydurulup genel seçime gidilmiştir. Aşırı sarhoşluktan dolayı görevden alınan son çeribaşı Bekir’le Bayram iki rakip adaydır. Bol keseden vaatlerle çekişen iki tarafın kavgası, yine karakolda biter. Bu arada para ağır basınca Sabahat’ın baskısı ile Güllü, uyuşturucu kaçakçısı Tayfur’un (Öztürk Serengil ) gazinosunda sahneye çıkar. Bayram’la, Tayfur’un çantaları karışınca, Güllü yüzünden üzüntüden intihar aşamasına gelen Bayram, çantadan çıkan paraları görüp yaşamaya karar verir.

Bir kız lisesinde öğrencilerle öğretmenler arasında geçen filmde, daha önce bir kız öğrenci ile ilişki kurduğu için okuldan kovulan öğretmenin yerine İlyas gelir. Önceki öğretmenin kovulmasını affetmeyen öğrenciler İlyas öğretmenin de kovulması için ellerinden geleni yaparlar.

Çiçek Abbas, Şakir adında bir minibüs şoförünün yanında muavindir. Şakir çapkın, bencil ve yalancının tekidir. Abbas ise tam tersine saf biridir. Tek hayali minibüsçü olmak ve aşık olduğu ve patronunun da evlenmek istediği kızla evlenmektir. Abbas hurda bir minibüsü tefeciden borçlanarak alır ve çalışarak borcunu ödemeye başlar. Bu sırada patronun ayrıldığı nişanlısı ile birbirlerine aşık olurlar. Şakir bunu hazmedemez ve Abbas'ın minibüsünün tekerleklerini ve motorunu çalar. Zor duruma düşen Abbas borcunu ödeyemez ve minibüse mahallenin tefecisi el koyar. Şakir Abbas'ın aşık olduğu kızla evlenmek için zorla bastırır ve babası, ekonomik durumu daha iyi olduğu için kızını ona verir. Nikah günü Şakir'in kız kardeşi Abbas'a yardım eder ve Abbas sevdiği kızı nikah masasından kaçırır.

Davaro ve Hıyarto aileleri arasındaki kan davası iki yüz yıldır sürmektedir. Yıllardır Almanya'da çalışan Memo, Cano ile evlenmek için başlık parasını toplayınca köye döner. Düğünün yapıldığı sırada Memo'nun babasını öldüren Sülo cezaevinden çıkar. Töreler gereği Memo'nun Sülo'yu öldürmesi gerekmektedir. Cano ile evlenmek isteyen Memo, Sülo'nun teklif ettiği oyunu kabul eder. Fakat işler plânladıkları gibi gitmeyecektir.

Sulukule’de yaşam... Bir yanda Güllüye (Gülşen Bubikoğlu), annesi Sabahat (Perran Kutman) ve dayısı Bekir (Şemsi İnkaya). Diğer yanda Bayram (Müjdat Gezen), babası Emin (Münir Özkul), kızkardeşi Sevim (Ayşen Gruda) ve halası (Adile Naşit). Güllüye Bayram’ın, Sevim de Bekir’in sevgilisidir, ama Emin ile Sabahat’ın ezeli düşmanlığı evlenmelerine engeldir. Aslında birbirlerine aşık olan Emin ve Sabahat yıllar önce tam evlenecekken, Emin’i başka kadınla görüp, inat için başka adamla evlenen Sabahat’a Emin’in kızması; giderek ortaya iki düşman aile çıkartmıştır. Sulukule’ye gelen müşterileri paylaşamaz, sürekli kavga ederler. Güllüye ve Bayram evlenmeye iyice kararlıdır. Ama ünlü gazinocu Sabri’nin Güllüye’yi assolist yapması bunun gerçekleşmesini önler.

Sulukule’de yaşam üç çiftin birden dünya evine girdiği büyük bir düğünle başlar...Güllüye (Gülşen Bubikoğlu), annesi Sabahat (Perran Kutman), dayısı Bekir (Şemsi İnkaya), Bayram (Müjdat Gezen), babası Emin (Münir Özkul), kızkardeşi Sevim (Ayşen Gruda) ve halası Zekiye (Adile Naşit)’ten oluşan iki ailede Güllüye Bayram’la, Sevim Bekir’le, Emin Sabahat’la evlenmiştir. Evsiz kaldıkları için Sabahat’ın kapısına dayanıp insafa gelsin diye yalvar yakar olurlar. Sabahat’i kandırmanın tek yolu paradan geçer. O evinin kapılarını sonuna kadar açmaya hazırdır. Yeter ki, paradan haber versinler!... Ancak bu işsiz takımından beş kuruş çıkacağı yoktur. Bayram’ın ayı oynatmaya, Zekiye’nin bohçacılığa, Güllüye’nin çiçekçiliğe dönmeye hiç niyeti y oktur. Kafa kafaya verip sonunda çözümü bulurlar. Kadınlar üç-beş parça altınını satar, erkekler sağdan soldan borç-harç derken sazlı sözlü, hem pişirip, hem de çalıp oynayacakları kendi meyhanelerini, “Gırgıriye Saz Salonu” nu açarlar...

Başlık Parası için İstanbul'a gelen ve rastlantılar sonucu Şaban Ballıses adıyla ünlü bir türkücü olan Şaban’ın komik öyküsü... Bir gecede şöhret olan ünlüleri tiye alan klasik olmuş bir Kemal Sunal komedisi.

Afiş asarak geçimini sağlayan Apdi, şarkıcı Nevin Şenses'e âşıktır. Mafya babası Barut Osman da aynı kadını sevmektedir. Kadını elde etmek için her şeyi yapan Osman, Nevin'i artık bezdirir. Bu yüzden Nevin'in menajeri Osman'dan kurtulmak için bir plân yapar. Ünlü kabadayı Urfalı Apdi'yi gazinoya çağırtır. Urfalı Apdi yolda kaza geçirir ve o akşam buluşmaya gelemez. Bu sırada gazinoya gelen Abdi'yi herkes Urfalı Abdi zanneder. Abdi'nin ardından Barut Osman da gazinoya gelir fakat kapıda komiserle karşılaşır. Komiser, Osman'ı en ufak vukuatında hapse atacağını söyleyerek tehdit eder. Bu yüzden Abdi'ye dokunamayan Osman, onun her dediğini yapmak zorunda kalır.

Başlık parası olmadığı için sevdiği kızla evlenemeyen fakir bir köylü, onun peşinden İstanbul’a gelir. Fakat bir türlü parayı denkleştirip babasının karşısına çıkamaz. Bu sırada tesadüfen tanıştığı küçük bir kızla olan dostluğu bütün işleri karıştırır. Ailesinden ilgi görmek isteyen kız, gence kendisini fidye karşılığı kaçırmasını söyler. Böylece hem kendisi sevilip sevilmediğini ölçecektir, hem de fakir genç fidye sayesinde sevdiği ve evlenmek istediği kıza kavuşacaktır. Fakat işler bir anda arapsaçına döner.

Mutlu bir aile yaşantısı olan sevimli Gülşah bir gün eve geldiğinde beklenmedik bir tabloyla karşılaşır. Evde anne babasını bulamayan küçük kız, babasının haksız yere hapse girdiğini; annesinin ile hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Bu büyük trajedi karşısında şaşkına dönen kız yine de metanetini korur ve küçük kardeşine sarılarak her şeyin üstesinden gelmeye ant içer. Küçük kız artık bir yandan küçük kardeşine bakacak, diğer yandan da hapisteki babasına ve hastanedeki annesinin geçimini sağlayacak parayı kazanacaktır. Hayatta tek başına kalan Gülşah, çeşitli işlerde çalışıp ailesini geçindirirken küçük yaşta fazlasıyla olgunlaşmayla tanışacaktır.

Genç bir adam olan Orhan, kardeşini öldürenlerden intikam alınca hapishaneye düşer. Dört duvar arasındayken beste yapan Orhan, bunları çocukluk aşkı olan Füsun'a gönderir. Füsun besterin kimden geldiğini bir türlü öğrenemez. Aradan geçen yılların ardından özgürlüğüne kavuşan Orhan, bir iş için İstanbul'a gider. Burada hapishaneden tanıdığı bir adam ile karşılaşan Orhan, Füsun'un da dahil olduğu tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalır.

Bebekken kaybolan ve vahşi ormanda ayılar tarafından büyütülüp, onlar gibi davranan Hanzo, bir gün kazı için köye gelen bir grup tarafından yakalanır.