İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ayşen İnci, 7 Haziran 1955 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Cumhuriyet Anadolu Lisesinden mezun oldu. 1974 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek Bölümünden mezun oldu. Ayşen İnci, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek Bölümünden mezun olduktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosunda tiyatro oyuncusu olarak işe başladı. 1974 - 1997 yılına kadar Ankara Devlet Tiyatrosu sahnelerinde 20'yi aşkın oyunda başrol oynadı. Üç Kız Kardeş, Dört Mevsim, Öp Beni Kate, İkinci Bölüm, Sevgililer, Büyük Aşıkların Sonuncusu, Kılıç Ve Ney, Kanlı Nigar, Keşanlı Ali Destanı, Yunus Emre, Kördüğüm, Baba Evi, Yasak Defter, IV. Murat, Hürrem Sultan, Koçyiğit Köroğlu, Kadınlar Da Savaşı Yitirdi, Kozalar, Ölüler Konuşmak İster; tiyatro oyunlarında oyuncu olarak görev aldı. 1997 yılından sonra İstanbul Devlet Tiyatrosunda tiyatro oyunculuğu yapmaktadır. 2003 - 2011 yılları arasında “Sihirli Annem” dizisinde Periliçe karakterini canlandırdı. Ayşen İnci 2006-2007 sezonunda İstanbul Devlet Tiyatroları’nda oynadığı Tom Kempinski'nin yazdığı “Tek Kişilik Düet” oyunda MS (multipl skleroz) hastası keman virtiözünü canlandırdı. Bundan çok etkilendi ve ardından MS’i vazife edindi. Türkiye MS Derneği’nin başkanlığını yapmaya başladı. 2006 yılında “Tek Kişilik Düet” oyununda gösterdigi performansla “2006 Lions En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almıştır. "Peri Kraliçesinden Masallar" adlı bir çocuk kitabı ve "PİSİkolojik Öyküler" adlı büyükler için bir hikaye kitabı var. Yazdığı masal kitabının gelirini MS'li gençlerin eğitimine aktarıyor. Çeşitli yerlerde tiyatro eğitimi de veren Ayşen İnci, Tiyatro oyunları, film ve dizi senaryoları yazmaktadır. İstanbul Devlet Tiyatrosu müdür yardımcılığı görevi yaptı. 2013 yılında “Kadın İşi: Banka Soygunu” adlı sinema filminde Meral karakterini canlandırdı.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Artık insanların perilerin varlığını öğrenmesiyle dengeler bozulmuş, yaşanan karmaşayı durdurmak için Periliçe, güçlü bir büyüyle fanilerin hafızasını silmiştir. Bunun ardından küçük perilerin eğitimi de Dünya’dan alınarak tamamen periler alemine taşınır. Okulda Dudu, Betüş, Perihan ve Pakize görev alarak yeni nesil perileri yetiştirmeye başlar. Ancak bu yeni başlangıç sandıkları kadar sakin değildir. Okulun duvarları arasında saklı olan farklı sihirli güçler ve beklenmedik olaylar, onları bambaşka bir maceranın içine çeker.

Günlerden bir gün, periler aleminde ve Dünya'da her şey yolunda giderken Dudu'nun kardeşi Gogo'nun Sihirsizler Evinden çıkmasıyla ortalık karışır. Elinden sihir güçleri alınan Gogo'nun tek bir amacı vardır, bütün periler alemini sihirsiz bırakmak. Dünya'da işler yolunda giderken Periler Alemi'ne beklenmedik bu ziyaret her iki tarafı da allak bullak ederken perilerin ve fanilerin birlik olmasıyla çözülebilecek midir?

Üniversite öğrencisiyken yazdığı bir şiir yüzünden hapse atılan ve hapiste olduğu için babasının cenazesine katılamayan Muntazam adlı bir gazeteci, bu olaydan dolayı paranoya yaşamaya başlar.

Bir program düşünün; aynı zamanda özlediğimiz sıcacık bir aile ortamında, birbirlerinin sevinciyle sevinen, derdiyle kederlenen insanların hikâyelerini ekrana getirsin, içinde yemek tarifleri ve gündelik pratik bilgiler olsun. Hep beraber gülüp, hep beraber ağlayan, içine sonsuz mutluluklar sığan kocaman bir konak olsun. O konakta hayattan çıkartılan küçük mutluluklar en kıymetli anlara dönüşsün. O konakta her birimize, Türkan Hanım’ın omzunda bir yer olsun. Bir dizi düşünün; her hafta alanında uzman bir konuk, hepimizin başına gelebilecek bir sorunun çözüm yollarını anlatsın. Bununla da kalmasın sevdiğiniz sanatçıları evlerinize konuk etsin. “Nasıl olacak ki?” diyorsanız, Türkan Hanım’ın Konağı hikâye ile gerçeği, masal ile hakikati sizler için bir araya getiriyor. Her hafta örnek bir konunun işleneceği dizide, geleneklerimizin köklü mirası ile Türkan Hanım, hem konağındaki büyük ailesine hem de ekran başındaki izleyicilere yol gösterecek.

Meryem ve Ömer’in mutlu giden hayatları babaları Durmuş’un hapisten çıkmasıyla bir anda değişir. Durmuş sürpriz bir şekilde evine döner. Bu olay çocuklar üzerinde şok etkisi yaratır. Durmuş’un ise aklında tek bir şey vardır. O da nereden para kazanacağım düşüncesidir. Ömer’i korsan kıyafetiyle gören Durmuş, ablası Neriman’ın da yardımıyla bir plan yapar. Oyun oynama bahanesiyle Ömer’e hırsızlık yaptıracaktır.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Nazlı ve Yusuf'un düğün gecesinde yaşanan olay, keyifle döşedikleri ve mutlu mesut yaşamayı hayal ettikleri evlerinde, eşyalarının üstünü beyaz patiskalar ile örterek, alyanslarını parmaklarından çıkartmalarına sebep olmuştur.

Asmin, Güneydoğu'nun önde gelen aşiretlerinden birinin liderini olan Peyman Ağa'nın güzeller güzeli kızıdır. Altay ise aslen İstanbullu bir ailede büyüyen ve askerliğini Mardin'de asteğmen olarak yapan bir delikanlıdır. İki genç birbirlerini görür görmez aşık olurlar. Fakat Asmin'e yörenin pek çok önde geleni, ağası taliptir. Beraber olmayı göze alacakken Asmin'in ağabeyinin bir çatışmada terör örgütü tarafından öldürülmesi ikisinin de hayatını çıkmaza sokacaktır.

Çukurca’da bir sınır karakolunda vatani görevini yapan Çavuş Fırat Kalender’in terhisine bir hafta vardır. Bütün terhisçiler gibi içi içine sığmaz. İstanbul’a dönecek, aylardır hasretini çektiği ailesine dahası büyük bir aşkla sevdiği Leyla’sına kavuşacaktır. Ailesi ve bütün sevdikleri büyük bir coşkuyla Fırat’ın dönüşünü beklemektedir... Bu arada Leyla, evlilik hazırlıklarına devam etmektedir. Öte yandan Türkiye’nin en esrarengiz işadamlarından Nusret Demirkan’ın kızı Tuna Demirkan, yakında açacağı fotoğraf sergisine hazırlanmaktadır. İstemediği bir evliliğe sürüklenen kardeşi Akın yüzünden canı fena halde sıkkın olan Tuna, babası Nusret’le karşı karşıya gelir. Fırat’ın bulunduğu karakol, terhisçi askerler için düzenlenen veda gecesinde yaşanan beklenmedik şok bir olayla sarsılır. Bu olay, Fırat Kalender’in bundan sonraki hayatını alt üst edecek gelişmelere gebedir
Görsel yokAB’ye uyum yasalarını birer birer çıkarıp ciddi aşamalar kaydeden Türkiye’de, sıra sokaktaki insanın sınavındadır. Bu nedenle AB yetkilileri, çıkarılan yasaların hangi ölçülerde uygulandığını tespit için 15 örnek aile seçer. Bunlardan biri de Çekirdek Ailesi’dir. Alman denetçi Bayan Adelhayt Hildegart (Seray Sever), belirli aralıklarla Brüksel’e rapor vermek üzere Çekirdekler’in yanına yerleşir.

Selin, Leyla ve Nazlı, anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybederler ve hayatları alt üst olur. Üç küçük kız annelerinden kalan üç beş parça eşya ve bir sandık dolusu hatıra defteri ile birlikte amcalarının yanına yerleşirler. Amcanın huysuz karısı Aslı ve önceki evliliğinden olma kızı Kıvılcım, üç küçük kızı evde istememektedir. Üç öksüz kıza akıllara gelmedik eziyetler yaparlar. Üstelik bu eziyet okulda da müdür Fitnat Hanım ve küçük zengin şımarıklar tarafından da sürdürülmektedir. Selin, Leyla ve Nazlı dünyada yapayalnız kaldıklarını düşünürler evrenin kaderini değiştirecek sırra sahip olduklarını bilemeden. Çünkü ütopya gezegenindeki adalet divanında evrenin iyilik ve kötülük savaşındaki son durak tartışılmaktadır.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Ankaralı Gökhan Sırım, Trabzonlu Cemal Hekimoğlu, İstanbullu Rıdvan Sarı. İzmirli Fikri Zihni Parlak, Sivaslı Mehmet Karatren, Konyalı Şemsi Güneş, Mersinli Tansel Teneke, Rizeli İdris Fındıkoğlu... Her biri silah altında TSK mensubu ve 56. Piyade Er Eğitim Alayı’nda bir araya gelen askerler. Her biri Türkiye'nin farklı yerlerinden, ama aynı vatani görev için bir araya gelen bu insanlar askerlikleri boyunca hasret, arkadaşlık, vatan gibi kavramları yeni baştan öğreniyorlar.

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Ahmet Ümit'in 2002'de yayımlanan öykü kitabından 2004 yılında TRT için televizyona uyarlanmıştır. Yine öyküsünü Ahmet Ümit'in yazdığı Karanlıkta Koşanlar dizisinden sonra, yazarın kahramanları Nevzat ve Ali, ikinci kez televizyonda canlandırılmıştır.

İlk karısı ölünce çocukları Cem ve Ceren ile yaşayan Sadık, periliğinden habersiz olduğu Betüş ile evlenir ve sonra da Betüş gibi peri olan kimsesiz Çilek'i de evlatlık olarak alırlar. Kızlarının bir fani ile evlenmesini bir türlü kabullenmeyen Dudu, bu sevimli aileye karşı sürekli yeni sihirler yapar. Üstelik Dudu'nun kocası Taci de bir fanidir, ama Dudu kıskançlığından dolayı onu bir köpeğe dönüştürmüştür...
Görsel yok1453'te İstanbul Türkler tarafından kuşatılırken ölüm korkusuyla Bizans dehlizlerine kaçan Pamir bir vampir tarafından ısırılıp ölümsüzlüğe kavuşur. Suçluları ve kötüleri ısırarak onları iyiye çeviren bir vampire dönüşür.

Ailesi başka kentte yaşayan Aslı, en yakın arkadaşı ile paylaştığı evde yalnız kalınca kirayı ödeyemez. Uzun süredir çıktığı zengin ve yakışıklı iş adamı (Tolga) ile nişanlanmak üzere iken bu gencin evli olduğunu öğrenmesi de herşeyi berbat eder. Çünkü ailesi nişan töreni için yola koyulmuştur. Aslı ailesini üzmemek için çare arayışı içindeyken evin yarısını devraldığını söyleyen hiç tanımadığı bir genç (Eren) çıkagelir. Bütün bu durumlardan iyice bunalan Aslı, tam genci evden kovarken birden aklına onu ailesine nişanlı olarak tanıtma fikri gelir. Bu küçük ve zararsız oyun tabiki ortalığın karışmasına neden olur.

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.