İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar. Halka, dur durak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi.

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

Ailesi ve çevresi, Doğu’yu 7 yıldır okuduğu mühendislik bölümünü bitirip herkesçe kabul gören sigortalı bir meslek edinmeye, sabah 9 akşam 6 işe gitmeye, münasip bir eş bulup bir an önce çoluk çocuk sahibi olmaya yönlendirmektedir. Oysa olağanüstü sıradan bir hayatı olan Doğu’nun tek isteği komedyen olmaktır. Başta bir türlü mezun olamadığı bilgisayar mühendisliği, “Bir Cem Yılmaz Olamayacaksın.” diyen ailesi, başarılarıyla Doğu’yu sürekli ezip geçen kız kardeşi Kübra, tek hayali bir Bmw almak olan karamsar arkadaşı Özgür, yürütemediği gönül ilişkileri ve her biri düzenli işlere girmiş ve aile kurmuş yaşıtlarına rağmen hayatını yoluna sokmaya ve çocukluk hayali olan komedyenliğin peşinden gitmeye çalışan Doğu’nun trajikomik hikayesi.

Genç bir kadın, geçmişine dair uzun süredir gizli kalmış bir sırrı keşfeder ve gerçeği ortaya çıkarmak için bir dizi mektubun yazarlarının izini sürer.

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

Ailesi ve çevresi, Doğu’yu 7 yıldır okuduğu mühendislik bölümünü bitirip herkesçe kabul gören sigortalı bir meslek edinmeye, sabah 9 akşam 6 işe gitmeye, münasip bir eş bulup bir an önce çoluk çocuk sahibi olmaya yönlendirmektedir. Oysa olağanüstü sıradan bir hayatı olan Doğu’nun tek isteği komedyen olmaktır. Başta bir türlü mezun olamadığı bilgisayar mühendisliği, “Bir Cem Yılmaz Olamayacaksın.” diyen ailesi, başarılarıyla Doğu’yu sürekli ezip geçen kız kardeşi Kübra, tek hayali bir Bmw almak olan karamsar arkadaşı Özgür, yürütemediği gönül ilişkileri ve her biri düzenli işlere girmiş ve aile kurmuş yaşıtlarına rağmen hayatını yoluna sokmaya ve çocukluk hayali olan komedyenliğin peşinden gitmeye çalışan Doğu’nun trajikomik hikayesi.

İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar. Halka, dur durak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.