İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Barış Falay (9 Nisan 1972, Edremit, Balıkesir), Türk oyuncu ve seslendirme sanatçısı. Babasının memuriyeti dolayısıyla pek çok il gezen Barış Falay, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümünden mezun olmuştur. Çeşitli özel tiyatrolarda ve Ankara Devlet Tiyatrosu'nda 2 yıl çalıştıktan sonra, 1997 yılında kuruluş sınavıyla beraber Kocaeli Şehir Tiyatrosu sanatçısı oldu. Hamlet ile başlayan tiyatro serüveni; Üç Kuruşluk Opera, Misafir, Kamyon, Roberto Zucco, Kırmızı Yorgunları, Aziznâme, Barış, Bahar Noktası, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Karar Kimin ve daha birçok oyunda oynayarak sürdü. Deniz Kızı Masalı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı oyunları yönetti. Tiyatronun bünyesindeki Tiyatro Okulu'nda eğitmenlik yaptı. 2015 Aralık ayında Kocaeli Şehir Tiyatroları'ndaki görevinden ayrıldı. Tatlı Hayat, Yarım Elma, Dadı gibi sit-com'larda ufak rollerde canlandırdığı başarılı karakterler ile dizi kariyerine atılan Barış Falay ilk yükselişini Aliye adlı dizide canlandırdığı "Mücahit (Müco)" karakteriyle yapmıştır. 2009'dan 2011'e kadar süren Ezel dizisinde "Ali Kırgız (Kerpeten Ali)" rolünü canlandırmıştır. Bu rol ile birçok kişinin beğenisini kazanan Barış Falay "Magazin Gazetecileri Derneği" tarafından "En İyi Erkek Oyuncu" seçilmiştir. Oyuncu Eylül 2011'de yayınlanan Al Yazmalım dizisinde "Cemşid" rolünü oynamıştır. 2013'ten 2015'e kadar süren Medcezir dizisinde "Selim Serez" rolünü canlandırmıştır. Ardından Endemol Yapım imzalı Paramparça dizisinde "Harun Erguvan" karakterini canlandırmıştır.

Ferman, "Masa" adlı gizli örgüt adına eski ajanları ortadan kaldıran soğukkanlı bir tetikçidir. Bir görev sırasında bir hedefi ortadan kaldırırken Saye ile karşılaşır ve beklenmedik şekilde ona aşık olur. Saye'yi öldürmek yerine örgüte kazandırmayı seçer. Bu karar, ikisinin de hayatında geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcı olur.

Film, Sadık adında bir adam üzerinden, gerçekten iyi bir insan olmanın anlamı sorgulanıyor. Sadık, insan kaçakçıları ve katillerin dünyasında adalet arayan bir adamdır. Ancak bu süreçte o, iyilik ve kötülük arasındaki çizginin bulanıklaştığını fark eder.

Dizi, emekli bir devlet memuru olan Arif'in dört oğlu bir kızıyla birlikte aile yemeği için toplandığı bir akşamda kalp krizi geçirmesiyle birlikte gelişen olayları takip ediyor.

Bu destansı tarihî dizi, 14. yüzyılın başlarında geçiyor ve Osman Gazi’nin oğlu, Osmanlı Devletinin ikinci padişahı Orhan Bey’in hayatına odaklanıyor — küçük bir Türkmen uç beyliğini Avrupa’ya doğru genişleterek yüzyıllar boyunca dünyanın büyük bir kısmına hükmedecek görkemli bir ulusa dönüştüren adamın epik hikayesi.

Ömer Ademoğlu, babası Reşat'ın imam olarak görev yaptığı camide müezzindir. Yakın zamanda annesini kaybeden Ömer, bu kaybın sızısı yüreğinde, babası Reşat ve babaannesi Nezahat ile hayatlarını sürdürmeye devam ederler. Üç kardeşin en küçüğüdür. Anne yarısı bildiği ablası Nisa, babasının ve abisi Tahir'in istemediği bir evlilik yaparak, aileden kopmuş, bu durum Ömer'in ruhunu derinden yaralamıştır.

Dicle sinemacı olma hayaliyle İstanbul’a geldiğinde kendini bir menajerlik ajansında bulur. Burada sadece starlara, ego savaşlarına, hırslara, şöhrete, paraya, umutlara ve hayal kırıklıklarına yer vardır. Dicle spot ışıklarının altındaki bu inanılmaz parlaklıktaki dünyada yolunu kaybetmeden var olmak için savaşırken… Kopuk aile bağları da yeniden kanamaya başlar. Daha o doğmadan önce kendilerini terk eden babası, artık sektörün en büyük köpekbalıklarından biridir ve aynı ajansta çalışmaktadır. Ve sinemanın büyülü ışıkları Dicle’nin ilk aşkını da aydınlatmaya başlar.

Mücadele içindeki bir annenin hayatı, vahim bir olayın ardından bir iş adamınınkiyle iç içe geçer ve ailelerini karmaşık bir zorluklar ve duygular ağında birbirine bağlar.

Varoşlardan çok zengin bir semte gelip, zengin bir ailenin yanında yaşamaya başlayan, fakir ama gururlu, gururlu olduğu kadar da zeki bir genç adam, semtin en güzel ve zengin kızı ile aşk yaşamaya başlar ve bu aşk herkesin hayatını değiştirir. The O.C.'nin yerli uyarlaması.

Kapalı bir kasaba yaşamı içinde bir ayrık otu gibi büyümüş özgür ruhlu güzeller güzeli Asiye dere tepe dolaşırken, kasabanın bitimindeki motokros pistinde antrenman yaparken küçük bir kaza yapan sevimli yakışıklı muzip İlyas ile tanışır. Bu ilk görüşte aşk birkaç günde baş döndürücü bir hızla tırmanırken, sorunlar da beraberinde gelir.

Ömer, babasının atölyesinde çalışarak sade bir hayat içerisinde yaşamını sürdüren bir gençtir. Askerlik dönüşü sevgilisi Eyşan ile evlenmeyi planlamaktadır. Fakat kendisini bir anda cinayetten hapiste bulunca hayatı allak bullak olur. Hapisteyken tanıştığı Ramiz Dayı, ikinci babası olur. Ömer kimliğini saklayarak, bir dizi estetik operasyon sonrası Ezel'e dönüşür. Hapishaneden çıktıktan sonra kendisine oyun oynandığına inanarak intikam için Eyşan'ın, en iyi arkadaşı Cengiz'in ve abisi bildiği Ali’nin peşine düşer. Aşk, güç, para, mafya entrikaları hayatlarının bir parçasına dönüşürken, her biri intikamdan beslenir.
Görsel yokLeyla'nın hayatı uzaktan bakıldığında mükemmele yakındı. Mutlu bir yuvaya, güzel bir işe ve aileye sahip olan Leyla'nın hayatındaki tek eksik bir bebekti. Son hamileliği de düşükle sonuçlanan Leyla'nın artık bebek sahibi olma şansı yoktur. Diğer tarafta Emel, Leyla kadar şanslı değildir. Ailesini küçük yaştayken bir trafik kazasında kaybeden Emel, kocası tarafından da aldatılan bir kadındır. Leyla bir bebek sahibi olamayacaksa, yaşamanın da bir anlamı olmadığını düşünerek ölüme yürür. Onu can dostu Emel kurtarır. Ve Leyla'ya hayatının teklifini yapar; taşıyıcı annelik!

Aliye, Edirne'de yaşayan evli ve iki çocuklu zengin bir ailenin gelinidir. Büyük bir evde kaynanası ve görümcesi ile birlikte yaşamaktadır. Evliliğinde aradığı mutluluğu bulamayan Aliye, kocası Sinan’ın genç bir kızla kendisini aldattığını tesadüf eseri öğrenir. İki çocuğunu da alarak evden ayrılan Aliye, İstanbul’da yaşayan, diş hekimliği yapan dayısı Feyyaz’ın yanına kaçmaya çalışır. Tren garında kendisini bulan Sinan’ın çocuklarından birisini almasına engel olamaz. İstanbul’da kendisine yeni bir hayat arayışına giren Aliye, aynı zamanda Sinan’ın aldığı diğer çocuğunu kurtarma telaşındadır.

Dergi editörlüğü yapan Yonca'nın hayatı bir gün karşısına yıllardır görmediği ikiz kardeşi Gonca'nın çıkmasıyla değişir. Gonca bir anda İstanbul'a gelir ve Yonca'yı bulur. Başlarda Yonca bunu kabullenmese de ikiz kardeşini evine davet eder ve birlikte yaşamaya başlarlar.

Uzaktan hayranlıkla takip edilen mankenlerin dünyası. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değil. Herkes gibi onların da dünyası da toz pembe değil, hatta bazen katran karası. Aşklar, ihanetler, yasak ilişkiler, entrikalar, sıcak saatler, ölümler, tek gecelik ilişkiler, büyük paralar, hırslar, pişmanlıklar, dönüşü olmayan kararlar, oynanan tehlikeli oyunlar, eğlence dünyası, tek olma savaşı, en iyiler ve yeniler. Kimilerinin uğruna ailesini evini terk ettiği, dışarıdan bakınca büyülü içerisi dertli mi dertli bir dünya..