İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Babası ve iki arkadaşıyla stadın karşısında oturan Cesur’un hayatı, bir gece gelen teklifle değişir. Üçüncü lige çıkmak isteyen, ama mevcut kadroyla bunu başaramayacağını bilen Hal Spor’un başkanı, Hal Müdürü, Cesur’a takımın başına geçmesini önerir. Öykü de aslında burada başlar. Yanına, eski bir futbolcu olan Birol’u da alan Cesur’la takımı arasındaki ilişki, kısa sürede baba-oğul, ağabey-kardeş düzeyine gelir.

Kırk yılın dostu; Korkmaz (Timuçin Esen) ve İskender (Şevket Çoruh). İskender’in oğlu bir kaza sonucu vefat eder. Suçlanan ise Korkmaz’ın 22 yıl önce kaybettiği ve yıllardır aradığı oğlu, Metin (Genco Özak). Artık iki dost karşı karşıyalar; biri oğlu öldüğü için, diğeri ise oğlu ölmesin diye…

Olcay iş hayatında oldukça başarılı, genç, bekâr ve güzel bir kadındır. Ciddi bir ilişki yaşadığını düşündüğü sevgilisi Hakan’ın kendisini aldattığını acı bir şekilde öğrendiğinin ertesi günü Sinan’la tanışır. Olcay’ın ilişkisinin bittiği gün Sinan da verdiği ani bir kararla nişanlısı Ebru ile evlenmekten vazgeçer.

Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Kırk yılın dostu; Korkmaz (Timuçin Esen) ve İskender (Şevket Çoruh). İskender’in oğlu bir kaza sonucu vefat eder. Suçlanan ise Korkmaz’ın 22 yıl önce kaybettiği ve yıllardır aradığı oğlu, Metin (Genco Özak). Artık iki dost karşı karşıyalar; biri oğlu öldüğü için, diğeri ise oğlu ölmesin diye…
Görsel yokAcil Servis, hayatın kalbinin attığı yerdir. Buraya ölümle yaşam arasındaki ince çizgide yürüyen hastalar gelir. Başta doktorlar olmak üzere her acil servis çalışanı da birer insandır. Onların da hayatı vardır. Aşkları, hayalleri, ümitleri, çocukları, sevgilileri, anneleri babaları... Ve bir yandan kendi hayatlarına yetişmeye çalışırken diğer yandan insan hayatını her şeyin üstünde tutmaya yemin etmişlerdir.

Ekrem Altındağlı nam-ı diğer "Başkan" İstanbul'un önemli mafya patronlarından biridir. Tıpkı sokaklarda olduğu gibi özel hayatında da derdi tasası bir türlü bitmek bilmez.

Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasını kaybettikten sonra sahte bir hastalık bahanesiyle eve kapatılan Neriman hayata yeniden dönüp, kendi tercihlerine, duygularına göre bir yaşam kurma hevesindedir. Çocukluk aşkı Ömer'i de kendisini hapsolduğu boğucu hayattan kurtarabilecek bir kahraman gibi görmektedir. Ömer, gönüllü olmasa da ailesinin yaşadığı ekonomik problemler nedeniyle, zorunlu bir kahraman. Üstelik Ömer'in gönlünde hala eski karısı ve kızının annesi olan Nüveyre vardır. Neriman ise saf aşık duyguları ile Ömer'in kendisiyle parası için evlendiğini kabul etmek istemez. Neriman'ın "çirkin ördek yavrusu"ndan bir "Küçük Hanımefendi"ye dönüşme süreci sancılar içerisinde mi olacak?

Babası ve iki arkadaşıyla stadın karşısında oturan Cesur’un hayatı, bir gece gelen teklifle değişir. Üçüncü lige çıkmak isteyen, ama mevcut kadroyla bunu başaramayacağını bilen Hal Spor’un başkanı, Hal Müdürü, Cesur’a takımın başına geçmesini önerir. Öykü de aslında burada başlar. Yanına, eski bir futbolcu olan Birol’u da alan Cesur’la takımı arasındaki ilişki, kısa sürede baba-oğul, ağabey-kardeş düzeyine gelir.