İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Çanakkale Savaşı’nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayesinin anlatıldığı yeni dizde, Osmanlı vatandaşı tüm etnik unsurların düşmanlara karşı inşa ettiği kardeşliği konu ediliyor. Dizi, vatan toprağına göz diken işgalci kuvvetlere saldıran gayrimüslim vatandaşların, fedakârlıkları ve cesaretleri ile düşmanın bile saygısını kazanan Anadolu kadınının ve "gençliğim eyvah" diye ağıtlara konu olan gençlerin destansı kahramanlığını anlatıyor. Her konu iç içe geçmiş beş öyküden oluşmaktadır. Her bir hikâye kendi içinde bağımsız, fakat yazgılar bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

Sema ve Orhan birbirlerini delice severek evlenmişlerdir. Fakat Sema’nın annesi Leman başından beri bu evliliğe karşıdır. Hem damadı Orhan’ı, hem de damadın babası Sermet’i istememektedir. Çünkü Leman hanım yıllar önce Sermet beyle evliliğin eşiğinden dönmüştür. Sermet, son anda başka bir kadını tercih edip Leman’dan ayrılmıştır. Fakat ne var ki, yıllar sonra Leman’ın kızı Sema, Sermet’in oğlu Orhan’la evlenmiştir. Bu kaderin sürprizlerle dolu bir cilvesidir. Leman kızıyla damadını ayırmak için elinden geleni ardına koymamış, zaten kıskançlık yüzünden sık sık kavga eden çifti sonunda ayırmıştır. Bir tarafta bu evliliği istemeyen Leman hanımın komutanlığında Sema cephesi, diğer tarafta bu evliliği çok isteyen Sermet bey komutanlığında Orhan cephesi... Bu savaşın asıl belirleyicileri ise Orhan ve Sema’nın çocukları Elif ve Serkan... Her ikisi de dedeleriyle birlikte bu evliliğin kurtulması için var güçleriyle savaşacaklardır.

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

Çanakkale Savaşı’nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayesinin anlatıldığı yeni dizde, Osmanlı vatandaşı tüm etnik unsurların düşmanlara karşı inşa ettiği kardeşliği konu ediliyor. Dizi, vatan toprağına göz diken işgalci kuvvetlere saldıran gayrimüslim vatandaşların, fedakârlıkları ve cesaretleri ile düşmanın bile saygısını kazanan Anadolu kadınının ve "gençliğim eyvah" diye ağıtlara konu olan gençlerin destansı kahramanlığını anlatıyor. Her konu iç içe geçmiş beş öyküden oluşmaktadır. Her bir hikâye kendi içinde bağımsız, fakat yazgılar bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Boynu Bükükler, hayata 3-0 geriden başlamış bir grup öksüz yetim liseli çocuğun, durumu 3-3’e getirme hikayesini anlatmaktadır. Akl-ı Selim önderliğindeki bu grup, yokluğun ve yoksulluğun üstesinden, kendi zekice yöntemleriyle gelmektedirler. Anne babasız olmaları dolayısıyla, kendi aralarında aile olmuştur bu çocuklar. Küçük yaşta birçok olumsuzluğa göğüs germişlerdir, boyunları bükük olsa da omurgaları hep diktir. Hayata bırakılan bu çocuklar, müdürleri Führer Fuat’ın katı disipliniyle mücadele ettikleri gibi, bir de üzerine "Ersen ve Galoşlar" kod adlı sevgi arsızı ve zengin çocuklarla mücadele etmek zorunda kalırlar. Ailelerine sürekli problem çıkaran ve iki kere okuldan atılan "Ersen ve Galoşlar" grubu, Boynu Büküklerin okuluna sürülür. Hayatın kaymağını, külahını ve dibindeki çikolatasını yemiş olan bu grup, Boynu Büküklerin hayatını her anlamda daha da zorlaştıracaktır. Boynu Bükükler ile aralarında sürprizlere açık, amansız bir mücadele başlayacaktır.

Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....

Nazım ile Bahar, dört çocuk sahibi, birbirini seven bir çifttir. Karakterleri taban tabana zıt olunca ev hayatı da epey renkli ve hareketlidir. Bazılarına göre, çiftin aynı evde yaşamaları bile mucizedir. Ancak onlar farklılıklarına ve fikir ayrılıklarına rağmen aile hayatlarının ve çekirdek ailelerini bir arada tutmaya çalışırlar.
Görsel yokİdealist bir nefroloji doçenti olan Peride, Boğaz'da bahçe içinde üç katlı bir evde oğlu Oğul ve yıllardır ev işlerinde yatılı yardımcı olarak çalışan Şerife ile birlikte yaşamaktadır. Kendisini gibi doktor olan kocasını bir trafik kazasında kaybetmiştir. Çok zengin olan ailesinin maddi desteğini geri çevirecek kadar gururlu bir kadın olan Peride, bir hastasına yetişmek için evden apar topar çıktığı bir gün, Karadenizli bir taksi şoförü olan Recep ile tanışır. İki küçük kızını trajik bir kaza sonucu kaybeden Recep, geçmişin enkazı altında ezilmiş, kendi halinde bir adamdır. Peride için, bir şoförle aşka yelken açmak ne denli imkansız gibiyse yaralarını kapatmamaya yeminli Recep için de, bu dobra ve kendinden çok farklı kadının aşkına kayıtsız şartsız teslim olmak da o denli imkansızdır. Ama birbirlerini daha ilk görüşlerinde hissettikleri o karşı koyamama duygusu, yakınlaştıkça katlanacak; bu aşk her şeye rağmen ikisini de içine alan bir girdaba dönüşecektir.

Kemal karısının abisini öldürmekle suçlanmış, masumiyetine kimseyi inandıramamış, 21 yıl hüküm giyip iyi hal ve infaz yasasından yararlanarak 7 yıl yatıp çıkmıştır. O cezaevindeyken karısı Nihan boşanmış, bir kez bile ziyaretine gitmemiştir. Kemal içeri girdiğinde henüz 1 yaşında olan oğlunu yedi yıl boyunca görmemiş, hiçbir haber alamamıştır. Tüm bu süreçte oğluna kavuşma hayaliyle yaşama tutunmuştur. Ona tek destek olan, liseden beri dostu olan Erhan ve Erhan’ın avukat kız kardeşi Yaren olmuştur. Kemal hapisten çıktığı gün eski kayınvalidesi Ümran tarafından vurulur. Ümran ettiği intikam yeminini tutmuştur. Nihan, annesinin eski eşi Kemal’i vurduğu ana tanık olmuştur. Duyguları alt üst olur ama bir kez daha tercihini annesinden yana kullanır. Kemal ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, oğlunun hayaliyle hayata döner.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

Sema ve Orhan birbirlerini delice severek evlenmişlerdir. Fakat Sema’nın annesi Leman başından beri bu evliliğe karşıdır. Hem damadı Orhan’ı, hem de damadın babası Sermet’i istememektedir. Çünkü Leman hanım yıllar önce Sermet beyle evliliğin eşiğinden dönmüştür. Sermet, son anda başka bir kadını tercih edip Leman’dan ayrılmıştır. Fakat ne var ki, yıllar sonra Leman’ın kızı Sema, Sermet’in oğlu Orhan’la evlenmiştir. Bu kaderin sürprizlerle dolu bir cilvesidir. Leman kızıyla damadını ayırmak için elinden geleni ardına koymamış, zaten kıskançlık yüzünden sık sık kavga eden çifti sonunda ayırmıştır. Bir tarafta bu evliliği istemeyen Leman hanımın komutanlığında Sema cephesi, diğer tarafta bu evliliği çok isteyen Sermet bey komutanlığında Orhan cephesi... Bu savaşın asıl belirleyicileri ise Orhan ve Sema’nın çocukları Elif ve Serkan... Her ikisi de dedeleriyle birlikte bu evliliğin kurtulması için var güçleriyle savaşacaklardır.