İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

Azra ve Cengiz, 2 milyon dolar değerinde olan değerli bir taşı ABD’de yapılacak olan bir müzayedeye götürmekle görevlidir. İkili bu amaçla 811 numaralı uçağa biner. Ancak yolculuk onların düşlediğinden bambaşka bir şekilde gerçekleşir. Uçağın içinde şüpheli bir ölüm meydana gelir. Bu durum hem yolcuların hem de Azra ve Cengiz’in hayatının değişmesine neden olur.

Cesareti, merhameti ve adalet duygusu daha küçük yaştayken içine yerleşmiş olan Cevahir, köydeki haylazlıklarından bıkmış olan ailesi tarafından çalışması için İstanbul’da kahvehane işleten köylüleri Seyfi’nin yanına gönderilir. Ardından gelişen olaylar ile birlikte kendini kabadayılar alemine girmiş bulur ve zirveye yükseliş hikayesi başlar.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

Zengin bir ailenin kızı olan Nazlı (Bereket), bir tatile çıkar ve Bodrum'da teknelerde çalışan bir kaptana âşık olur... Genç kızın âşık olduğu adam, aslında bohem hayatı yaşayan genç bir arkeologtur. Doludizgin aşklarını evlilikle noktalamak isteyen gençler, ailelerin karşı çıkmasına rağmen hedeflerinden vazgeçmezler. Fakat acı bir sürpriz, Nazlı ve eşini kolları arasına almakta gecikmez...

Mehmet Ali Pamuk, evli ve üç çocuklu, İstanbul Anadolu Yakası’nda, mahalle arasında özel halk sağlığı kliniği sahibi, idealist bir hekim ve daha da idealist bir aile babasıdır. Mehmet Ali, tıp fakültesinde okurken, kampüste tanıştığı, halkla ilişkiler bölümünde okuyan ve çok güzel bir İstanbul Kadıköy kızı olan Aslı’ya aşık olmuş ve sonunda O’nunla evlenmeyi başarmıştır. Yıllar geçmiş, çiftin çocukları olmuş, hepsi okul çağına gelmiş, hatta büyük kızları evlenme çağına yaklaşmıştır, ama değişen hiçbir şey olmamıştır. Zavallı Kadıköy kızı Aslı, hala aynı apartmanda, giriş katında oturan kayınvalidesi ve kayınpederi ile birlikte yaşamaktadır ve 7/24 kayınvalide baskısı altındadır.

İlk gençlik yıllarından beri birbirlerine aşık olan İpek ve Çetin, on beş sene sonra ayrılık kararı alırlar. Bu kararının ardından çift, "Tüm zorluklara rağmen aşk hala mümkün müdür? Mutlu evliliğin formülü nedir?" gibi sorulara cevap ararlar.

Türkiye'nin seksenli yıllardaki hayatı, doksanlara geldikten sonra yerini mahallelerden büyük şehirlere, küçük esnaftan büyük süper marketlere, yeni cep telefonları, bilgisayar oyunları hayatımıza girmiştir. Doksanlar dizisi, Türkiye'nin bu değişimini gösterecektir.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Her şey Azize'nin Hasan'ı çevresi ile tanıştırmak için verdiği partiyle başlar. Saffet gelemediği için Zeyno yalnızdır. Azize'nin tüm heyecanlı bekleyişine rağmen Hasan da gelmez. Biten partinin ardından iki kız canları sıkkın bir şekilde karanlıkta otururlarken, en beklemedikleri anda Hasan çıkagelir. Azize küskünlüğünü bozmayıp sessiz kalırken, birbirini daha önce hiç görmemiş olan Zeyno ve Hasan muzip bir oyunla ilk kez diyaloğa girerler. Havada oluşan tuhaf elektriğin farkına varan Azize oyunu sona erdirir ama çok geçtir; yüz yüze gelen Hasan ve Zeyno, "ilk görüşte aşk" denen tuzağa düşmüşlerdir bile. O andan itibaren her ikisi için de kalp ağrısı başlayacaktır.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

Anadolu’da mobilyacılık yapan Osman çekyatı bulmuştur. Daha önceden Osman’ın yanında çırak olarak çalışan insanlar İstanbul’a giderek işlerini büyütmüşlerdir. Vaktinin çoğunu İstanbul’daki alışveriş merkezlerinde geçiren Osman’ın karısı Neriman ise işlerin büyümesi için İstanbul’a taşınmalarının şart olduğuna Osman’ı ikna eder. Böylece kendiside İstanbul’daki sosyetenin içine girerek sınıf atlayabilecektir. Osman daha fazla para kazanmak için geldiği İstanbul’da daha ilk günlerden para kaybetmeye başlamıştır bile. Ancak kaplanların olduğu yerde kedilerin miyavlamayacağını herkese göstermekte de kararlıdır.

Bir zamanlar düşman olan iki aile arasında sağlanacak barış için tek yol, ailelerin çocuklarının evlenmesidir. Doğulu bir aileden gelmesine rağmen batılı gibi yetiştirilmiş olan Hazar'ın hayatı kardeşinin öldürülmesiyle baştan aşağı değişir. Tam bitti derken yeniden alevlenen kan davasını ortadan kaldırmak için bir anlaşma yapılır. Hazar, Şahvarların kızı Zilan ile evlenmelidir.