İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

5 filminden 1'i İzlenir çıktı, 6 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Bican Günalan, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Bir Demet Tiyatro'da oynadığı Fadıl Fıdıllıoğlu karakteriyle tanınır. 1980 yılında İstanbul Akademik Sanat Topluluğu ile sanat hayatına başladı. ABC Gençlik Tiyatrosu, Nöbetçi Tiyatro, Ortaoyuncular ve BKM'de çalıştı. BKM'de, Otogargara ve Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü oyunlarında yer aldı. Sinema ve dizi filmlerde rol aldı.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Nihayet babasını bulan Hüseyin'in artık tek bir amacı vardır: Yeni arkadaşının da yardımıyla, sevdiği kıza kavuşmak!

Büyükannesi ve büyükbabasıyla küçük bir köyde yaşayan klarnetçi İstanbul'a gitmek zorunda kalır. Burada aniden gelen şöhretin tadını çıkaran bir şarkıcıyla tanışır.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Bizim Okul; öğrencilerin derslerde yeni bilgiler öğrenirken, aynı zamanda birlikte eğlenmeyi, sağlam dostluklar kurmayı, zor zamanlarında arkadaşlarının yanında olmayı öğrendiği bir hayat okulu. Okulun haylaz öğrencilerinin bir araya geldiği 10-A sınıfı ise öğretmenlerin korkulu rüyası!

Münir ve İnci Şenyuva, ortaklaşa bir psikiyatri kliniği işletmektedirler. Uzmanlık alanları aile terapistliğidir. Münir'in kayınvalidesi Devlet Planlama Teşkilatı'ndan emekli Gülümser; babası, devlet sanatçısı, emekli koro şefi Kalender Şenyuva; zampara kardeşi Nurettin ve oğlu Ataberk çevresinde çeşitli komik olaylar yaşanmaktadır. Her bölümde yeni konular işlenmektedir.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Melahat, kızı Tuğçe ve sanayici kocası Kemal bey ile birlikte rüya gibi zengin bir hayat sürmektedirler. Fakat Kemal beyin işleri bozulur ve iflas eder. İflası gururuna yediremeyen Kemal bey intihar edince Melahat ve kızı Tuğçe bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalırlar. Nuri bey, yıllar önce Kemal beyin özel şoför olarak çalışmıştır. Sonraları ayrılıp bir taksi durağı kurmuştur. Şimdi Kemal beye ve ailesine olan vefa borcunu ödemek istemektedir. Bütün umutlarının bittiği anda yardımlarına yine Nuri bey koşar. Melahat'e kendi taksi durağında şoförlük işi verir. Melahat'in gelişiyle zaten şenlikli bir yer olan taksi durağı iyice şenlenir. Kimler yoktur ki bu durakta? Tatlı üçkağıtçı Sinan, aksi ve sinirli bir şoför olan Sülüman, türkücü olmak için Güneydoğu'dan gelmiş taksici Seyit, geçinmek için ek iş yapan öğretmen Muzaffer, tıp fakültesinde okuyabilmek için geceleri taksiye çıkan Murat ve Karadenizli saf bir çocuk olan çaycımız Ali Kemal...

İsmet, İstanbul'un küçük ve bir aileymişçesine birbirine bağlı semtlerinden birinde canından çok sevdiği oğlu Özgür ile birlikte yaşayan bir meyhanecidir. Özgür ölecektir, çok sevdiği hayattan ve babasından koparılmadan önce yaşayabileceği sadece 1 ayı kalmıştır. Herkes birlik olup bu haberi baba oğuldan saklamaya ve Özgür'e son ayını olabilecek en mutlu şekilde yaşatmaya karar verir. Şimdi akıllarında Özgür'ün gerçek aşk olmadan olmayacağına inandığı fakat babasının artık vaktinin geldiğini düşündüğü Özgür'ün milli olma durumu vardır. Bakalım mahalleli Özgür'e ölmeden önce ölümsüz aşkını yaşatabilecek midir?

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.