İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Birkan Sokullu, 6 Ekim 1985 tarihinde İstanbul'da, Boşnak göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bir bölümünü sporla iç içe geçiren Sokullu, profesyonel basketbol kariyerine odaklanmış ve 10 yıl boyunca çeşitli kulüplerde forma giymiştir. Ancak yaşadığı sakatlık nedeniyle basketbol kariyerini sonlandırmak zorunda kalmış ve üniversite eğitimi sırasında yönünü sanat dünyasına çevirmiştir. Maltepe Üniversitesi Radyo TV Programcılığı Bölümü'nden mezun olan Sokullu, üniversite yıllarında modellik yapmaya başlamış ve 2003 yılında katıldığı "Best Model of Turkey" yarışmasında üçüncülük elde ederek dikkatleri üzerine çekmiştir. Oyunculuğa olan ilgisiyle birlikte Dolunay Soysert'ten dersler alarak kendini geliştiren Sokullu, televizyon dünyasına ilk adımını "Melekler Korusun" dizisiyle atmış olsa da, asıl çıkışını "Küçük Kadınlar" dizisindeki Ayaz karakteriyle yapmıştır. Gençlik dizisi "Küçük Sırlar"da canlandırdığı Demir rolüyle popülaritesini artıran oyuncu, dönem dizisi "Kurt Seyit ve Şura"da canlandırdığı Petro karakteriyle oyunculuk yeteneğinin derinliğini ve kötü karakterleri canlandırmadaki başarısını kanıtlamıştır. Birkan Sokullu'nun kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, Burcu Biricik ile başrolü paylaştığı "Hayat Şarkısı" (2016) dizisidir. Canlandırdığı Kerim Cevher karakteri, naifliği ve karmaşık duygusal yapısıyla izleyicilerin büyük beğenisini kazanmış, Sokullu'yu romantik dram türünün aranan yüzlerinden biri haline getirmiştir. Dijital platformlarda da varlık gösteren oyuncu, Türkiye'nin ilk vampir dizisi "Yaşamayanlar"da Numel karakterine hayat vermiş ve Netflix yapımı belgesel-drama "Rise of Empires: Ottoman"da Cenevizli komutan Giovanni Giustiniani'yi canlandırarak uluslararası bir projede yer almıştır. Ancak Birkan Sokullu'yu oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve eleştirmenlerden tam not almasını sağlayan yapım, TRT 1 ekranlarında yayınlanan psikolojik drama "Masumlar Apartmanı" (2020) olmuştur. Bu dizide canlandırdığı Han Derenoğlu karakteri, gündüzleri başarılı bir iş adamı, geceleri ise çöp toplayarak travmalarıyla baş etmeye çalışan karmaşık bir ruh haline sahiptir. Sokullu'nun bu roldeki katmanlı performansı, kariyerinin en olgun ve çarpıcı işlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Son dönemde "Yüz Yıllık Mucize" dizisinde hiç yaşlanmayan 130 yaşındaki Kemal (Eşref) karakteriyle fantastik bir hikayenin merkezinde yer alan oyuncu, sinema ve dijital projelerle kariyerine aktif olarak devam etmektedir.

Korumacı dedesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan İnci’nin hayatı, yaptığı bir kazayla değişecektir. İnci’nin karışacağı kazada onu Han ve büyük sırlarla dolu ailesi beklemektedir. Han’ın yaşamı takıntılarla dolu olan ablaları Safiye ve Gülben’in en büyük korkusu ise kardeşlerini kaybetmektir. “Aşk”, İnci ve Han’ın her şeye rağmen birbirlerinden kopmasına engel olacak mıdır?

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Peşine düştüğü sanat eseri hırsızının eski sevgilisi olduğunu öğrenen bir Interpol ajanı, onu suçüstü yakalamak için bir plan yapar.

Senelerdir görüşmediği babası ile ilgili önemli bir haber alan Nisan, kızı ve eşi ile birlikte baba evine döner. Yıllar önce kaçarak uzaklaştığı bu köşkte tuhaf şeyler olmaktadır. Bir yandan kaçtığı geçmişi ile yüzleşme, bir yandan babasıyla ilgili sır perdesini kaldırmaya çalışan polis memurunun sorgulamaları Nisan’ı köşeye sıkıştırır. Köşkte neler olmaktadır? Babasının baş yapıtı olan resimdeki kadının gizemi nedir? Geçmiş kabuslarıyla yeniden karşılaşan Nisan, kendisini ve ailesini koruyabilmek için bu gizemi bir an önce aydınlatmak zorundadır.

Kronoloji, bir çiftin hayatına odaklanıyor. Hakan ile Nihal, dışarıdan bakılınca mutlu bir evliliğe sahip oldukları görülen bir çiftir. Ancak Nihal'in ansızın ortadan kaybolması, çiftin ilişkilerinin de düşünüldüğü kadar sorunsuz olmadığını ortaya çıkarır. Polis ile birlikte karısını aramaya çalışan Hakan, bu süreçte ilişkileri ile ilgili gerçeklerle yüzleşmeye başlar.

Osman Hamdi Bey'in ünlü eseri Yeşil Cami Önü tablosunun özel bir vakıftan çalınmasıyla başlayan hikaye, izleyiciyi suç, sır ve entrikalarla dolu bir dünyaya davet ediyor. Tablonun yasa dışı yollarla yurt dışına satılmak üzere bir depoya getirildiği gece, birbirinden farklı hayatlar aynı noktada kesişiyor.

Tam bir bilgisayar dehası olan Sinan’ın sahip olduğu olanaklara rağmen mümkün olduğunca insanlarla iletişim kurmadan, asosyal bir hayat sürerken Türkiye’nin en büyük iş insanlarından birinin ilgi çekici güzellikteki kızı Nevra ile yolları kesişince geçmişin kapıları bir bir açılır. Ortaya dökülen sırlarla, Nevra da kendi gerçekliğiyle buluşur. Birlikte köklerine doğru, gerilim dolu bir yolculuğa çıkarlar. Yaşayacakları yüzleşme ve tutkulu aşk beraberinde birçok felaketi ve ölümü getirecektir.

Ali Tahir (Birkan Sokullu) Sakarya Cephesi’nde savaşırken şehit düşer. Defnedilmek üzereyken yaşanan bir mucize ona yeniden hayat verir. Ancak bu mucize Ali Tahir’in hiç yaşlanmamasına neden olur. 130 yıllık yaşamına çok şey sığdıran Ali Tahir için hayatına devam etmek daha da zorlaşır. Ali Tahir’in -son ismiyle Kemal’in- sırrını bilen tek kişi ise çocukluğundan beri tanıdığı Turgut (Necip Memili) olmuştur. Asıl mesleği avukatlık olan ama yazmaya heves duyan ve ilk romanını yazmak için uğraşan Harika (Ebru Şahin) ise halası Süreyya (Zerrin Tekindor) tarafından büyütülmüştür ve halaları, kardeşi ve kuzenleriyle birlikte 8 kadın aynı evde yaşamaktadır. Evden romanını yazmak için ayrılan Harika’nın hiç ummadığı anda yolu Kemal’le kesişir.

Korumacı dedesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan İnci’nin hayatı, yaptığı bir kazayla değişecektir. İnci’nin karışacağı kazada onu Han ve büyük sırlarla dolu ailesi beklemektedir. Han’ın yaşamı takıntılarla dolu olan ablaları Safiye ve Gülben’in en büyük korkusu ise kardeşlerini kaybetmektir. “Aşk”, İnci ve Han’ın her şeye rağmen birbirlerinden kopmasına engel olacak mıdır?

Fatih Sultan Mehmet olarak bilinen II. Mehmet’in destansı hikayesinin anlatıldığı dizide, Sultan II. Mehmet’in 13 yaşında tahta çıkmasının ardından masalsı yükselişi, Konstantinopolis'i devirmesi ve 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli hükümdarlarından biri haline gelmesi konu ediliyor.

İtilaf Devletlerinin İstanbul’u işgal etmesi sonucu Meclis-i Mebûsan’ın dağılması ile Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğindeki Kuvayi Milliye hareketi ve sonrasında meclisin tam bağımsız olarak Ankara’da açılması arasında yaşananları konu ediyor. Dizide, istanbul’un işgal edilip, Meclis-i Mebûsan’ın dağıtılmasının ardından mebusların vatan aşkı ile karşılarına çıkan tüm engellere rağmen Ankara’ya uğraşmaya çalışması, Mustafa Kemal Paşa’nın yeni ve tam bağımsız bir meclisin açılması için verdiği mücadele ve işgaller karşısında milli iradenin gücü konu ediliyor.

Aynı gün otuz beşine basan dört insan… Dördü de hayatlarının en önemli gününü yaşamak üzere… Cem çok sevdiği karısı Reyhan’la doğum gününü kutlamaya hazırlanırken, Reyhan’ın aniden doğum sancısı tutar. Riskli bir doğum olmasına rağmen, son ana kadar her şeyin yolunda gideceğine ve üçüzleri kucaklarına alacaklarına inanırlar. Ancak hayatın onlar için bambaşka bir planı vardır.

Mia, kendisini vampire dönüştüren Dmitry’yi öldürüp yeniden insan olmak için İstanbul’a gelir. Fakat İstanbul’un onun için başka planları vardır. Mia kendisini iyiyle kötünün, aşkla nefretin, yaşamla ölümün birbirlerine dönüştüğü soluk soluğa bir hikayenin tam merkezinde bulur. Bu hikayede ona eşlik edenlerse karanlık ve çekici Karmen, geçmişinde büyük bir sır barındıran savaşçı Numel ve İstanbul’un kenar mahallelerinde vampirlere karşı direnen avcılardır. Hepsinden de önemlisi, insanlar ve vampirler arasında büyük bir savaş başlamak üzeredir. Mia'nın en büyük sınavı ise büyük savaş başladığında kimin tarafında savaşacağıdır.

Kanatları kırık, yaralı iki melek… Seliha ve Cihangir... İkisinin de dışında kırılmaz birer kabuk. Ve suçlu bir dünya.. Cihangir ve Seliha bu dünyanın tamamen zıt kutuplarında dururken hayat onları bir araya getirecektir. Seliha azılı bir çetenin peşinde. Cihangir o çetenin lideri. İkisi de aynı mahallede, burunlarının dibinde, ipuçlarını toplayarak birbirini arıyor. Ama birbirlerinden habersiz…

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Kırımlı Türk üsteğmen Kurt Seyit ve asil Rus ailesinin güzeller güzeli kızı Şura’nın saltanat günlerinden, Karpatlar cephesine, isyan kıpırtılarından ihtilalin yangınına, Aluşta’dan, işgal altındaki İstanbul'a, 1920'lerin Pera'sına, kadar uzanan macera dolu yolculukları bir anlamda aşkın da yolculuğudur.

İstanbul’un fethinden sonra kurduğu devleti, cihan imparatorluğuna çevirmek isteyen Fatih, imparatorluğun ömrünü uzatacak kanunlarla da devlet yapısını sağlamlaştırmak ister. İstanbul’un fethinden sonra kurduğu devleti, cihan imparatorluğuna çevirmek isteyen Fatih, imparatorluğun ömrünü uzatacak kanunlarla da devlet yapısını sağlamlaştırmak ister. Bu esnada şehzadeler Bayezid, Mustafa, Cem ve valideleri Gülbahar, Çiçek ve Gülşah arasında gizliden gizliye süren rekabet, daha açıktan ve üst boyutlara taşınır. Şehzade valideleri için tek hedef, Sultan’dan sonra kendi evlatlarının tahta çıkmasıdır. Çünkü ancak bu şekilde hayatta kalmaları mümkün olacaktır.

Sahip oldukları paranın, dolayısıyla sahip oldukları gücün sınırı yok. Hikayenin ana temaları; masumiyet, büyümek, sırlar ve popüler olmak, sevilmek ve hayatta kalmak için söylemek zorunda olduğumuz yalanlar.

İpek hayallerinin peşinden cesaretle koşabilen 17 yaşında bir genç kızdır. Hayatın hiçbir isi, pası sinmemiştir ona. Annesi Melek de en çok bu yüzden korkmaktadır işte... Çünkü bu zamana kadar bütün kötülüklerden koruduğu kızı, İstanbul'a gidip oyunculuk okumak istemektedir. Melek hayatında ziyaretler dışında Balıkesir'den dışarıya adımını atmamıştır. Büyük şehirlerin türlü kötülükler dolu olduğunu bilir de, onlarla nasıl baş edilir. Onu bilmez. Bu yüzden de göndermek istemez İpek bakışlısını... İpek'ten önce bir çocuğu daha olmuştur. Ama onu ecel almıştır elinden... Ama Melek şimdi çok kararlıdır. Biricik kızını kimseye teslim etmeyecektir. Özellikle de İstanbul'a ve şaşalı hayatına... Ama Melek'in henüz bilmediği bir şey vardır. İstanbul zorluklarının yanında hem kendisine hem de İpek'e güzel sürprizler de hazırlamaktadır. Belki de İpek haklıdır: "Hayal ediyorsan sonuna kadar gitmeye cesaret de etmelisin... Merhaba İstanbul... Özgürlüğümün Başkenti"

Elif üç buçuk yıl cezaevinde yatmış bir suçludur. Suçu ise babasının yanarak öldüğü yangına sebebiyet vermektir. Cezaevinden çıkar çıkmaz, kendini aklamaya gerçek suçluyu bulmaya çalışır bu arada da gönlünü, kendini şoför olarak tanıtan aslında büyük bir holdingin veliahdı olan Ahmet'e kaptırır. Elif ve Ahmet birbirlerinden sakladıkları sırlarıyla beraber bir aşka yelken açarlar, ancak gerçekler onları hemen köşe başında beklemektedir.