İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Güven, 1 Mayıs 1964 tarihinde Kocaeli, Darıca’da dünyaya geldi. İki abisi, bir kız kardeşi vardır. Annesi Aynur Hanım ve babası Erdoğan Bey Girit’ten gelip Darıca’ya yerleşmiştir. Babası Darıca’da Aygaz tüp bayiliği yapmış. Küçüklüğünden itibaren babasının yanında çalışmıştır. Darıca Ortaokulundan sonra Gebze Lisesini tamamladı. 1983 yılında başladığı Ankara Hacettepe Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği'nde okuyarak 1988 yılında mezun oldu. Mezun olduktan sonra kısa bir zaman İngilizce öğretmenliği, animatörlük denemesi ve bir süre de turizm rehberliği ile meşgul oldu. İstanbul Sultanahmet'te İngilizce turist rehberliği yaptığı sırada iş görüşmesi için gittiği Man Ajans’ta Yavuz Turgul ile tanışmış ve onun sayesinde senarist Gani Müjde ile tanışmış sonra da onun yanında “Tükenmez Kalem” ekibinde senaryo yazarlığına başlamıştır. Gani Müjde, tanışmalarının ardından Birol Güven ile beraber 1996 yılında bir şirket kurdu. Şirkette ikilinin ortaklığı 2002 yılına kadar sürer. Daha sonra Güven, eşi Burcu Güven’le beraber isim değişikliğine giderek MinT’i (Made in Turkey) kurar. Cem Özer’in televizyonda yayınlanan “Laf Lafı Açıyor” programına iki sene metin yazarlığı yaptı. 1999 yılında ilk dizisi “Ayrılsak da Beraberiz” i TRT için yaptı. Ardından 2002 yılında “Çocuklar Duymasın” dizisini yaptı. Bu dizi beklenenin çok çok üzerinde bir ilgiyle karşılandı. Ardından, yine bir aile dizisi olan "En Son Babalar Duyar" ile televizyon izleyicisinin karşısına çıktı. Birol Güven, Burcu Güven ile evlidir. Can (d.1997) ve Öykü (d.2003) adında iki çocukları vardır.

Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişini ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizide sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek. Bir çocuk sobayı, merdaneli makineyi, pul yapıştırıp yolladığımız mektupları, anket defterlerini, siyah önlükleri, kolalı yakaları, sokaklarda koşturarak sürdüğümüz telli arabaları, misket dolu torbaları ilk defa bu dizide görecekler.

Çocuklar ister büyük olsun ister küçük, akla gelmeyecek işler karıştırır, ortalığı birbirine katar. Pirincin taşını ayıklamaksa hep anneye düşer. Aman babama bir şey çaktırma, aman sakın babam duymasın! Babalara duyurmadan çözülmeye çalışılan problemler, örtbas edilen yaramazlıklar... Hepimizin ailesinde benzer hatıraları olan olaylar...

Mükemmel Eşleşme dizisinde, annelerinin vesile olmasıyla tanışan iki gencin, mutlu bir aile kurması anlatılıyor.

Dizi, oyuncularını evden çıkarıp dizi çekmeye ikna etmeye çalışan bir yapımcıyı ve onun etrafındaki oyuncu dostlarının aile yaşamlarını konu ediniyor.Korona virüsü salgınının sıradan insanların yanı sıra ünlü insanların hayatlarını nasıl etkilediği bu dizi aracılığıyla gözler önüne serilecek.

İnsan sevdiklerini kaybedince ertelediği zamanlar değerli olur. Ama şimdi çok geçtir. Küçükken birbirlerini nedensiz seven kardeşler, büyüdükçe küçük nedenlerle birbirlerine nasıl düşerler? Hulusi (Ege Aydan) hayatının son günlerini kendi evinde yalnız ve tek başına geçirmiştir. Hulusi yaşarken yapamadığını öldükten sonra başarabilecek midir? Miras olarak bıraktığı bu eski ev bir mülk gibi paylaşılacak mı yoksa bu aileyi tekrar bir arada mı tutacaktır?

Levent ve Sevda büyük bir aşkla evlenmiş ancak 18 yıl önce boşanmışlardır. Her zaman daha fazlasını isteyen Levent’e Sevda ile birlikte kurdukları bu mutlu ama küçük hayat yetmemiştir. Kocasına büyük bir aşkla bağlı olan Sevda, Levent’in ondan ayrılmak istediği gün hamile olduğu haberini heyecanla vermek isterken, ayrılık teklifiyle yıkılır ve Levent’e hamile olduğunu söylemez.

Defne, âşık olduğu adam tarafından doğmamış çocuğu ile birlikte terk edilmiştir. Oğlu Bora'ya babasının kendisini terk ettiğini söyleyemez ve ona babasının ağzından mektuplar yazar. Bu, onu bir süre oyalasa da, baba özlemi dayanılmaz hale geldiğinde Bora konuşmamaya başlar. Tekin, değerli antikalar, tablolar çalan bir sanat hırsızıdır. Hırsızlık yapmak için Defne'nin evine girdiğinde, Bora uyanır ve onu hiç görmediği babası sanar. Bora uzun bir süreden sonra ilk defa konuşmuştur. Defne tamamen çaresiz kalmıştır. Ya oğluna babasıyla ilgili tüm gerçekleri anlatacak ya da uzun süre sonra Bora'nın konuşmasını sağlayan hırsızın peşine düşerek onu baba diye eve getirecektir.

Zengin işadamının şımarık oğlu eğitimini Amerika’da tamamlamıştır. Uzun yıllar orada takılmış, zevk ve sefa içinde hayatın gerçeklerinden uzak kalmıştır. Türkiye’ye dönmeye karar veren bu genç ve yakışıklı adamın hedefi babasının kurduğu büyük holdingin başına geçmektir. Oysa babasının şımarık oğlu için çok değişik bir planı vardır. Oğlunun, fabrikalarından birine işçi olarak girmesini ve mesleği en alttan başlayarak yavaş yavaş öğrenmesini istemektedir. Genç adam once bu teklife çok büyük tepki gösterse de kabul etmek zorunda kalır ve babasının fabrikasında işçi olarak işe başlar. Bu büyük sırrı sadece baba ve emektar personel müdürü bilmektedir. Ne işçiler, ne ustabaşı, ne de herkesin nefret ettiği kötü adam fabrika müdürü bu sırrı bilmemektedir. Geleceğin patronu şimdi gizli bir işçidir.

Türkiye'nin seksenli yıllardaki hayatı, doksanlara geldikten sonra yerini mahallelerden büyük şehirlere, küçük esnaftan büyük süper marketlere, yeni cep telefonları, bilgisayar oyunları hayatımıza girmiştir. Doksanlar dizisi, Türkiye'nin bu değişimini gösterecektir.

Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişini ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizide sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek. Bir çocuk sobayı, merdaneli makineyi, pul yapıştırıp yolladığımız mektupları, anket defterlerini, siyah önlükleri, kolalı yakaları, sokaklarda koşturarak sürdüğümüz telli arabaları, misket dolu torbaları ilk defa bu dizide görecekler.

Zengin Kız Fakir Oğlan, modern bir Keloğlan masalı. Sıradan bir banka çalışanı olan Nurhan’ın (Ufuk Özkan) zengin bir aileye damat adayı olması ve kızlarını canından çok seven baba Kemal’in (Hüseyin Avni Danyal) ise onu kızına layık görmemesi üzerine olaylar gelişiyor.

Arka Sıradakiler dizisinin Kemal öğretmeni bu sefer kolejde okuyan gençlerin hayatını değiştirmek için uğraşıyor. Kemal öğretmen, yaşadığı büyük acılar ve olaylardan sonra, mesleğine bir süre ara vermiştir. Ancak, çok yakın arkadaşı ve meslektaşı olan, Leyla öğretmenin Özel bir vakıf lisesinde, burslu okuyan oğlunun ölümü ile tekrar sarsılır. Bu ölüme, kayıtsız kalamaz ve olayın faillerinin bulanması için araştırmaya başlar. Kemal öğretmen’in takip ettiği bütün izler, onu öldürülen gencin okuduğu, Özel vakıf lisesine ve orada okuyan varlıklı aile çocuklarına kadar ulaştırır. Kemal hoca, yıllarca şehrin ve hayatın kenara ittiği, okulda bile arka sıralara itilmiş gençlerle uğraştıktan sonra, artık “ağzında gümüş kaşıkla doğanların dünyasına giriyor. Ancak gördüğü tek şey; ister varlıklı, ister fakir olsun, gençlerin her zaman bir yol göstericiye ihtiyacı olduğu. Bakalım bu kez Kemal Öğretmen kaç kişinin hayatını değiştirecek?

Yaşları ilerlemiş ve aşktan ümidi kesmiş iki insanın bir evlendirme programında karşılaşmasıyla değişen hayatlarının hikâyesi. Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası? Bu evlilik yalnızlıklarına çare olacak mı yoksa bir yastıkta iki yalnız olmaya devam mı edecekler? Bir yanda üç kere boşanmış gönül işlerinde başarısız bir adam öteki tarafta aldatılmış yaralı bir kadın. Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak. Ama bu işten dönüş yok. Çünkü aşk bacayı sardı artık. Peki ya çocuklar? Babalarının evlenmelerini hiç istemediler. Şimdi ne yapacaklar? Birbirinden farklı bu kadar insan bir eve toplanırsa neler olur?

"Yalancı Romantik" evlilikte kadının ve erkeğin değişimini, gelişimini ve bazen de gerilemesini anlatan bir durum komedisi. Bekarların evlilere özendiği, evlilerin bekarlara bakıp iç çektiği bir ilişkiler yumağı. Cinsellik uğruna oynanan oyunlar, söylenen yalanlar, takılan maskeler, gizli saklı düşünceler artık bu dizide ortaya çıkacak.

Gençlik dizisi olan Arka Sıradakiler'de çete kavgaları, uyuşturucu, haraç alınması konu edilmektedir. Olayların ana mekânı; yıllardır üniversiteye bir tek öğrenci bile gönderememiş, unutulmuş bir lisedir. Büyük Zafer Lisesi adlı lisenin öğrencileri ve okula yeni gelen idealist bir öğretmenin bu öğrencileri doğru yola sokma mücadelesini anlatmaktadır.
Görsel yokYakışıklı asayiş müdürü Fatih (Pamir Pekin) ne zaman ne yapacağı belli olmayan, gözü kara bir baş komiserdir. Selin (Sema Mumcu) işini çok seven, başarılı bir işletme müdürüdür. Güzelliğiyle bir çok erkeğin elde etmek için peşinden koştuğu Selin, sadece işine aşık bir kadındır. En gerçek ayrılıkların ve en sıcak buluşmaların mekanı havaalanında sıra dışı aşklar ve hayatlarla tanışacaksınız.

Begüm deneme sınavından kötü bir puan aldığı için Sevim ve Ahmet dershaneye çağrılır. Rehber öğretmenler Serdar ve Yeşim, Begüm için çok sıkı bir program verirler Sevim'e. Begüm artık her gün etüt için dershaneye de gelecektir. Sevim, Begüm için çok pahalı olmasına rağmen özel bir hoca bile tutar. Begüm, Yeşim Öğretmen'e, Burak'a aşık olduğunu söyler. Bu durum iki ailenin de evinde atom bombası etkisi yaratır. Burak'ın ablası Yelda, erkek arkadaşının etkisiyle kötü alışkanlıklar edinir. Sevim'in ilgisizliğinden sıkılan Ahmet ise yeni tanıştığı bir kadına ilgi duymaya başlar. OKS, iki ailenin de hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirmeye başlamıştır artık.

Anadolu’da mobilyacılık yapan Osman çekyatı bulmuştur. Daha önceden Osman’ın yanında çırak olarak çalışan insanlar İstanbul’a giderek işlerini büyütmüşlerdir. Vaktinin çoğunu İstanbul’daki alışveriş merkezlerinde geçiren Osman’ın karısı Neriman ise işlerin büyümesi için İstanbul’a taşınmalarının şart olduğuna Osman’ı ikna eder. Böylece kendiside İstanbul’daki sosyetenin içine girerek sınıf atlayabilecektir. Osman daha fazla para kazanmak için geldiği İstanbul’da daha ilk günlerden para kaybetmeye başlamıştır bile. Ancak kaplanların olduğu yerde kedilerin miyavlamayacağını herkese göstermekte de kararlıdır.

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

Evlilikteki küçük şeyleri büyük sorunlara dönüştürebilen, olayların bu hale gelmesinde sürekli birbirlerini suçlayan, sık sık boşanmaktan söz etseler de onlar için dünyadaki en değerli şey olan çocukları düşünerek vazgeçen Meltem ile Haluk çiftinin öyküsü, pek çok ailenin yaşantısına ayna tutuyor.

Çocuklar ister büyük olsun ister küçük, akla gelmeyecek işler karıştırır, ortalığı birbirine katar. Pirincin taşını ayıklamaksa hep anneye düşer. Aman babama bir şey çaktırma, aman sakın babam duymasın! Babalara duyurmadan çözülmeye çalışılan problemler, örtbas edilen yaramazlıklar... Hepimizin ailesinde benzer hatıraları olan olaylar...
