İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 filminden 2'si İzlenir çıktı, 4 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Robert Elmer Balaban, Born: August 16, 1945, Chicago, Illinois, U.S (Height: 5' 5" [1.65 m]). is an American actor, author, comedian, director, and producer. He is best known for his appearances in the Christopher Guest mockumentary comedies Waiting for Guffman (1996), Best in Show (2000), A Mighty Wind (2003), and For Your Consideration (2006), as well as his roles in the films Midnight Cowboy (1969), Close Encounters of the Third Kind (1977), Altered States (1980), 2010 (1984), Deconstructing Harry (1997), and Capote (2005). Balaban has also directed three feature films, in addition to numerous television episodes and films. He is also an author of children's novels. Balaban began his career in the 1960s, appearing in small roles in films and television shows. He made his breakthrough role in the 1969 film Midnight Cowboy, playing a young hustler who befriends an aging rodeo cowboy. In the 1970s, Balaban appeared in a number of popular films, including Close Encounters of the Third Kind (1977), Altered States (1980), and 2010 (1984). He also continued to work in television, appearing in recurring roles on the shows Lou Grant and Designing Women. In the 1990s, Balaban began a long and fruitful collaboration with filmmaker Christopher Guest. He appeared in all of Guest's mockumentary comedies, including Waiting for Guffman (1996), Best in Show (2000), A Mighty Wind (2003), and For Your Consideration (2006). Balaban's performances in these films were widely praised, and he earned a reputation as one of the most reliable comedic actors in Hollywood. In addition to his work in film and television, Balaban has also directed three feature films: The Last Shot (1999), Bernie (2011), and A Little Help (2010). He is also a successful author of children's novels, and he has won several awards for his writing. Balaban is a respected and versatile actor who has enjoyed a long and successful career in the entertainment industry. He is known for his sharp wit, his impeccable comedic timing, and his ability to create memorable characters. He is a true Renaissance man, and he is sure to continue to entertain audiences for many years to come. Balaban has been nominated for numerous awards throughout his career. He has won two Primetime Emmy Awards, for his work on the television shows Lou Grant and Designing Women. He has also been nominated for two Tony Awards, for his performances in the Broadway plays The Norman Conquests and The Plough and the Stars. Balaban is a recipient of the American Film Institute's Lifetime Achievement Award. He is also a member of the Academy of Motion Picture Arts and Sciences. Balaban is married to Lynn Grossman, and they have two children together. He is a resident of New York City.

Film, köpeklerin “köpek gribi” nedeniyle çok uzaklarda isimsiz bir adada karantina altına alındıkları distropik geleceğin Japonya’sında geçiyor. Bu adanın yerlileri olan beş köpek – Chief, Rex, Boss, Duke ve King– izole olmuş bir hayatta yalnızlıklarından bezmişlerdir. Ta ki Atari Kobayashi adında bir çocuk kaybolan köpeği Spots’u aramak için adaya gelene kadar… Atari köpeğini bulmaya çalışırken bu beş köpekten yardım isteyecek ve onlar da Atari’yi onu almaya gelen Japon yetkililerden koruyacaklardır. Yönetmen Wes Anderson, filmi çekerken Akira Kurosawa’dan ilham aldığını açıklamıştır.

Issız bir yolda kamyonetiyle gitmekte olan Roy Neary birden motorun garip çalışması yüzünden durmak zorunda kalır ve dışarı çıktığında da tepesinden gelen çok güçlü bir ışığın rahasız edici parlaklığı altında kalır. Bu durumdan çok etkilenen Roy, aradan geçen zaman içinde garip hayeller görmeye ve 5 notadan oluşan bir müzik sesi duymaya başlamıştır. 1945 yılında kaybolduğu kayıtlarda bulunan uçaklar Mojave Çölünde ortaya çıkar. Havayollarına ait bir yolcu uçağı da pilotun ne olduğunu söyleyemediği çok parlak bir cisim gürdüğünü rapor eder. Bütün bu olaylar Birleşik Devletler Hükümetini bu uzaylı yaratıkların nereye inmeyi düşündüklerini bulmak ve paniğe neden olmaması için, halkın oradan uzak durmasını sağlamaya yarayacak bir bahane yaratma çabalarına girmesine neden olur.

Seçkin bir üniversitede ilk defa beyaz olmayan bir kadın bölüm başkanlığına getirilir ve İngilizce bölümünde zorlu talepleri ve yüksek beklentileri karşılamaya çalışır.

1950'li yıllarda geçen Fransız Postası, Paris'te bir Amerikan gazete bürosunda çalışan gazetecilere odaklanıyor. The New Yorker dergisinde yayımlanmış gerçek makalelerden esinlenen, hayali bir gazetenin Fransa bürosunun son sayısının hazırlık aşamasında yaşanılanların konu edildiği yapımda, yapımda iç içe geçen üç hikaye anlatılıyor.

Film, köpeklerin “köpek gribi” nedeniyle çok uzaklarda isimsiz bir adada karantina altına alındıkları distropik geleceğin Japonya’sında geçiyor. Bu adanın yerlileri olan beş köpek – Chief, Rex, Boss, Duke ve King– izole olmuş bir hayatta yalnızlıklarından bezmişlerdir. Ta ki Atari Kobayashi adında bir çocuk kaybolan köpeği Spots’u aramak için adaya gelene kadar… Atari köpeğini bulmaya çalışırken bu beş köpekten yardım isteyecek ve onlar da Atari’yi onu almaya gelen Japon yetkililerden koruyacaklardır. Yönetmen Wes Anderson, filmi çekerken Akira Kurosawa’dan ilham aldığını açıklamıştır.

Çok çabuk korkan, pimpirikli bir hemşire, gizli sırlarla dolu bir evde yaşayan bir korku romanı yazarının hasta bakıcılığını üstlenir.

Tarihin en büyük hazine avının gerçek hikayesinden uyarlanan The Monuments Men tuhaf bir 2. Dünya Savaşı müfrezesini anlatıyor. Bu müfrezedekiler FDR tarafından sanat eserlerini Nazi hırsızlarından kurtarmak ve sahiplerine ulaştırmak için Almanya’ya gitmekle görevlendiriliyorlar. Ancak bu imkansız bir görevdir: düşman hattının arkasında kalan sanat eserleri ve her şeyi yok etme emir almış Alman ordusuyla, bu adamlar – hiç askeri deneyimi olmayan yedi müze müdürü, koleksiyon yöneticisi ve sanat tarihçisi- nasıl başarılı olabilir ki? Ancak Monuments Men olarak bilinen bu adamlar kendilerini 1000 yıllık kültürün yok olmasını önlemek için zamana karşı yarışırken, insanoğlunun en büyük başarılarını korumak için hayatlarını da riske atacaklardır..

Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...

Bir mafya çetesinde kurye olarak çalışan Jerry Welbach (Brad Pitt) kız arkadaşının baskıları sonucunda kafası karışık bir halde bu pis dünyadan çekilip çekilmemeyi kendisiyle tartışmaktadır. Samantha (Julia Roberts) ondan çeteyle ilişkisini bitirmesini kesin olarak istemekte, aksi takdirde terk edeceğini söylemektedir. Jerry'nin patronu ondan Meksika'ya gitmesini ve kısaca 'Meksikalı' olarak bilinen paha biçilmez bir antika silahı ele geçirip getirmesini ister. 'Meksikalı' adını taşıyan bu silah artık başlıbaşına bir efsaneye dönüşmüştür. Silahı bulmak zor olmaz ancak asıl iş onu getirmektir. Ayrıca bu silahın lanetli olduğunu düşünmek için yeterli delil de varken iş iyice zora girer.

Issız bir yolda kamyonetiyle gitmekte olan Roy Neary birden motorun garip çalışması yüzünden durmak zorunda kalır ve dışarı çıktığında da tepesinden gelen çok güçlü bir ışığın rahasız edici parlaklığı altında kalır. Bu durumdan çok etkilenen Roy, aradan geçen zaman içinde garip hayeller görmeye ve 5 notadan oluşan bir müzik sesi duymaya başlamıştır. 1945 yılında kaybolduğu kayıtlarda bulunan uçaklar Mojave Çölünde ortaya çıkar. Havayollarına ait bir yolcu uçağı da pilotun ne olduğunu söyleyemediği çok parlak bir cisim gürdüğünü rapor eder. Bütün bu olaylar Birleşik Devletler Hükümetini bu uzaylı yaratıkların nereye inmeyi düşündüklerini bulmak ve paniğe neden olmaması için, halkın oradan uzak durmasını sağlamaya yarayacak bir bahane yaratma çabalarına girmesine neden olur.

Seçkin bir üniversitede ilk defa beyaz olmayan bir kadın bölüm başkanlığına getirilir ve İngilizce bölümünde zorlu talepleri ve yüksek beklentileri karşılamaya çalışır.

Payton has known since childhood that he's going to be president. First he'll have to navigate the most treacherous political landscape: high school.

In this genre-bending tale, Errol Morris explores the mysterious death of a U.S. scientist entangled in a secret Cold War program known as MK-Ultra.

Belediye Başkanı Nick Wasicsko, federal mahkemelerin kasabanın beyaz, orta sınıf tarafına toplu konut inşa edilmesini emretmesiyle Yonkers'ın en kötü krizinin ortasında 1987'de göreve başladı. Bu karar, şehri korku, ırkçılık, cinayet ve siyasetle körüklenen acı bir savaşta ikiye böldü.