İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 2'si İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Brian Howe, 17 Mayıs 1961 tarihinde Rock Hill, Güney Carolina'da dünyaya gelmiştir. Winthrop Üniversitesi'nde eğitimini tamamladıktan sonra oyunculuk kariyerine tiyatro sahnelerinde başlamış, ardından doğal yeteneği ve sahne hakimiyeti sayesinde televizyon ve sinema dünyasına geçiş yapmıştır. Genellikle otorite figürlerini, bürokratları veya "sokaktaki adam" tiplemelerini başarıyla canlandıran Howe, Hollywood'un en güvenilir ve tanınan karakter oyuncularından biri olmayı başarmıştır. Sinema kariyerinde sektörün en prestijli yönetmenleriyle çalışma fırsatı bulmuştur. Frank Darabont'un yönettiği "The Majestic" (2001) filminde yer aldıktan sonra, Steven Spielberg'in yönettiği "Sıkıysa Yakala" (Catch Me If You Can) (2002) filminde FBI Ajanı Earl Amdursky rolüyle dikkat çekmiştir. Ancak geniş kitleler tarafından en çok hatırlandığı performanslarından biri, Will Smith ile başrolü paylaştığı ve biyografik bir başarı öyküsü olan "Umudunu Kaybetme" (The Pursuit of Happyness) (2006) filmidir. Bu filmde, ana karaktere hayatını değiştirecek şansı veren Dean Witter yöneticisi Jay Twistle karakterini canlandırmıştır. Ayrıca efsanevi aktör ve yönetmen Clint Eastwood ile "Gran Torino" (2008) filminde çalışmış ve Eastwood'un canlandırdığı Walt Kowalski karakterinin oğlu Steve Kowalski rolüne hayat vermiştir. Televizyon dünyasında da oldukça üretken olan oyuncu, HBO'nun "The Newsroom" ve "Vice Principals" gibi beğenilen yapımlarında yer almıştır. Bilimkurgu dizisi "Westworld"de Şerif Pickett karakterini canlandırmış, "Justified", "Chicago Fire" ve "Criminal Minds" gibi popüler dizilerde tekrar eden rollerle ekranlara gelmiştir. Korku sineması izleyicileri ise onu, 2014 yapımı gişe rekortmeni "Annabelle" filminde canlandırdığı komşu Pete Higgins karakteriyle tanımaktadır. Hem komedi hem de dram türündeki esnekliğiyle bilinen Brian Howe, sinema ve televizyon projelerinde aktif olarak rol almaya devam etmektedir.

Kore gazisi Walt Kowalski oğulları ile olan ilişkisi eşinin ölümünün ardından daha mesafeli bir hal alır. Huysuz bir ihtiyar görünümündeki Kowalski ne torunlarından, ne oğullarından, ne peşini günah çıkarması için bırakmayan genç rahipten, ne de Tayland asıllı komşularından memnundur. Hayatta onu tek mutlu eden olay, Gran Torino markalı emektar arabasıyla geçirdiği dakikalardır.Herşeyden üstün tuttuğu arabası yan komşusunun oğlu tarafından çalınmaya teşebbüs edildiğinde, Kowalski önyargılarını bırakacağı bir dostluğun başlayacağını henüz bilmiyordur.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

Explore the secret life of a woman we all grew up watching: the sitcom wife. The series looks to break television convention and ask what the world looks like through her eyes. Alternating between single-camera realism and multi-camera zaniness, the formats will inform one another as we imagine what happens when the sitcom wife escapes her confines, and takes the lead in her own life.

Kore gazisi Walt Kowalski oğulları ile olan ilişkisi eşinin ölümünün ardından daha mesafeli bir hal alır. Huysuz bir ihtiyar görünümündeki Kowalski ne torunlarından, ne oğullarından, ne peşini günah çıkarması için bırakmayan genç rahipten, ne de Tayland asıllı komşularından memnundur. Hayatta onu tek mutlu eden olay, Gran Torino markalı emektar arabasıyla geçirdiği dakikalardır.Herşeyden üstün tuttuğu arabası yan komşusunun oğlu tarafından çalınmaya teşebbüs edildiğinde, Kowalski önyargılarını bırakacağı bir dostluğun başlayacağını henüz bilmiyordur.

Ailesiyle birlikte karavanlarıyla yaz tatiline çıkan ve başlarına komik olayların geldiği bir ailenin hikayesi.

Kısaca Deja Vu olarak bilinen olayın rahatsız edici gizemini herkes bir şekilde deneyimlemiştir. Birisiyle yeni tanıştığınızda sanki onu yollardır tanıyormuş gibi bir hisse kapılırsınız. Veya herhangi bir yere ilk defa gittiğiniz halde sanki orada daha önce bulunmuş gibi hissedersiniz. Kısacası Deja Vu adı verilen duyguyu bilmeyen yoktur denilebilir. Peki, ya bu tuhaf ve tüyler ürpertici duygu aslında geçmişten gönderilen bir uyarıysa… Veya bilinmeyen geleceğe dair ipuçlarını barındırıyorsa... Yapımcı Jerry Bruckheimer ve yönetmen Tony Scott’un yeni aksiyon-gerilim çalışmasında deja vu duygusu baş roldedir. İnsanların hayatını paramparça eden bir suç olayını araştırmakta olan ATF ajanı Doug Carlin’e (Denzel Washington) hiç umulmadık bir anda rehberlik eder.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.