İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Bülent Emin Yarar veya Bülent Yarar, (1961, Ankara) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, tiyatro yönetmeni. 1994-1995 sezonundan itibaren İstanbul Devlet Tiyatrosu kadrosunda oyunculuk yapmaktadır. Devlet Tiyatroları'nın yanı sıra Tiyatro Ti, Tiyatro Stüdyosu, Oyun Atölyesi, Semaver Kumpanya, Dostlar Tiyatrosu, Tiyatro Rast gibi birçok özel tiyatroda da oyunlar sergiledi. Çayhane adlı oyundaki rolü ile 9. Afife Tiyatro Ödülleri'nde, Profesyonel adlı oyunundaki rolü ile 14. Afife Tiyatro Ödülleri'nde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülüne değer görüldü. Dizilerde ve sinema filmlerinde de rol alan sanatçı, Süper Baba'daki avukat rolü ve Reha Erdem filmlerindeki rolleriyle tanınır.

Orta yaşlı bir adam olan Hakkı, ailesiyle birlikte tarihi bir Ege köyünde yaşar. O ailesinin geçimini, yakınlardaki antik kentin önünde heykeller satarak ve yerel turlara rehberlik ederek sağlar. Bir gün bahçesinde tesadüfen tarihi bir eser bulan Hakkı, onu bir araba fiyatına satar. Ancak kısa bir süre sonra eserin gerçek değerinin yüz kat daha fazla olduğunu öğrenir. Bunun üzerine büyük bir hırsla bahçesinde daha değerli şeyler bulma umuduyla tüneller kazmaya başlar, ancak hiçbir şey elde edemez. Artık takıntılıdır, hayatının çoğunu feda eder ve hem kendisi hem de ailesi için karanlık bir yolculuğa çıkar.

Kemane çalan Piroz, erkek kardeşleriyle beraber köy köy gezerek düğünlerde ve cenazelerde çalıp söylemektedir. Piroz, bir düğünden önce Sümbül adındaki geline sevdalanır. Sümbül de Piroz'a ilk görüşte âşık olur. Düğün ise iki aile arasında çıkan trajik bir kavgayla sona erer. Sümbül artık istenmeyen bir gelindir ve öldürülmesi gerekmektedir. Piroz, sevdiğini korumak için mücadeleye girişince köylüleri onun en büyük destekçisi olur. Sümbül'ü kaçıran Piroz, onu kendi göçebe köyüne götürür. Sümbül'ün ailesi bu duruma kabullenmez ve silahlanıp onun peşine düşer. Piroz ise vazgeçmemeye kararlıdır. Zamanında benzer sorunlar yaşamış olan babası Mirze, Piroz'u destekler.

İstanbul karantina altındadır. Felek ve Kerim, bu dönemde yapılabilecek en güzel vurgun yolunu bulur. İnsanların bilgisayarına erişip kendilerini devlet yetkilisi olarak tanıtacak, onlara "suçlar"ını itiraf ettireceklerdir. Ne var ki söz konusu şehir İstanbul’dur ve burada her türden insan yaşar!

Ulaş ve İrem aynı apartmanda yaşayan komşu çocuklarıdır. Beraber oynarlar, beraber servis beklerler ve Ulaş, İrem’e sırılsıklam aşıktır. Ama çok utangaç olduğu için bir türlü açılamaz. Bir akşam babası duygularını bir kaset çekerek duygularını İrem’e anlatmasını tavsiye eder. Ulaş o günden sonra İrem’in doğum günü hediyesi olarak onlarca karışık kaset dolduracaktır... 1990’lı yıllardan itibaren tanışan Ulaş ve İrem’in arkadaşlık ve aşk hikayesini konu alan film Uygar Şirin’in aynı adlı romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Tunç Şahin’in üstlendiği yapım, 20 seneyi aşkındır tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çiftin öyküsünü, her dönemin müziğini kendisine fon alarak anlatıyor.

Celal Tan ünlü bir anayasa profesörüdür. Bir gün Celal Tan’ın ailesi onun için sürpriz bir doğum günü kutlaması hazırlar. Ancak genç karısı Özge’yi kıskanan Celal Tan eve gelir gelmez karısıyla kavgaya başlar. Kavga sırasında Celal Tan, Özge’yi öldürür. Tüm aile cinayete şahit olmuştur. Polisin soruşturması sırasında aile içinde dengeler bozulacak ve sırlar ortaya dökülecektir.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

Bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren Fikri Şemsigil, sonunda bu mucizeyi yaşar ve 'Güneşin Oğlu' olduğunu öğrenir. Fakat yaşadığı mucize, düşündüğünün aksine Fikri Bey'in hayatını alt üst eder. Fikri Bey'in ruhu artık, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır. Ve sonunda Fikri Bey, bu kez, yıllarca beklediği mucizeden kurtulmak için, gerçeklerin peşine düşmek zorunda olduğunu anlar. Olaylar çığırından çıkmıştır. Peki, karşı apartmandaki komşusu dünyalar güzeli kız ne olacaktır?

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

Ali, geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder. Çevresindeki herkes, kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar. Elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması da işin içine girince İstanbul'da bir mahalle halkı entrikalarla başbaşa kalır.

Yıllardır büyük bir dürüstlükle idare ettiği küçük dükkanının kendisine kazandırdıklarıyla yetinen bir adamın hayatı, çağımızın en etkili gerçeği olan 'para' ile değişiyor. Selim, babadan yadigar giyim dükkanını yıllarca bir şekilde çevirmeyi başarmış, ailesini de pek sıkıntı yüzü göstermeden geçindirmiş, çevre esnaf tarafından sevilen ve güven duyulan bir adamdır. Ancak dürüstlüğün 'enayilik' olarak adlandırıldığı günümüz için fazla iyidir. Taksiye kendinden önce binen yolcunun koltukta unuttuğu içi para dolu çantayla birlikte bu ikilemi fazlasıyla hissedecektir. Para çantasıyla birlikte kendisiyle de mücadele etmeye başlayan Selim, paranın getirdikleriyle birlikte kendi dönüşümüne tanıklık edecektir.

1970'lerin İstanbul'unda zengin bir adam ile tezgâhtar bir kız arasındaki yasak ilişki, ömür boyu sürecek saplantılı bir aşka dönüşür. Orhan Pamuk'un aynı adlı eserinden uyarlandı.

İstanbul Emniyet’e bağlı olarak intihar girişiminde bulunan kişileri vazgeçirmekle görevli olan Sahir, bir gün telefonuna gelen bir ihbarla, Bilge’yi bulur. Hayatı sırlarla dolu, gizemli bir bilim kadını olan Bilge’yle tanıştığı andan itibaren Sahir’in önünde yeni ve tehlikeli bir dünyanın kapıları aralanacaktır. İkilinin eşiğinde olduğu bu kapının ardında her sır, yeni bir sırrı doğurmaktadır. Sahir ve Bilge içine atıldıkları bu büyük savaşta hem birbirlerine destek olacak hem de geçmişten, bugünden ve yarından gelen ve gelecek olan yaralarını birlikte saracaklar.

Halaskar ailesinin kapısı bir gece çalınır. Polisler içeri dalar ve Ali Halaskar'ın (İlker Aksum) eşi Melek Halaskar'ı (Tuba Büyüküstün) cinayete teşebbüsten tutuklarlar. Ali hiçbir şey yapamaz. Her şey çok hızlı gelişir. Bugüne kadar bir faturayı bile yatırmayı becerememiş tarih öğretmeni Ali, karısının masumiyetini ispatlama peşinde bir yola çıkar. Yol çok uzundur fakat Ali'nin sadece 20 dakikası vardır.

Arka Sıradakiler dizisinin Kemal öğretmeni bu sefer kolejde okuyan gençlerin hayatını değiştirmek için uğraşıyor. Kemal öğretmen, yaşadığı büyük acılar ve olaylardan sonra, mesleğine bir süre ara vermiştir. Ancak, çok yakın arkadaşı ve meslektaşı olan, Leyla öğretmenin Özel bir vakıf lisesinde, burslu okuyan oğlunun ölümü ile tekrar sarsılır. Bu ölüme, kayıtsız kalamaz ve olayın faillerinin bulanması için araştırmaya başlar. Kemal öğretmen’in takip ettiği bütün izler, onu öldürülen gencin okuduğu, Özel vakıf lisesine ve orada okuyan varlıklı aile çocuklarına kadar ulaştırır. Kemal hoca, yıllarca şehrin ve hayatın kenara ittiği, okulda bile arka sıralara itilmiş gençlerle uğraştıktan sonra, artık “ağzında gümüş kaşıkla doğanların dünyasına giriyor. Ancak gördüğü tek şey; ister varlıklı, ister fakir olsun, gençlerin her zaman bir yol göstericiye ihtiyacı olduğu. Bakalım bu kez Kemal Öğretmen kaç kişinin hayatını değiştirecek?

Gençlik dizisi olan Arka Sıradakiler'de çete kavgaları, uyuşturucu, haraç alınması konu edilmektedir. Olayların ana mekânı; yıllardır üniversiteye bir tek öğrenci bile gönderememiş, unutulmuş bir lisedir. Büyük Zafer Lisesi adlı lisenin öğrencileri ve okula yeni gelen idealist bir öğretmenin bu öğrencileri doğru yola sokma mücadelesini anlatmaktadır.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.
Görsel yokAdil'in hayatı kızının sevgilisi olduğunu öğrenmesiyle alt üst olur. Adil'in kızı, Bahadır adında boksörlük yapan bir çocukla görüşmektedir. Ancak Adil, Bahadır'ın tehlikeli bir adam olduğunu düşünür. Kızının birkaç güne Bahadır ile görüşmekten vazgeçeceğini uman Adil, aldığı haberle tamamen yıkılır. Bahadır evlenme teklifi etmiştir ve genç kadın bu teklifi büyük bir mutlulukla kabul eder. Adil ise bu evliliğe kesinlikle karşıdır. Evlenmesine karşı olduğu tüm sebeplerde haklı olan Adil, kızının bu gerçeklerin farkında olmadığını anlar. Adil, bu evliliği engellemek için kızının gerçekleri görmesini sağlamaya kararlıdır. Kendisini zorlu bir mücadelenin içerisine sokan Adil, kızının gözünü açıp evlenmesini engellemeyi başarabilecek midir?