İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Vikipedia'dan: 1945 senesinde Eskişehir'de dünyaya gelen Bülent Kayabaş, 16 yaşındayken belediyenin tiyatrosuna girerek oyunculuğa genç yaşta ilk adımını attı. 1970 yılındaysa Semih Evin’in yazıp yönettiği Kara Leke filmiyle profesyonel oyunculuğa başladı. Kısa zamanda birçok filmi kariyerine sığdırmayı başararak 70’li yıllara damgasını vurdu. 1974 yılında gösterime giren Karateci Kız filminde Ferruh karakterini canlandırdı. Filmde kendisininde içinde bulduğu ölüm sahnesi için parodiler yapıldı ve Conan gibi yabancı talk şov programlarında gösterildi. Kayabaş, Winnie The Pooh isimli çizgi filmde Tiger karakterini de 14 yıl boyunca seslendirmiştir. Bülent Kayabaş, 1981 yılında Nur Sürer ile evlendi. Kısa sürede boşandı. 2007 yılında 15 yıllık arkadaşı Selma Kepekli ile Turgutreis'te evlendi. Bülent Kayabaş, 2016 yılında Sermiyan Midyat'ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği absürd bir hint komedisi olan Bir Baba Hindu adlı sinema filminde Sermiyan Midyat ve Nicole Faria, Burak Satıbol, Zeynep Kankonde, Ayhan Taş, Begüm Öner, Hakan Akın, Füsun Demirel, Şafak Sezer, Muhittin Korkmaz ile birlikte oynadı. Bir süredir tedavi gören Kayabaş, kalın bağırsak kanseri hastalığı sonucu gelişen çoklu organ yetmezliği nedeniyle 19 Nisan 2017 tarihi itibariyle hastanede hayatını kaybetti. Bülent Kayabaş Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği üyesiydi.

Türk televizyonlarında yetişkinlere yönelik yapılan ilk yerli çizgi film olan Fırıldak Ailesi; Sabri, Yıldız, Dürdane, Afet, Zeki ve Tosun'dan oluşan orta sınıf bir Türk ailesinin satirik bir parodisidir.

İnsan insana benzer derler. İşte dar gelirli Bahtiyar'ın başına talih kuşu, onu Salih sanmaları ile konar. Eşi, iki çocuğu, kayınvalidesi ve kayınçosuyla ay sonunu zor eden bir hayat yaşayan Bahtiyar'ın hayatı bir gece parkta uyurken onu holding patronu Salih Bey sanıp eve götürmeleri ile bir anda değişir. Bahtiyar başta ne olduğunu anlayamasa da, sonradan köşk hayatının ona tatlı geldiğini fark eder ve kendi ailesini de, çeşitli sebepler uydurarak yanına alır ve bu rahat hayatın tadını çıkarmaya başlar.

İstanbul’un güzide semtlerinden birinde annesi Gönül, babası Tahir ve kız kardeşi Eda ile birlikte yaşayan Gani, işinde hırslı bir menajerdir. Tahir Bey geçmişte gazinolarda organizatörlük ve sanatçıların menajerliğini yapmıştır. Oğlu da kendi gibi menajer olunca onun işini sürekli eleştirir; annesi de eski bir assolist olan Gönül ise devamlı olarak oğlunu över. Evlilik dışında herhangi bir ideali olmayan Eda ise hayatını internetteki sosyal mecralarda geçirmektedir. Gani 8 ay önce eşi Ceyda’dan boşanmıştır ama şirketi ortak kurdukları içinde beraber çalışmaya mecburdur. Gani’nin tek ideali, kendisi sayesinde şöhret olacak dizi oyuncuları üzerinden para kazanmaktır. İlk keşfi Sarp Sezgin ise hem kendi hayatını renklendirecek hem de Gani Sarp için hayatının fırsatı olacaktır.
Görsel yokYağmur, varlıklı bir ailenin kızıdır. İtalya’da yaşamaktadır. Anne ve babasından sonra ablası da ölünce Türkiye’ye döner. Döndüğünde beş parasız kaldıklarını öğrenir. Üstelik servetlerini tüketen eniştesi hapse girmiş ve ablasının küçük kızı Eylül ortada kalmıştır. Aile avukatları gözden kaçan bir arsanın tapusunu Yağmur’a uzatır. Yağmur’un, yeğeni Eylül’ü de yanına alarak arsayı satmak için gittiği kasabada, onu bir onur savaşı bekler.

Kasabalı kız Peri ile, şehirli zengin genç Kaan'ın yolları, Peri'nin Kaan'ın genç yaşta başına geçtiği aile şirketine girmesiyle kesişir. Kaan kıza aşık olur ama kız şirketi zarara uğratan bazı kararların neticesinde işten çıkarılır ve kasabasına döner. Bu durum iki genç arasında yeşerecek aşka engel olamayacaktır. Kaan, Peri'nin peşini bırakmaz. Kızı kasabasına kadar takip eder ve hatta oraya yerleşir. Bu aşk dolu kovalamacanın hem izleyicileri hem de müdahilleriyse elbette ki iki gencin aileleridir. Bir yanda kavga gürültü ve şamata dolu kasabalı Solmaz ailesi, diğer yanda da asalet, kibir ve entrika dolu Karabudun ailesi, ikilinin arasında kara kedi gibi durmaktadır. Acaba imkansız aşk gerçekleşebilecek midir?

Tarık Tekelioğlu yurt dışında okumak yerine ailesini kandırıp ralliye merak sarmıştır. İtalya'da Alfonso olarak bilinir ve babası bunu öğrenince tüm haklarını elinden alır, yurt dışına çıkışını yasaklar. Mahkeme, sigortalı bir işte çalışma şartı koyunca ilk gördüğü ilanla iş için başvurduğu evde şoförlük yapmaya başlar. Naz, evin şımarık kızıdır, ne yapar ne eder fakat Tarık'ı bir türlü kovamaz. Zamanla nefret yerini aşka bırakır ve aralarında güçlü bir aşk doğar.
Görsel yokResepsiyon görevlisi olan Sema ile eski sevgilisi Tamer sürpriz bir şekilde yeniden karşılaşırlar. Ne var ki müşteri olarak otele kaydını yaptıran Tamer'in yanında eşim diye tanıttığı Hülya vardır.

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.

“Koltuk Sevdası” dizisinde, güncel olaylar, medyaya yansıyabilecek skandallar, ülkenin gündemindeki sorunlar vb. sık sık dizi içinde yansıma buluyor. Geri planda politikacılar da kimi özellikleriyle boy gösteriyor. Kuşkusuz bu dizi kimseye ders vermek, doğruları öğretmek gibi bir amaç ya da iddia taşımıyor. Güldürü düzeyini düşürmeden ve insan sıcaklığından, hayatın temel güzelliklerinden kopmadan seyirciyi neşelendirmek; kendilerini aşırı ciddiye almamaya, çevreleri kadar kendi yaptıklarına da eleştirel gözle bakmayı yönlendirmeyi amaçlıyor. Kısacası “Koltuk Sevdası” sadece devletin, politikacıların ya da bürokratların değil, bir ölçüde halkımızın düşünme biçimini, değer yargılarımızı, önceliklerimizi, bize özgü bakış açılarını yansıtan bir güldürü dizisi olmayı hedefliyor.

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.