İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Burak Cevik is the founder of Fol Cinema Society and has curated experimental and arthouse film screenings. Between 2018 and 2020, he was a lecturer on non-fiction at Istanbul Bilgi University. His films The Pillar of Salt (2018), Belonging (2019) and Forms of Forgetting (2023) premiered at the Berlinale Forum. His latest film, Nothing in Its Place (2024), was commissioned by the Jeonju Cinema Project and was selected to compete at the Karlovy Vary Film Festival. His video works have been screened at various festivals, including Locarno Festival, Toronto International Film Festival, FID Marseille, and New York Film Festival. - Source: burakcevik.com

Ünlülerin mahallesi Cihangir’in en ünlüsüdür Yılmaz. Popüler sinemacılarla oyuncuların uyuşturucu satıcısı ve yakın arkadaşıdır. İstanbul’da başlayan uyuşturucu operasyonları sonrasında satacak uyuşturucu bulamaz ve içinde artık sevilmeyeceğine dair bir paranoya hasıl olur. Bu paranoya ona her geçen gün daha büyük riskler aldıracak, Yılmaz sevilme vahametiyle yavaş yavaş yok olacaktır.

1978 yılında, sol devrimin şiddetle değil siyasetle gerçekleşeceğine inanan beş solcu genç bir evde toplanarak çıkardıkları dergiyi tartışmaya başlar. O gece yaşanacak olanlar, 1980 darbesi öncesinde Türkiye’de var olan siyasi kaosu gözler önüne serer.

Zamanda sabitlenmiş otuz yaşlarındaki münzevi bir kadın, mağarayı andıran bir odada yaşar. Şehre yaptığı ender ziyaretlerde iblislerin musallat olduğu bir sandalcıyla sohbet eder. Şehrin ücra köşelerinde ikiz kardeşini arar. Zamandan kopmuş, mekânı belirsiz bu yolculukta aynı rüya tekrar tekrar anlatılır.

1978 yılında, sol devrimin şiddetle değil siyasetle gerçekleşeceğine inanan beş solcu genç bir evde toplanarak çıkardıkları dergiyi tartışmaya başlar. O gece yaşanacak olanlar, 1980 darbesi öncesinde Türkiye’de var olan siyasi kaosu gözler önüne serer.

Ünlülerin mahallesi Cihangir’in en ünlüsüdür Yılmaz. Popüler sinemacılarla oyuncuların uyuşturucu satıcısı ve yakın arkadaşıdır. İstanbul’da başlayan uyuşturucu operasyonları sonrasında satacak uyuşturucu bulamaz ve içinde artık sevilmeyeceğine dair bir paranoya hasıl olur. Bu paranoya ona her geçen gün daha büyük riskler aldıracak, Yılmaz sevilme vahametiyle yavaş yavaş yok olacaktır.

2003’ün Aralık ayında, İstanbul’un banliyö mahallerinin birinde yaşayan 55 yaşındaki bir kadın, evine giren bir yabancı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Cinayete ilişkin yürütülen soruşturma sonucu, maktulün kızı ve kızının sevgilisi gözaltına alındı. Dava 2007 yılında sonlandığında, mahkeme ikisini de müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aidiyet, 15 yıl sonra bu kriminal vakanın mekânlarını takip ederek cinayeti işleyen zanlının polis karakolunda verdiği ifade eşliğinde topografik bir gözlem yapıyor ve ardından çiftin ilk tanıştığı geceye odaklanıyor.

Zamanda sabitlenmiş otuz yaşlarındaki münzevi bir kadın, mağarayı andıran bir odada yaşar. Şehre yaptığı ender ziyaretlerde iblislerin musallat olduğu bir sandalcıyla sohbet eder. Şehrin ücra köşelerinde ikiz kardeşini arar. Zamandan kopmuş, mekânı belirsiz bu yolculukta aynı rüya tekrar tekrar anlatılır.