İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Jafar Panahi (born in July 11, 1960) is a representative of Iranian “New Wave.” He is one of the leaders of contemporary Iranian cinema. Panahi’s work, from his first attempts to discuss social issues to his later and braver discussions of taboo topics in Iran are a creative reflection on the nature of cinema and human society, and are imbued with humanity. In 2010, the court in Iran sentenced Jafar Panahi to six years in prison. In addition, according to the sentence, Panahi was banned from making films for 20 years, giving interviews to local and international media outlets, and leaving Iran. Three Faces was his fourth film (after This Is Not a Film, Closed Curtain, and Taxi) shot after his arrest. The director did not attend the premiere due to being banned from leaving Iran. Panahi is a student of Abbas Kiarostami, whose influence is especially clear in Three Faces, reminiscent of such acclaimed masterpieces as The Wind Will Carry Us and Taste of Cherry.

Azerbaycanlı araba tamircisi Vahid, bir zamanlar İran'da hapsedilmiş ve gözleri bağlı halde sorgulanmıştır. Bir gün, atölyesine Eghbal adında bir adam gelir. Adamın protez bacağından çıkan gıcırtı sesi, Vahid'in ona işkence edenlerden birini tanıdığını düşünmesine neden olur.

Taksi Tahran'ın hikayesi, İran'ın başkenti Tahran'ın sokaklarında gezinen, görünürde diğerlerinden hiçbir farklı olmayan bir sarı takside geçiyor. Tahran'ın renkli sokaklarında ilerleyen taksi, her türden yolcuyu konuk eder ve şoför koltuğunda oturan kişi her yolcuyla farklı bir konu üzerine çeşitli röportajlar gerçekleştirir. Direksiyondaki isim ise ünlü yönetmen Jafar Panahi'den başkası değildir. Panahi, taksisinin ön panosuna monte edilmiş kamerasını yolculara çevirerek farklı konular üzerinden yürüttükleri sohbetlerle, izleyiciye içerisinde dram ve komedinin bir araya geldiği zengin bir Tahran portresi sunuyor.

Azerbaycanlı araba tamircisi Vahid, bir zamanlar İran'da hapsedilmiş ve gözleri bağlı halde sorgulanmıştır. Bir gün, atölyesine Eghbal adında bir adam gelir. Adamın protez bacağından çıkan gıcırtı sesi, Vahid'in ona işkence edenlerden birini tanıdığını düşünmesine neden olur.

Taksi Tahran'ın hikayesi, İran'ın başkenti Tahran'ın sokaklarında gezinen, görünürde diğerlerinden hiçbir farklı olmayan bir sarı takside geçiyor. Tahran'ın renkli sokaklarında ilerleyen taksi, her türden yolcuyu konuk eder ve şoför koltuğunda oturan kişi her yolcuyla farklı bir konu üzerine çeşitli röportajlar gerçekleştirir. Direksiyondaki isim ise ünlü yönetmen Jafar Panahi'den başkası değildir. Panahi, taksisinin ön panosuna monte edilmiş kamerasını yolculara çevirerek farklı konular üzerinden yürüttükleri sohbetlerle, izleyiciye içerisinde dram ve komedinin bir araya geldiği zengin bir Tahran portresi sunuyor.