İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 filminden 1'i İzlenir çıktı, 7 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Aslı ve Serkan, bebek izinlerinden ayrılarak Yıldız Taşı görevini tamamlamak amacıyla tüm aile ile birlikte zamanda yolculuğa çıkar. Kendilerini beklenmedik bir şekilde geçmişin tarihi dönemlerinde, zorlu maceralarda bulurlar.

Gülseren'in hayatı, acısıyla tatlısıyla Türkiye'nin yıllar içinde geçirdiği değişimin aynası. Onu başkalarından ayıransa sivri dili, zekâsı ve ateş böceklerine sevdası.

Zeliha hala deli, ve çok samimi, ve başına sürekli yeni dertler açıyor. İlk filmde aşkın peşinde koşan Zeliha, ikinci filmde artık bir kariyer yapmanın yolunu arıyor. Aşçı olmanın hayalini kurarak bir şık restoranda çalışmaya başlıyor. Zeliha sonunda hayalini kurduğu şeylere ulaşabilecek midir, yoksa gerçek dünya hayallerini ve kalbini mi kıracaktır?

Bir Kahramanın Rüyası, genç bir çocuğun tedavi masraflarını karşılayabilmek için banka soymaya karar veren Tevfik ve arkadaşlarının hikayesini konu ediyor. Kerem’in babası Sami, mahallede çıkan bir yangınca çocukları kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeder. Yaşanan bu acı olayın üzerinden geçen birkaç yılın ardından Sami’nin oğlu Kerem’in lösemi hastası olduğunun ortaya çıkması mahalleliyi ayağa kaldırır. Mahalleli Kerem’in sağlığa kavuşması için gereken parayı toparlayabilmek için harekete geçer. Ancak yeterli para bulunamayınca Tevfik ve arkadaşları çareyi banka soymakta bulur. Soygunun başarılı geçmesi için plan yapan gençler, bankayı gözetlemeye başlar. Banka müdürü Kudret’in kasa anahtarını cebine koyduğunu gören Tevfik ve arkadaşları zorlu bir mücadeleye girişir.

Deli Dumrul'un hikayesini anlatan filmde Dumrul, kalbi aşkın ateşiyle yanmakta olan bir adamdır. Aşkı uğruna Azrail'e ve deniz korsanlarına kafa tutar. Sevdiği kız için türlü maceralarla boğuşan Dumrul, sevdiği kıza kavuşabilecek midir yoksa deniz korsanlarına yenilecek midir?

Sert mizacıyla tanınan Belediye Reisi Aziz Özay'ın kent çapında meşhur iki özelliği daha vardır: Biri herkesin imrendiği meyve bahçesi, ikincisi de evlenme çağına gelmiş, birbirinden güzel 3 kızı. Kasaba merkezine inmeyen, insan içine çok çıkmayan kızların taliplisi ise çoktur. Aziz Bey'in eşi Ayda ve kızları Muazzez, Türkan ve Safiye 'nin öyküleri 1970'li yılların sonunda Hakkari'de başlar ve 1990'lı yılların sonunda Antalya’ya dek uzanır.

Aklı kıt, özgüveni fazla, biraz da kaçık Deliha; mahallesinde dükkan açan yakışıklı fotoğrafçıyı gözüne kestirir.

Hayatının aşkıyla evlendikten sonra hayat Hüseyin için daha da zorlaşmıştır. Büyüyen ailesini geçindirmek için gece gündüz çalışır. Firuzan ise ünlü bir şarkıcı olmuştur.

Nihayet babasını bulan Hüseyin'in artık tek bir amacı vardır: Yeni arkadaşının da yardımıyla, sevdiği kıza kavuşmak!

Büyükannesi ve büyükbabasıyla küçük bir köyde yaşayan klarnetçi İstanbul'a gitmek zorunda kalır. Burada aniden gelen şöhretin tadını çıkaran bir şarkıcıyla tanışır.

Oldukça saf ve naif bir karaktere sahip olan Rıza’nın başında geçenlerin eğlence yüklü hikayesi... Rıza Şenyurt Noel mevsiminin dünyadaki en sorunlu Noel babasıdır. Bir kere Noel Baba’nın tam olarak ne olduğunu bilmemektedir! Sırtında dünyanın yükünü taşıyan Noel Baba Rıza Şenyurt işi sonunda öğrenir: Hayat dediğimiz şey, çocukların inandığı yalanlardan daha gerçek değildir.

Kariyerini tekrar canlandırmaya çalışan fakat pek de yetenekli olmayan illüzyonist İskender, tura çıkar. Ancak illüzyonlarından biri fazlasıyla iyi gidince ortalık karışır.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Bu, çevremizdeki pek çok ailenin bir köşesinden dahil olduğu bir göç hikayesidir. 2. Dünya Savaşı bitmek üzere. Dünyalar yıkılmış ve yeniden kurulacak. Sen neresinde yer alacaksın bu yeni dünyanın? Sonsuz fırsatlar, yozlaşan hayatlar... Ve hepsinin ortasında “Kimse beni adi bir hırsıza çeviremez!” diyen bir Destan. Toprak ağaları memleketi ele geçirmiş... Buğdayı el altından tüccara satıp milleti açlığa mahkum ediyorlar. Genç nüfus “her an savaşa girebiliriz” endişesiyle askere alınmış, tarlalar ekilemiyor. Oysa Destan, ailesini yerle bir olan Yugoslavya’dan, bir “Umut Ülkesi”ne getirdiğine inanmakta. Bu umudu için bile savaşmak zorunda olduğunu fark ettiğinde, parçası olmayı reddettiği bir savaştan, toprak ağalarına karşı açtığı bir savaşın ortasında bulur kendisini. Destan’ın savaşı bir kişinin değil, bir değerin, erdemin savaşıdır. Savaş yıllarının tüm değerleri test ettiği bu yıllarda, Destan onu o yapan erdemleriyle koca dünyaya karşı yapayalnızdır. Zira öz kardeşi Halit, bu savaşta, kötülerin safında durmaya karar vermiştir. İki kardeşi ayıran, aileleri parçalayan yozlaşmadan başka bir şey değildir. Destan’ın bir toprak ağası olan Yavuz’a karşı verdiği savaş, kardeşi Halit’in de Yavuz’a katılmasıyla Destan’ın tüm değerlerini sınava tabi tutmak üzeredir. Bunca zorlu bir sınavda insan en çok insanlığı ile test edilir. Destan’ın kardeşi Halit’i kaybetmesi yetmezmiş gibi, kız kardeşi Şahsine de yüreğini kopup geldikleri Yugoslavya’da, sözlüsünde rehin bırakmıştır. Destan anavatanında yeni ve hakça bir yaşam kurmaya çabalarken, Şahsine geçmişte bir hayaletle, Osman’la birlikte yaşamaktadır. Şahsine’nin zayıf yüreği ne bunca zorluğu ne bunca özlemi kaldıracak güçtedir. Peki ya Destan’ın yüreği. Destan bunca zorluk içinde, ailesini ayakta tutmaya çabalarken, haktan yana tavır alma gayretindeyken yüreğini düşünemeyeceğini bilmektedir. Lakin en ummadığı şey gerçek olmuştur. Dünyanın en güzel çiçeği en büyük çöplükte karşısına çıkmıştır. Yavuz Ağanın kızı Nergis, görür görmez Destan’a vurulmuştur. Destan nasıl doğruları için kararlılıkla savaşıyorsa, Nergis de onun yüreğindeki buzları çözmek için durmaksızın savaşacaktır. Bir yangının ortasında filizlenen bu aşkı yeşertmek bile uğruna savaşılması gereken bir mücadeledir şimdi. Destan’ın savaşı sadece fiziki bir savaş değildir. O ailesini bir arada tutmak, insanca yaşatmak ve doğru bildiği değerleri yaşatmak için savaşmak zorundadır. Dağılan ailesini bir araya topladığında ise karşısında artık daha acımasız bir zorbalık bulacaktır. Destan düzeni için savaşmaktadır lakin Yavuz ağa canı saydığı mallarını korumak için savaşan yaralı bir aslandır artık. İyi ile kötünün bu mutlak savaşında net olmayan, arada kalan herkes ve her şey kurban olmaya mahkumdur şimdi. “Son Destan” bizi birbirimize bağlayan değerleri savunmak için savaşan bir “muhacir”in, bize kendimizi hatırlatan mücadelesinin öyküsüdür. Yayin Tarihi:

Yakın arkadaş olan Cemal ve Ayhan, bir sabah uyandıklarında kendilerini bir mahalle dizisinin başrolleri olarak bulurlar. Geçmişleri ile alakalı hiçbir şey hatırlamayan ikili, diziye düşmelerinin şokunu bile atlatamadan hiç bilmedikleri bu mahallede, daha önce hiç görmedikleri aileleri, aşkları, arkadaşları ve hatta düşmanlarıyla karşılaşırlar. Cemal ve Ayhan, bir yandan buradan çıkmanın yollarını arayıp bir yandan da durumu idare etmeye çalışırken mahallenin kahramanları olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalırlar.

Mardin ve yöresini en büyük aşireti olan Derikfan aşiretinin ağası Cano'nun başı annesiyle derttedir. Annesi Sidar aşirete varis olacak bir torun istemektedir. Ancak bu hayali hiçbir zaman gerçekleşmeyecek gibi durmaktadır. Çünkü, Cano'nun imam nikahlı karısı Rukiye'yi sevmemektedir. Cano'dan umudu kesen Sidar bir gece ani bir karar ile İstanbul'da yaşayan oğlu Fırat'ın yanına yola çıkar. Ancak, Sidar'ın Fırat hakkında bilmediği bazı gerçekler vardır. Öte yandan Mardin'de, Cano çocuğu olmadığı için hakkında çıkan dedikodularla başa çıkamaz hale gelmiştir. O da çareyi İstanbul'a kardeşinin yanına gitmekte bulur. Çok korktuğu uçak yolculuğu sırasında ise hayatının aşkı olacak Lal ile tanışacak ancak Cano'nun sakarlıkları yüzünden bu tanışma Lal için olumlu olmayacaktır. Mardin'den İstanbul'a gelen Derikfan ailesini birçok sürpriz beklemektedir.

Münir ve İnci Şenyuva, ortaklaşa bir psikiyatri kliniği işletmektedirler. Uzmanlık alanları aile terapistliğidir. Münir'in kayınvalidesi Devlet Planlama Teşkilatı'ndan emekli Gülümser; babası, devlet sanatçısı, emekli koro şefi Kalender Şenyuva; zampara kardeşi Nurettin ve oğlu Ataberk çevresinde çeşitli komik olaylar yaşanmaktadır. Her bölümde yeni konular işlenmektedir.

Engin Günaydın'ın kaleminden, büyük şehirde umudunu yitirmeden çırpınan bataklık insanlarının paylaştığı bir apartman ve her bölümde daha da çılgınlaşan bir hikayeler...

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Bir kışlada meydana gelen trajikomik olayları konu alan Şaban Askerde efsanevi oyuncular Kemal Sunal ve Halit Akçatepe'yi bir araya getiriyor. Birlikte olduklarında kaçınılmaz eğlenceyi de beraberinde getiren ikili, bir tabur dolusu askerin arasında her bölümde farklı komik olaylarla karşılaşırlar. Sinema filmlerinde yarattığı kült karakteri Şaban'la ölümsüzleşen Kemal Sunal, bu dizi serisinde de karakterine hayat veriyor. Filmleriyle karşılaştırıldığında eğlence ve mizah dozajının daha düşük olduğunu gözlemlediğimiz dizi yine de kendinden sonra gelecek olan asker dizileri furyasının fişeğini tetiklemiştir.