İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....

Ailelerinin farklılıklarına rağmen evlenip mutlu olmayı başarmış Leyla ile Kadir, üç çocukları ile birlikte geçinip gitmektedirler. Evlerinin alt katındaki mantı salonunu işleten karı kocanın kardeşleri Murad ile Ayla, iş ve okul sebebiyle İstanbul'a abla ve abilerinin yanına gelirler. Yeğenleri ile ne kadar mutlu olsalar da, birbirlerinden hiç hazzetmeyen Ayla ile Murad, kim önce pes edip gidecek diye düşünürken hayatın cilvesi ile karşılaşırlar. Bir gün evden çıkan Leyla ile Kadir eve geri dönmeyince, çocuklarının ve dükkanın sorumluluğu bir anda ikisine kalır.

Ve karşınızda ekranların en trajikomik ailesi: Sayılmazlar. Abla Melek Sayılmaz, abi Armağan Sayılmaz, ve kız kardeşler Biricik ve Cansın Sayılmaz’dan oluşan ailemiz İstanbul’da oldukça sıkıcı bir hayat sürdürmektedir. Melek Sayılmaz’ın hayattaki tek arzusu, bir başına büyüttüğü kardeşlerinden bir an önce kurtulmak ve böylece o hep hayalini kurduğu Bodrum’a ilk otobüsle kaçabilmektir. Ancak sivri dilli, hazır cevap ve kardeşlerinden illallah diyen ablamız Melek hanım, öyle pek de melek sayılmaz.

Eski zaman masallarına bir yolculuk yapan filmde macera ve kahkaha hiç bitmiyor. Salur, kötü adamlar tarafından esir alınan sevdiklerini kurtarabilecek mi? Peki esir alınan oba halkı kötü adamları alt edebilecek mi? Salur Kazan: Zoraki Kahraman'da hepimizin bildiği masallar mizahi ve modern bir dille yeniden karşımıza çıkıyor.

Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan Kocan Kadar Konuş romanından uyarlanan film bu toprağın kadınlarının daha çocukken nasıl koca bulmaya programlandıklarını anlatıyor. Bu kadınların arasında 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arar ama diğer kızlar gibi numara yapmayı, trip atmayı, erkeği parmağının ucunda oynatmayı bilmez. Bu yüzden bu yaşına kadar düzgün bir ilişkisi olmamıştır. Efsun’un kadınlığın kitabını yazmış İzmirli ailesi ise ona kadınlığı öğretmeye kararlıdır. Efsun da nihayet kendini Türk kızlarına emanet eder. Ailesi tepeden tırnağa yeniledikleri Efsun’u takdim etmeye hazırlanırken Efsun’un karşısına hiç unutamadığı, üstüne yenisini koyamadığı lise aşkı Sinan (Murat Yıldırım) çıkar.

Ve karşınızda ekranların en trajikomik ailesi: Sayılmazlar. Abla Melek Sayılmaz, abi Armağan Sayılmaz, ve kız kardeşler Biricik ve Cansın Sayılmaz’dan oluşan ailemiz İstanbul’da oldukça sıkıcı bir hayat sürdürmektedir. Melek Sayılmaz’ın hayattaki tek arzusu, bir başına büyüttüğü kardeşlerinden bir an önce kurtulmak ve böylece o hep hayalini kurduğu Bodrum’a ilk otobüsle kaçabilmektir. Ancak sivri dilli, hazır cevap ve kardeşlerinden illallah diyen ablamız Melek hanım, öyle pek de melek sayılmaz.


Devşirme olarak İstanbul’a gelip paşalığa kadar yükselen amcasının peşinden payitahta gelen bir Macar kızının bir Türk genciyle olan aşk hikayesi... Paşanın kızına vurgun kabadayısıyla, terzinin kızına talip olan fırıncısıyla, berberi, manavı şerbetçisiyle eğlenceli bir Osmanlı mahallesi dizisi...

Ailelerinin farklılıklarına rağmen evlenip mutlu olmayı başarmış Leyla ile Kadir, üç çocukları ile birlikte geçinip gitmektedirler. Evlerinin alt katındaki mantı salonunu işleten karı kocanın kardeşleri Murad ile Ayla, iş ve okul sebebiyle İstanbul'a abla ve abilerinin yanına gelirler. Yeğenleri ile ne kadar mutlu olsalar da, birbirlerinden hiç hazzetmeyen Ayla ile Murad, kim önce pes edip gidecek diye düşünürken hayatın cilvesi ile karşılaşırlar. Bir gün evden çıkan Leyla ile Kadir eve geri dönmeyince, çocuklarının ve dükkanın sorumluluğu bir anda ikisine kalır.

Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....
Görsel yokZengin ve köklü bir ailenin kızı olan Zümrüt Hanım (Hülya Koçyiğit) hayatta en sevdiği varlık olan asi torunu Sinan'ı (Ali İl) dize getirmek için ona bir oyun oynamaya karar verir. Bu esnada Sinan adrenalin tutkusu yüzünden bir kaza geçirir ve civar köyde yaşayan bir baba-kız tarafından kurtarılır. Köylü kızı Zeyno (Billur Yazgan), Sinan'a ilk görüşte aşık olur. Daha bu yıldırım aşkının etkisinden kurtulamadan da hayatta tutunduğu her şeyi bir anda kaybeder. Bir köylü kızı olan Zeyno, köşklerde büyümüş olan Sinan'a kavuşabilecek mi? Zümrüt Hanım'ın oyunu istediği sonucu verecek mi? Her işin içinde olan köşk çalışanları, bu olaylarda nasıl bir rol oynayacak?