İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
26 Ocak 1988 tarihinde Almanya, Nürnberg'de doğmuştur. Anne babası Türk kökenlidir. Annesi 16 yaşındayken, babası da 22 yaşındayken Almanya'ya göç etmiştir. Nürnberg'de lise eğitiminde ticaret üzerine okudu. Nürnberg Operası'nda 13 yıl bale eğitimi aldı. Ancak liseden sonra yüksek okul eğitimi başlayınca baleyi bırakıp caz ve hip-hop danslarına yöneldi. 4 yaşından beri birçok Alman markası için fotomodellik yaptı ve kaliteli markaların yüzü oldu. Cansu Tosun'un Fırat adında bir erkek ikiz kardeşi vardır. Almanya'da iken menajer Şebnem Özberk ile tanışan Cansu Tosun, 2010 yılında oyunculuk hayali ile hiç tanımadığı İstanbul'a onun yanına gelerek yerleşti. Aynı yıl Yılmaz Erdoğan'nın yönettiği BKM Mutfak ekibinden oyunculuk dersleri aldı. Sonrasında 3. Mota Okulu'nda Ümit Çırak'tan oyunculuk eğitim aldı. Aynı zamanda profesyonel fotomodel olan Cansu Tosun, 2011 yılında TRT'de oynayan "Küçük Hanımefendi" adlı dizi ile oyunculuk hayatına başladı.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

30 yaşında ve cezaevinde, Murat üzerinden anılarının ve kabuslarının etkisini atamaz. Annesinin travmalarını kendininmiş gibi içselleştirmiştir. Annesi büyüyüp onu kurtarmasını, babası ise başka bir kadınla evliyken 7 yaşında bir adam olmasını beklemektedir. Kendi mutluluğu için organize edilmiş gibi görünen sünnet düğünü en büyük kabusu haline gelir. Mahkemede olmasının sebebini bilemeden trajikomik bir şekilde farklı hikayelerin arasında savrulur. İşlemediği suçlar için yargılanmakta, çaresi olmayan acıları hafifletmeye çalışmaktadır. Ebeveynlerinin hikayeleri, ilkokul öğretmenleri ve her daim etrafta olan avukat İnanç peşini bırakmaz. Mahkeme salonu her tarafın birbiriyle çatıştığı bir savaş alanına döner. Murat bu savaşa balıklama atlar. Polis memurunun silahını alarak hayatını mahveden insanı sonunda öldürür. Murat yine entrikalı bir kumpasın kurbanı mı olmuştur? Yoksa bu sefer jenerasyonlar arası aktarılan bu yüklerden kurtulabilecek midir?

Beni Sev, iki kadın ve bir adam arasında yaşanan bir aşk üçgenini konu ediyor. Cansu Tosun’un rehberlik yapan, neşeli bir kadın olan Yasemin karakterine hayat verdiği filmde Tolga Güleç, babasının ölümüyle hayatta yalnız kalan ve bu zamana kadar İstanbul dışında yaşamamasına karşı kasabaya taşınmak zorunda kalan Emre’yi canlandırıyor.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.

“Familya”, 2002 yılında Dünya Kupası’daki Türkiye- Senegal maçında İlhan Mansız’ın attığı golle, herkes büyük bir sevinç yaşarken, parçalanan Beyoğlu ailesinin ve baba Yaşar Beyoğlu’nun (Uğur Yücel) yıllar sonra aldığı bir haberle yeniden ailesini bir araya getirmeye çalışmasının hikayesini konu ediniyor.

Cennet; Mardin’de, zulümlerle dolu hayatına yıllarca göğüs germiş, güçlü bir kadındır. Kumalık, analık, işçilik eder ama isyan etmez. Tek bir gayesi vardır. Çocukları onunla aynı kaderi paylaşmasın... Kızının İstanbul’da bir üniversiteyi kazandığını öğrenince, dünyalar onun olur. Nihayet emeklerine değmiştir. Fakat bu sevinç fazla uzun sürmez. Çünkü aynı kız köyün ağasına çoktan satılmıştır. Bunu öğrendiği noktada Cennet’in gözleri kararır. Artık ya ölümdür ya kaçış…

Kökleri saraya dayanan Katiboğlu ailesi maddi anlamda zor günler geçirmektedir. Kuyumculuk mesleğini atalarından devralan "Saraylı Bey" lakaplı Ata Katiboğlu, ailenin iki asırdır ikamet ettiği yalıyı satışa çıkarmak durumunda kalır. Statülerini kaybetmek üzere olan karısı Üftade ve kızı Feride bu durumdan oldukça hoşnutsuzdur. Yalıya beklenmedik, sürpriz bir alıcı çıkar. Hayatında Kayseri'deki bağ evinden başka bir yer görmemiş olan genç, güzel ve milyoner Ayşen, "Bugünün Saraylısı" olarak yalıya yerleşir. Yalının bu şekilde el değiştirmesiyle herkes şoke olurken, Ayşen'le beraber herkesin de hayatı değişecektir.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasını kaybettikten sonra sahte bir hastalık bahanesiyle eve kapatılan Neriman hayata yeniden dönüp, kendi tercihlerine, duygularına göre bir yaşam kurma hevesindedir. Çocukluk aşkı Ömer'i de kendisini hapsolduğu boğucu hayattan kurtarabilecek bir kahraman gibi görmektedir. Ömer, gönüllü olmasa da ailesinin yaşadığı ekonomik problemler nedeniyle, zorunlu bir kahraman. Üstelik Ömer'in gönlünde hala eski karısı ve kızının annesi olan Nüveyre vardır. Neriman ise saf aşık duyguları ile Ömer'in kendisiyle parası için evlendiğini kabul etmek istemez. Neriman'ın "çirkin ördek yavrusu"ndan bir "Küçük Hanımefendi"ye dönüşme süreci sancılar içerisinde mi olacak?