İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Celil Nalçakan, 10 Haziran 1978 tarihinde Sivas'ta dünyaya gelmiştir. Bir öğretmen annenin ve elektrik teknisyeni bir babanın oğlu olan Nalçakan'ın kariyer yolculuğu oldukça sıra dışı başlamıştır. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümüne girmiş ancak bu mesleğin kendine göre olmadığını anlayarak 7 yılın ardından okulu bırakmıştır. Ardından Balıkesir Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümüne devam ederken tiyatroya olan ilgisi ağır basmış, bu tutku onu İstanbul'a sürüklemiştir. İstanbul'da usta sanatçı Zeki Alasya ile tanışması hayatının dönüm noktası olmuş ve TÜRVAK Sinema Televizyon Eğitim Merkezi'nde burslu oyunculuk eğitimi alarak profesyonel kariyerinin kapılarını aralamıştır. Televizyon dünyasına 2006 yılında "Sıla" dizisiyle adım atan Nalçakan, burada canlandırdığı Dilaver karakteriyle dikkat çekmiştir. Ardından "Kış Masalı" ve özellikle "Hanımın Çiftliği" gibi ses getiren yapımlarda rol alarak sektördeki yerini sağlamlaştırmıştır. "İntikam" ve "Galip Derviş" gibi dizilerdeki performanslarıyla yeteneğini sergileyen oyuncu, asıl patlamasını ve kariyerinin zirvesini 2015-2017 yılları arasında yayınlanan fenomen dizi "Poyraz Karayel" ile yapmıştır. Dizide canlandırdığı "Zülfikar Ülgen" karakteri; sol görüşlü, sürekli "Küresel Sermaye"ye karşı söylemleri olan, Oğuz Atay hayranı ve "Dede" dediği yazara sık sık atıfta bulunan nev-i şahsına münhasır bir mafya üyesi olarak Türk televizyon tarihinin en sevilen karakterlerinden biri olmuştur. Zülfikar rolüyle sadece oyunculuğunu değil, dizide söylediği şarkılarla müzikal yeteneğini de geniş kitlelere duyurmuştur. "Poyraz Karayel" sonrasında "Hayati ve Diğerleri"nde komedi yönünü, "Bir Aile Hikayesi" (2019) dizisindeki Cem karakteriyle ise dramatik ve babacan yönünü başarıyla yansıtmıştır. Nalçakan'ın kariyerindeki ikinci büyük zirve ise 2021 yılında başlayan ve uzun süre devam eden "Kardeşlerim" dizisiyle gelmiştir. Bu dizide canlandırdığı "Akif Atakul" karakteri, acımasız ve manipülatif bir kötü adam olmasına rağmen, Nalçakan'ın karizmatik oyunculuğu ve şeytan tüyü sayesinde izleyicinin nefret ederken bile izlemekten keyif aldığı karmaşık bir figüre dönüşmüştür. Tiyatro ve sinema çalışmalarının yanı sıra sahne programları da yapan Celil Nalçakan, Türk televizyonlarının en karakteristik oyuncularından biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Tek dertleri hayat mücadelesi olan ve birbirlerinden başka tutunacak dalı kalmayan dört kardeşin iç burkan, sevgi dolu hikâyesi… Herkese ve her şeye rağmen kopmayan, düştükçe birbirine tutunup yeniden ayağa kalkan gençlerin umut dolu öyküsü

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.

Özel bir sohbet odasındaki yedi kişi, dışarıdan gelen Erkan'ı eğlence olsun diye kabul eder. Ancak Erkan sohbet odasına eğlenmek için gelmemiştir. Bir saat sonra sohbet odasındaki tüm atmosfer değişecektir.

Dürüst bir mali müşavir olan Nevzat, manevi oğlu tarafından riskli bir dolandırıcılık planının içine çekilince hayatına kargaşa ve mafya hâkim olur.

En büyük hayali müzik kaseti çıkarmak olan Cengiz, Bursa'da bir çay bahçesinde şarkıcılık yapar. Cengiz'in hayatı, Taşkın ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Cengiz, Taşkın'ın döneminin ünlü bestekarı olan Şerafettin'in bestesi ile kaseti için bir çıkış yapacağını düşünür. Bu amaçla da ağabeyinden borç alır. Ancak Cengiz bu süreçte kendisini, Taşkın ve Arzu ile birlikte birbirinden talihsiz bir dizi olayın içinde bulur.

1989 yılında Beyoğlu'nda Balin pavyonda çalışan Hilmi Topaloğlu, abisi Mustafa Topaloğlu'nun önerisi ile müzik yapımcısı olur. Mustafa ve Hilmi Topaloğlu Unkapanı müzik çarşısında Nokta müzik isimli bir yapım şirketi kurarlar. Genç yeteneklerin peşine düşen yapımcı Hilmi Topaloğlu sırası ile önce Haluk Levent'i bulur.

Aydan (Seda Bakan), İstanbul’un bir kenar mahallesinde kuaförlük yaparken kendini lüks bir güzellik merkezinin sahibi olarak bulur. Yeni işindeki gölge patronu, kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli iş insanı Emir (Uğur Güneş)’dir. Aydan, Emir’in dünyasına uyum sağlamaya çalışırken, zoraki ortağı, yetimhanede büyümüş serseri ruhlu Çiğdem’in (Ahsen Eroğlu) başına açtığı dertlerle de uğraşmak zorunda kalır. Emir’i takip eden gözü kara komiser Efe’nin (Emre Bey) yolu da kaçınılmaz olarak Çiğdem’le ve kuaförle kesişir. Aydan tüm bu kaos içinde teselliyi can dostu manikürcü Fiko’da (Şebnem Bozoklu) bulmaya çalışırken, Aydan’ın yeni lüks dünyasını hazmedemeyen eski kocası, yetenekli kuaför Tarık da (Celil Nalçakan) her gün başka bir belayla karşılarına çıkar.

The series follows Ceylan, a child bride who dedicates all her love to her son Yusuf, rising from the ashes and taking the male-dominated criminal world by storm.

Tek dertleri hayat mücadelesi olan ve birbirlerinden başka tutunacak dalı kalmayan dört kardeşin iç burkan, sevgi dolu hikâyesi… Herkese ve her şeye rağmen kopmayan, düştükçe birbirine tutunup yeniden ayağa kalkan gençlerin umut dolu öyküsü

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Aynı gün otuz beşine basan dört insan… Dördü de hayatlarının en önemli gününü yaşamak üzere… Cem çok sevdiği karısı Reyhan’la doğum gününü kutlamaya hazırlanırken, Reyhan’ın aniden doğum sancısı tutar. Riskli bir doğum olmasına rağmen, son ana kadar her şeyin yolunda gideceğine ve üçüzleri kucaklarına alacaklarına inanırlar. Ancak hayatın onlar için bambaşka bir planı vardır.

İdealist, işine aşık bir baş komiser olan Hayati, görev yaptığı sürgün karakolu olan İkircikli Karakolu’nu örnek bir karakol haline getirmeye çalışırken her bölüm yeni bir suç dosyasını kendine has yöntemlerle çözmeye çalışmaktadır. Emri altında çalışan farklı karakterlerdeki polis memurları, seneler sonra karşısına çıkan imkansız aşk ve yakasını bırakmayan talihsizlikler ise Hayati’nin kariyerini riske atacak yeni sorunları beraberinde getirmektedir.

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Yıllar sonra mahallesine geri dönmeye karar Keriman, ailesinin ve mazide kalan büyük aşkı Yunus’un hayatında tüm taşları yerinden oynatır. Efsane aşıklar Keriman ve Yunus’un yeğenleri Müge ve Emre’nin de teyzesi ve dayısı gibi birbirlerine aşık olmaları da kaderin garip bir cilvesidir. Aradan geçen yıllar içinde Yunus giderek zenginleşmiş önemli bir iş adamı olmuştur. Ortağının kızı ile nişanlanan Yunus Keriman’ın gelmesiyle eski aşkını unutamadığını fark eder. Yunus’un hayatındaki en büyük zaafı Keriman’dır. Keriman da onca yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi Yunus’a aşıktır. Ne yazık ki sadece Keriman’ın bildiği aşılamaz bir engel vardır. Bu engel Keriman’ın ailesine ve Yunus’a karşı soğuk ve anlaşılmaz davranmasına sebep olur.

Feraye’nin çocukluğunda ve gençlik yıllarında sıkıntılı ve sancılı dönemler geçirmiş, yaşadığı acılara rağmen hayata tutunmayı başarmıştır. Kaybettiği oğluna kavuşmak hayatının en temel hedefi olmuştur. Şarkıcı olarak çalıştığı pavyonda, tek başına bir kadın olmanın zorluklarını yaşarken, Egeli zengin bir ailenin oğlu olan Yaman’a aşık olur. Fakat sakladığı sırlar hayatının akışını da değiştirecek, Feraye’yi hiç beklemediği yeni sürprizlerle karşılaştıracaktır.

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.

Esmer, güzeller güzeli genç bir kızdır. Her gün saatlerce dolaştığı dağlardan toplayıp, ilaç yaptığı otlar gibi yabanidir. Okuma yazma bilmeyen Esmer, resimlerine bakmaktan eskittiği masal kitabını kolunun altına alıp, dağlarda gezer. Bir gün her zamanki gibi dağlarda dolaştığı bir gün, yerde yatan bir adam görür. Kendisini ısıran yılanın acısıyla kıvranan bu adam, köyün köklü ailelerinden Elbeylilerin oğlu Ali Murat'tır. Esmer, adamın yarasını keser, içindeki zehri akıtarak Ali Murat'ı ölümden kurtarır. Esmer ve Ali Murat ilk gördükleri anda birbirlerine vurulurlar..

Mezopotamya'nın bereketli toprakları. Hiçbir penceresi birbirine bakmayan, yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda kanun tanımaz töreler, töreye karşı gelen aşk! Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleri ve kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikâyesi! Yazgısı, onu üç yaşındayken özünden, ailesinden koparıp, İstanbul'a sürükler. Kökleri doğuda, batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür. Sıla başka bir dünyaya kök salmaya çalışırken o farkında değildir ki, o topraklar kızların kaderini başkaları yazar. Sıla'nın hiç duymadığı berdel kelimesi, hayatının tüm seyrini değiştirir. Hiç tanımadığı ağabeysinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran'la zorla evlendirilir. Artık Sıla kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir. Sıla her gün kaçış planları yapar ama farkında değildir ki, asıl kaçmaya çalıştığı şey, içinde yavaş yavaş büyüyen Boran'a duyduğu umarsız aşktır.