İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümünü bitirdikten sonra Studio Oyuncularında oyunculuk eğitimi aldı, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir Bölge Planlama Bölümünde Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı. 1990 yılında sinema ile tanışan Bender, Berdel sinema filminde Mahmut karakterini canlandırmıştır. Cem Bender, tiyatro oyunculuğu yanı sıra birçok film ve dizide rol aldı.

Dört tarafı narenciye bahçeleriyle sarılı, sırtını Magarsus Antik Kenti’ne yaslamış bir sahil ilçesi Sarıbahçe... Despot bir narenciye tüccarı Halil Kurak… Ve bu narenciye krallığını ileride yönetmeye talip üç muhtemel varis... Tansu, Turgut ve Beton…

Güzide, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimidir. Pek çok evliliği yıkımdan kurtarmış, birçok çocuğun hak ettikleri şefkat ve sevgiyi görmesini sağlamış, her zaman adaletin yanında olmuş dürüst ve prensipli bir kadındır. Kocası ve iki çocuğuyla örnek bir aile olduklarını, onurlu bir hayat yaşadıklarını, evliliklerinin bundan sonrasının alışılmış bir sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçeceğini sanmaktadır. Bir gün Güzide'nin tesadüfen çektiği bir ilmek çorap söküğü gibi ilerler ve mutlu sandığı ailesinin sıcak bir yuva değil, kumdan bir kale olduğunu anlamaya başlar.

Sakıncalı, çocuğunu kaybetmesine rağmen dimdik bir şekilde ayakta duran Süreyya'nın adalet ve intikam için verdiği çarpıcı mücadeleyi konu alıyor. Öfke, vefat ve dayanışmanın iç içe geçtiği bu hikaye; güçlü bir kadının yeniden doğuşunu ekranlara taşıyor.

Tam bir bilgisayar dehası olan Sinan’ın sahip olduğu olanaklara rağmen mümkün olduğunca insanlarla iletişim kurmadan, asosyal bir hayat sürerken Türkiye’nin en büyük iş insanlarından birinin ilgi çekici güzellikteki kızı Nevra ile yolları kesişince geçmişin kapıları bir bir açılır. Ortaya dökülen sırlarla, Nevra da kendi gerçekliğiyle buluşur. Birlikte köklerine doğru, gerilim dolu bir yolculuğa çıkarlar. Yaşayacakları yüzleşme ve tutkulu aşk beraberinde birçok felaketi ve ölümü getirecektir.

Dört tarafı narenciye bahçeleriyle sarılı, sırtını Magarsus Antik Kenti’ne yaslamış bir sahil ilçesi Sarıbahçe... Despot bir narenciye tüccarı Halil Kurak… Ve bu narenciye krallığını ileride yönetmeye talip üç muhtemel varis... Tansu, Turgut ve Beton…

Güzide, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimidir. Pek çok evliliği yıkımdan kurtarmış, birçok çocuğun hak ettikleri şefkat ve sevgiyi görmesini sağlamış, her zaman adaletin yanında olmuş dürüst ve prensipli bir kadındır. Kocası ve iki çocuğuyla örnek bir aile olduklarını, onurlu bir hayat yaşadıklarını, evliliklerinin bundan sonrasının alışılmış bir sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçeceğini sanmaktadır. Bir gün Güzide'nin tesadüfen çektiği bir ilmek çorap söküğü gibi ilerler ve mutlu sandığı ailesinin sıcak bir yuva değil, kumdan bir kale olduğunu anlamaya başlar.

Büyük aşkla evlenerek düştüğü şiddet dolu kabustan küçük kızıyla birlikte kurtulmaya çalışan Cemre… Güzel, ayrıcalıklı hayatında gerçeğin yakıcı yüzüyle hiç karşılaşmamış Rüya… Fedakar dünyasında kendi için küçük bir mutluluk sayfası açmaya çalışırken varlığıyla özdeş güzelliğini, kimliğini yitirmenin eşiğindeki Çiçek. Karakterleri ve hikayeleri birbirinden çok farklı bu üç kadının kaderleri bir sarnıçta çıkan yangında kesişir. Alevlerin ardından hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Fransız yapımı Le Bazar de la Charité dizisinden uyarlanmıştır.

Gülperi, çocuklarına yeniden anne dedirtebilmek için her şeyi göze alan bir kadının hikayesini anlatıyor. Eşini kaybeden Gülperi üç çocuğu ile baş başa kalır. Gülperi, yaşadığı bu sıkıntılı süreçte bir de eşinin ailesi üzerine attığı iftira ile uğraşmak zorunda kalır. Genç kadın üzerine atılan iftira sonucu üç çocuğunu kaybetme aşamasına gelir. Gülperi, ellerinden kayıp gitmekte olan çocuklarının kalbini yeniden kazanmak için zorlu bir mücadeleye girişir. Çocuklarının kendisine yeniden anne dediğini duyabilmek için zorlu bir mücadeleye girişen Gülperi’nin en büyük destekçisi avukat Kadir’dir. Gülperi, tek başına mücadele etmek zorunda kaldığı bu süreçte kendisine hiç beklemediği kadar destekte bulunan Kadir sayesinde zorlukların üstesinden gelmeye çalışır.

Gizem Özsoy (Sanem Çelik) hayatını yalnız başına sürdüren genç ve işinde başarılı bir kadındır. Gizem, kız kardeşi Funda'dan gelen ani ölüm haberi karşısında hiç beklemediği bir gerçekle yüz yüze kalır. Funda, ikisinin de üvey kardeşi olan Cengiz'in kendisine tecavüz etmesini daha fazla kaldıramayarak ve bu yükün altında ezilerek intihar etmiştir. Gizem kardeşinin ölümünden Cengiz'i sorumlu tutarak onu polise şikâyet edeceğini söyleyince bir anda Cengiz'in ölüm tehditlerine de maruz kalır. Artık kendi hayatı da tehlikededir ve bir kadın sığınma evini idare eden arkadaşı Canan Görgün'e sığınır. Canan'ın evinde kardeşi Murat ile tanışır. Her iki kardeş de kendi geçmişlerinde aile içi şiddete maruz kalmışlardır. Murat yurt dışında gazetecilik yaparak geçmişinden kaçsa da, Canan kurduğu sığınma eviyle kendisini annesi gibi mağdur kadınları kurtarmaya adamıştır.

Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Mamo Ağa bir sabah Memed'i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed kara bir yılana da karşı galip gelir. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!” Dizide esas olarak, eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed'in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, çevresinde Kuvâ-yı Milliye hareketi oluşturarak Karayılan adını kahramanlaştırmasının hikâyesi anlatılmaktadır.
Görsel yokŞafak ve Rüya birbirine deliler gibi âşık iki avukattır. Şafak'ın ortağı olduğu hukuk bürosunda çalışan Rüya'nın babası ağır ceza hâkimi Adil Güven Öztürk, Ankara'da emeklilik için gün sayar. Adil bey son davasına girer ve İstanbul'a dönmek için hazırlıklara başlar. Onu çocukları Semih, Rüya ve Cenk, gelinleri Özlem, İdil ve kız kardeşi İhya, hem tatlı hem de gergin bir telaş içinde beklemektedir. Ailenin küçük oğlu Cenk'in canı kadar sevdiği bir eşi ve bir de küçük kızı vardır ama Cenk'in kötü bir alışkanlığı bu güzel ilişkiye gölge düşürür. Ankara'dan sevgiyle uğurlanan Adil Bey, trende eski düşmanı Gaffar'ın soluğunu ensesinde hisseder. Şafak Rüya'nın ailesiyle tanışmak için geldiği yemekte büyük bir şok yaşar. Çocuklarının düzgün birer hayat yaşadığını düşünen Adil beyi İstanbul'da hangi sorunlar bekliyor? Cenk'in kendisini terk eden eşi İdil'den son isteği ne? Gözünü kin bürüyen Gaffar intikamını alabilecek mi? Şafak'ı hangi acı tesadüf bekliyor?
Görsel yokTarsus'un köklü, ailelerinden biri olan Herani Ailesi'nin reisi Ömer, hasta döşeğinde yatarken kendi yerine geçebilecek, hem sakladığı hazineyi devredebileceği hem de aileyi birlik içerisinde tutabilecek varisini aramaktadır. Güvenebileceği tek kişi ise Fransa’dan dönen torunu Melike'dir. Melike ise hem hasta dedesinin kendisinden istedikleri karşısında şaşkın kalır, hem de Tarsus’a geldiği gün dedesinin eski iş ortağı Haydar’ın torunu Davut'tan çok etkilenir. Şimdi Melike, Tarsus’ta yeni bir yaşama başlama ile İstanbul’da annesinin yanına dönme arasında bir karar vermek zorundadır.