İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Cemre Ebüzziya comes from a Turkish family of artists, journalists and business people. She is the daughter of actress Nilgün Utku. Her parents divorced before she was born. The actor Menderes Utku is her uncle, the ceramic artist Alev Ebüzziya is her aunt. Her grandfathers are the director, screenwriter and producer Ümit Utku (1929-2016) and the politician, journalist, and writer Ziyad Ebuzziya (1911-1994). Cemre Ebüzziya attended the Istanbul Pierre Loti Private School until the age of 17, where, with the exception of a few basic Turkish and cultural subjects, lessons were taught in French. Cemre Ebüzziya then studied in the USA at the North Carolina School of the Arts Conservatory. She made her film debut in 2012 in the Turkish television series Muhtesem Yüzyil ("Magnificent Century"). The first feature film she appeared in was Bulanti in 2015. Cemre Ebüzziya worked with directors Zeki Demirkubuz, Ferzan Özpetek, Emin Alper, Çigdem Sezgin, Ali Aydin, Tolga Karaçelik and Cem Yilmaz. IMDb mini bio by; yusufpiskin

Kız Kardeşler, annelerinin ölümün ardından farklı yollara savrulmak zorunda kalan üç kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Reyhan, Nurhan ve Havva küçük yaşta öksüz kalan üç kız kardeştir. Annelerinin ölümünün ardından kardeşler kasabaya farklı ailelerin yanına besleme olarak gönderilir. Birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan kardeşler yeni yaşamlarına uyum sağlamakta epey zorlanır. Kızlar, yanlarında kaldıkları ailelerin yanında tutunamayınca, baba ocağına geri gönderilir. Aradan geçen yılların ardından köylerine dönen kız kardeşler, yeniden bir araya geldiklerinde kaçtıkları gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.

Kronoloji, bir çiftin hayatına odaklanıyor. Hakan ile Nihal, dışarıdan bakılınca mutlu bir evliliğe sahip oldukları görülen bir çiftir. Ancak Nihal'in ansızın ortadan kaybolması, çiftin ilişkilerinin de düşünüldüğü kadar sorunsuz olmadığını ortaya çıkarır. Polis ile birlikte karısını aramaya çalışan Hakan, bu süreçte ilişkileri ile ilgili gerçeklerle yüzleşmeye başlar.

Orhan travmatik bir kayıptan sonra her şeyini kaybetmiş ve vahşi bir yaşama yönelmiş eski bir yazardır. Her şeyi bırakarak Londra’ya yerleşir ve editör olarak çalışmaya başlar. Yıllar sonra İstanbul’a geri döner. Bu geri dönüşün nedeni zamanını Paris, Londra ve Berlin’de geçirmiş ünlü yönetmen Deniz Soysal ile tanışmaktır. Deniz hem tarihi aile köşkünden annesini taşımak hem de yeni filmi için hazırlık yapmak için İstanbul’dadır. Deniz doğup büyüdüğü şehirdeki çocukluk anıların anlattığı bir kitap yazmıştır. Orhan’ın İstanbul’daki işi, yayınlanmadan önce kitaba son dokunuşları yapmaktır. Uzun yazışmalardan sonra İstanbul’da buluşurlar. Ancak ertesi sabah Deniz ortadan kaybolur. Orhan’ın gelişi ve Deniz’in ortadan kayboluşu ilginç bir rastlantıya işarettir. Gizli bir soruşturma başlatılır. Herkes Deniz’in bir daha geri dönmeyeceğinden endişelidir.

Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

Dört tarafı narenciye bahçeleriyle sarılı, sırtını Magarsus Antik Kenti’ne yaslamış bir sahil ilçesi Sarıbahçe... Despot bir narenciye tüccarı Halil Kurak… Ve bu narenciye krallığını ileride yönetmeye talip üç muhtemel varis... Tansu, Turgut ve Beton…

Annesi öldükten sonra küçük yaşta gönderildiği yatılı okuldan bir daha aile evine dönmeyen ve hayatını kendi ayakları üstünde yurtdışında geçiren, kimseye güven duymayan Ateş ile gerçek ailesini hiç tanımamış, insanları kandırarak para kazanan Leyla’nın yollarının kesişme hikayesini konu alıyor.