İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.

Kapadokya’nın zengin ve güçlü adamlarından, ileri yaştaki Fikret Karakaya, genç güzel Zühre ile evlenmek ister. Zühre, düğün için Niğde’den konağa getirilir. Mertliği ile tanınan taş ustası Seyit’in yolu Zühre’yle bu süreçte kesişir. Ateş ve su kadar birbirlerinden uzak durmaları gerekse de, Seyit ile Zühre arasında, tutkulu, büyüleyici bir aşk başlar. Ancak aşkları, değdikleri herşeyi, yakıp yıkar, küle döndürür. Üstelik karşılarında Fikret Karakaya kadar güçlü bir engel daha vardır. Çoban Yıldızı, Seyit ile Zühre’nin Kapadokya’nın masalsı dünyasında başlayıp, İstanbul’a uzanan, soluk soluğa izlenecek, gerilim dozu yüksek bir aşk hikayesi.

Zeynep ve Yıldız birbirine çok düşkün ama hayalleri birbirinden tamamen farklı olan iki kardeştirler. Yıldız’ın hayatı sosyetenin kraliçesi Ender Argun’la tanışınca değişir. Ender, Yıldız’ı kocası Halit Argun’dan kurtulmak için kullanmaya karar vermiş ve Yıldız’a hayatının teklifini sunmuştur.

Kral Kaybederse, Halit Ergenç’in canlandırdığı Kenan Baran karakterinin zirveden düşüşünü ve bu düşüşle birlikte hayatların nasıl değiştiğini etkileyici bir şekilde ekrana taşıyacak. Güçlü duygular ve beklenmedik dönemeçlerle dolu bu hikaye, izleyiciyi bir avcının nasıl av haline geldiğini sorgulamaya davet ediyor. Aşkın ihanete, gücün zayıflığa dönüştüğü bu serüvende, kralın ne kaybedeceğini öğrenmek sadece bir başlangıç olacak.

Aziz Payidar, Antakya'nın tek halı üreticisi olan Payidar ailesinin oğludur. Refah içinde bir yaşam süren Aziz'in hayatı, Fransız delegesi Mösyö Pierre’in oğlu Teğmen Andre’yi öldürmesiyle altüst olur. Yaşananlardan sonra Aziz, sevdiği kadın dahil her şeyi ardında bırakmak zorunda kalır. Aradan geçen iki yılın ardından herkes onun öldüğünü düşünürken Aziz geri döner. Her şeyini kaybetmiş bir adam olan Aziz, geri döndüğünde Antakya'yı bıraktığından daha kötü bir halde, ilk aşkı Dilruba'yı ise amcası Galip Payidar’ın oğlu Adem ile nişanlanmış bulur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan Aziz, zorlu bir mücadeleye girişir.

Memo ve Can daha bebekken birbirlerinden ayrılmış ikiz kardeşlerdir. Memo öz olmayan annesi, ninesi ve dayısıyla yaşamaktadır. Memo’nunki fakir bir hayattır. Ailenin maddi olanakları kısıtlı olmasına rağmen, birbirlerine büyük bir sevgiyle bağlanmışlardır. Küçük yaşına aldırmadan sokaklarda kağıt toplar. Diğer tarafta zengin bir aileye sahip olan Can ise büyük bir malikanede yaşamaktadır. Can, babası ve dedesiyle mutludur mutlu olmasına ama büyük bir yalnızlık içindedir. Çünkü çevresinde ne kadar çok onunla ilgilenen eğitmen, dadı, hizmetli olsa da Can katı kurallar, disiplin içinde kısacası çocukluğunu yaşamadan hayatını sürdürmektedir. Bir gün kader ağlarını örer ve Memo ile Can yer değiştirirler. İlerleyen zamanlarda sırlar teker teker çözülmeye başlayacaktır. Sonrasında ise hikayemiz kimi zaman duygusal, kimi zaman komik bir şekilde akıp gidecektir.

Zeynep ve Yıldız birbirine çok düşkün ama hayalleri birbirinden tamamen farklı olan iki kardeştirler. Yıldız’ın hayatı sosyetenin kraliçesi Ender Argun’la tanışınca değişir. Ender, Yıldız’ı kocası Halit Argun’dan kurtulmak için kullanmaya karar vermiş ve Yıldız’a hayatının teklifini sunmuştur.

Kapadokya’nın zengin ve güçlü adamlarından, ileri yaştaki Fikret Karakaya, genç güzel Zühre ile evlenmek ister. Zühre, düğün için Niğde’den konağa getirilir. Mertliği ile tanınan taş ustası Seyit’in yolu Zühre’yle bu süreçte kesişir. Ateş ve su kadar birbirlerinden uzak durmaları gerekse de, Seyit ile Zühre arasında, tutkulu, büyüleyici bir aşk başlar. Ancak aşkları, değdikleri herşeyi, yakıp yıkar, küle döndürür. Üstelik karşılarında Fikret Karakaya kadar güçlü bir engel daha vardır. Çoban Yıldızı, Seyit ile Zühre’nin Kapadokya’nın masalsı dünyasında başlayıp, İstanbul’a uzanan, soluk soluğa izlenecek, gerilim dozu yüksek bir aşk hikayesi.

The series portrays Love, jealousy, pride, and a love game that goes hand in hand with friendship and misunderstandings.

Aslı, Selin, Açelya, Hande ve Ebru çok iyi anlaşan yakın arkadaştırlar. Felekten bir gece geçirmek için buluşan beş arkadaş unutamayacakları bir eğlenceye imza atarlar. Ama geceye damga vuran ve asla unutmayacakları başka bir olay daha yaşanır. Gecenin sonunda Açelya gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Açelya'nın ortadan kayboluşunun şokunu yaşayan dört arkadaş uzun süre bir araya gelmez. Aradan bir yıl geçer ve kızların dördü de gizemli mesajlar almaya başlar. Sadece Açelya'nın bileceği konular hakkındaki bu mesajlar dört arkadaşı yeniden bir araya getirir. Mesajların kaynağını merak eden kızlar sununu bilmedikleri bir gizemin içine doğru sürüklenmeye başlar.

Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.
Görsel yok
Mehmet Kandemir, ailesine düşkün bir kişidir. Bir trafik kazası sonucunda eşini ve oğlunu kaybeder. Dahası, kazaya ve dolayısıyla eşiyle oğlunun ölümüne neden olmakla suçlanır. Oysaki durum böyle değildir. Kazaya neden olan kişi, güçlü ve saygın birinin sarhoş bir şekilde araç kullanan oğludur. Hemen deliller ortadan kaldırılır, sahte belgeler hazırlanır. Üstelik tüm bunlar, polisle ortaklaşa bir şekilde gerçekleştirilir. Artık her şey Mehmet'in aleyhinedir ve sonunda onu hapse atarlar. Bunu gururuna yediremeyen Mehmet hapishaneden kaçar ve kendisini aklamak, oğlunun ve eşinin katili olmadığını ispatlamak için tüm gücüyle mücadele eder; fakat bu Mehmet için hiç de iyi olmaz. Bir cinayet daha onun üzerine yıkılır ve babasını kaybeder. Bu ara onun suçsuz olduğuna inananlar da yok değildir: Bir avukat, bir doktor ve birkaç emniyet görevlisi Mehmet'e bu haklı mücadelesinde yardımcı olur.

Mezopotamya'nın bereketli toprakları. Hiçbir penceresi birbirine bakmayan, yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda kanun tanımaz töreler, töreye karşı gelen aşk! Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleri ve kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikâyesi! Yazgısı, onu üç yaşındayken özünden, ailesinden koparıp, İstanbul'a sürükler. Kökleri doğuda, batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür. Sıla başka bir dünyaya kök salmaya çalışırken o farkında değildir ki, o topraklar kızların kaderini başkaları yazar. Sıla'nın hiç duymadığı berdel kelimesi, hayatının tüm seyrini değiştirir. Hiç tanımadığı ağabeysinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran'la zorla evlendirilir. Artık Sıla kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir. Sıla her gün kaçış planları yapar ama farkında değildir ki, asıl kaçmaya çalıştığı şey, içinde yavaş yavaş büyüyen Boran'a duyduğu umarsız aşktır.

Aliye, Edirne'de yaşayan evli ve iki çocuklu zengin bir ailenin gelinidir. Büyük bir evde kaynanası ve görümcesi ile birlikte yaşamaktadır. Evliliğinde aradığı mutluluğu bulamayan Aliye, kocası Sinan’ın genç bir kızla kendisini aldattığını tesadüf eseri öğrenir. İki çocuğunu da alarak evden ayrılan Aliye, İstanbul’da yaşayan, diş hekimliği yapan dayısı Feyyaz’ın yanına kaçmaya çalışır. Tren garında kendisini bulan Sinan’ın çocuklarından birisini almasına engel olamaz. İstanbul’da kendisine yeni bir hayat arayışına giren Aliye, aynı zamanda Sinan’ın aldığı diğer çocuğunu kurtarma telaşındadır.