İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ceren Moray Brun (d. 5 Haziran 1985, Diyarbakır), Kavak Yelleri ve O Hayat Benim adlı dizilerde canlandırdığı rollerle tanınan Türk oyuncu. Doğumundan birkaç yıl sonra ailesi ile birlikte İstanbul ’a taşınan ünlü oyuncu, tiyatro eğitimine küçük yaşlarda başladı. Uzun bir süre Pera Güzel Sanatlar ’da eğitim alan oyuncu, 2005 yılında Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü ’nü kazandı ve 2009 yılında üniversiteden mezun oldu. İlk televizyon deneyimi, 12 yıl önce yayımlanan ve başrollerini Levent Üzümcü, Müjde Ar gibi isimlerin paylaştığı Serseri Aşıklar isimli dizi oldu. Bu diziden sonra televizyonun yolları kendisine açılmış oldu. Birkaç yıl televizyona ara vererek eğitimlerini sürdüren Moray, 2007-2010 yılları arasında Kanal D ’de ekrana gelen ve dönemin fenomen gençlik dizisi olan Kavak Yelleri dizisinde Su karakterini canlandırıyordu. Asıl büyük çıkışı, Fox TV ’de yayınlanan O Hayat Benim dizisindeki Efsun karakteri ile oldu. Eylül 2017'de Fransız sevgilisi Nicco Brun ile evlenmiştir.

Avlu yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3. sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu’da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Fanatiği olduğu takıma ve Duygu’ya aşık olan Zafer, bir türlü büyümeyen adamlardan biridir. Bir gün babasının zoruyla kendini istemediği bir evlilikte bulur. Birbirinden komik şekillerde bu evlilikten kurtulmaya çalışan Zafer’in planları beklediği gibi gitmez. Zafer, son düdük çalmadan gerçek aşkın ne olduğunu anlayabilecek midir? Kahkaha dolu bir seyir vaat eden "El Değmemiş Aşk" filmi, iki aşk arasında kalan Zafer’in eğlenceli hikayesinde aşktan, dostluktan, aileden bahsediyor. Yeni sezonun öne çıkan romantik komedilerinden biri olmaya hazırlanan filmin yönetmen koltuğundaysa Umut Kırca var.

Taksici Fikret, bir sabah her zamanki gibi işe gitmek için evden çıkarken ayağını merdivenlerde burkar. Seke seke taksi durağındaki arkadaşlarının yanına gider. Müşteri gelmeden önce laflarken muhabbet muhabbeti açar ve Fikret Almanya'da yeni evlenen amcaoğlunun komik hikayesinden başlayarak binbir türlü, "yok artık" dedirtecek bir öyküyü anlatır, kimisini şoförlere, kimisini müşteriye, bazısını da karısına. Peki gerçek aslında öyle midir?

Eylül hayatta istediği her şeye sahip olan güzel ve neşeli bir kadındır. Ancak bir gün başına bir gelen şanssız bir olay sonucu son bir ayını unutur. Ailesi, arkadaşları her şeyin yolunda olduğunu söyleyip dururken, Eylül bir şeylerin ters gittiğini anlamaya başlar. Ve hatırlamadığı bir ayın peşinden Bozcaada'ya gider. Orada, daha önce hiç görmediği derbeder, garip bir adam, ona seslenir: "Eylül. Beni hatırlamıyor musun? Sen burada, bu adada bana aşık oldun."

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Üç kadın; Feyza, Zuhal ve Nehir, kocalarının ortak olduğu otelin kuruluş yıldönümünü kutlamak için kocalarına sürpriz yaparlar. Ancak bu sürpriz beklenmedik sonuçlar doğurur. Kendilerini birdenbire türlü aksiyonların ortasında bulan bu kadınların, erkeklerin dünyasına girişi oldukça olaylı olacak.

Elif, kocasını bir tekne kazasında kaybetmiş ve bu kaybı halen kabullenememiştir. Gelen cevapsız aramalar kocasının hayatta olduğunu düşünmesine sebep oluyordur. Elif’e en yakın arkadaşları Ceyda, Meliha ve Şebnem destek olurlar. Ceyda birine bağlanmaktan hoşlanmayan, özgürce yaşamayı yeğleyen bir kadındır. Meliha başarılı bir psikiyatristtir. Beyaz yakalı Şebnem’in ise kocasıyla sorunları vardır. Bu dört kadının hayatlarındaki gerçekler ise sandıklarından bambaşkadır…

Hikayenin baş kahramanı olan fizik öğretmeni Akif Erdem; öğrencilerine bir “insanlık dersi” vermek istemektedir. Yalnız Akif Öğretmen; bildiğimiz, alıştığımız öğretmenlerden daha farklı bir ders anlatma yöntemi kullanmaktadır. Akif Erdem, bu son dersi için öncelikle Küçükkapı Lisesi 12A sınıfını rehin alır ve bir bomba kullanarak sınıfı okulun geri kalanından kopartır. Çocuklar ve Akif artık dışarı çıkamayacaklardır… Ve Akif Öğretmen; çocuklara bir soru sorar; “12A sınıfı öğrencisi Rüya Örnek’in ölümüne aranızdan kim sebep olmuştur?” Rehin alınan gençlerin bu durumdan kurtulmalarının tek bir yolu vardır; doğruyu söylemek! Çocuklara ve hatta tüm ülkeye “iyi insan” olmanın önemini anlatan, empati kurmayı ve düşünmeyi öğreten Akif Öğretmen’i zamanla anlayacak ve çok sevecek olan öğrenciler; yaptıkları yanlışların farkına varıp son derslerini başarıyla tamamlayacaklardır.

Avlu yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3. sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu’da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.

Konu hayatın ve aşkınsa, kadere asla teslim olma... O Hayat Benim'de küllerinden doğan aşklara ve hayata yenilmeden tutunma mücadelelerine hep birlikte tanık oluyoruz. Sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlamıştır, artık işler kimsenin umduğu gibi gitmeyecek, herkesi şaşırtacak büyük gelişmeler yaşanacaktır. Bahar, Ateş ve Efsun için yepyeni bir dönem başlamıştır. O Hayat Benim'in gizemli dünyasına sizi de bekliyoruz.

Ahmet, Murat ve Sadi film çekme hayalleri kuran ve parayı toplamak için 'Meslek Hikayeleri' adlı belgesel-programda sunuculuk yapan üç aktördür. Amaçları bu programdan para topladıktan sonra gişe rekorları kıracak bir film çekmektir. Fakat çektikleri program yayınlanmayınca daha iyi bir bölüm çekmek için kolları sıvarlar. Ahmet, başrol oynadığı günlerin özlemini çekmekte, mazideki başarılarının göz ardı edilmesinden şikayet etmektedir. Kendisinin artık tanınmadığını düşünmekte ve bu yüzden herkese sitem etmektedir. Murat, mesleğinin gereklerini yapmaya çalışırken kendisini terk etmiş olan eski sevgilisiyle beraber çalışmanın zorluklarını yaşamaktadır. Sadi, gümrük memurluğunu oyuncu olmak için bırakmış, para dertleri ve ailevi sorunlarla uğraşmaktadır. Figüranlık yaptığı dizisinden başka gelir kaynağı olmayan Sadi için "Meslek Hikayeleri"nin yayınlanması ve ücretlerini almaları çok önemlidir.

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor. Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine (Aslı Enver) herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine. Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek. Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.

Bir grup lise öğrencisinin baskı, baştan çıkarma, mutluluk ve hayal kırıklıklarından kurulu olan yaşadığımız bu dünyada kendilerini bulma mücadelelerini konu almaktadır. Bu gençler herkes gibi aşk, arkadaşlık, başarı ve mutluluk aramaktadırlar. Onların hikayeleri günümüz İstanbul'unun yaşamından küçük bir kesittir.
