İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

21 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Ceyda Ateş Toplusoy (d. 14 Ekim 1988, İstanbul), Türk oyuncu. Aslen Orduludur. 5 yaşında Neşe Erberk tarafından düzenlenen çocuk güzellik yarışmasında çocuk güzeli seçildi. Barış Manço Kültür Merkezi'nde tiyatro eğitimi aldı. Gurbet Kadını, Aşk Oyunu, Elveda Rumeli ve Cennet Mahallesi gibi dizilerde rol aldı. 2008 yılında Çılgın Dersane Kampta adlı sinema filminde oynadı. Ayrıca Kavak Yelleri dizisine konuk oyuncu olarak girmiş, daha sonra sezon (3. sezon) boyunca dizide rol almıştır. Daha sonra Yer Gök Aşk adlı dizide konuk oyuncu olarak bir süre rol almıştır. Ardından Adını Feriha Koydum adlı dizide rol almıştır. 2011 yılında Güven Baran & Duygu Çetinkaya'nın "Kıvılcım" şarkısının klibinde yer aldı. Yine aynı yıl Ferdi Merter'in yazdığı "Tetikçi" oyununda Furkan Palalı ile birlikte yer aldı. Adını Feriha Koydum dizisinden 2. sezonun sonunda ayrılmış ve başrollerini Özgür Çevik'le paylaştığı Evlerden Biri adlı dizide Nursen karakterini canlandırmıştır. Emir'in Yolu adlı televizyon dizisinin 73. bölümünde geri dönmüştür. 2012 yılında deodorant markası olan Axe'ın dijital reklam yüzü olmuştur. 2019-2020 yılları arasında yayımlanan Çocuk adlı dizide Şule Karasu karakteri ile başrolde yer aldı.

Bir gazeteci, devletin her biriminde mensupları olan çok gizli bir örgütü araştırırken infaz edilince, Başkomiser Ali bu cinayetin faillerini ve örgütü araştırmaya başlar. Ancak bu süreçte, etrafı hainlerle dolu olan Ali’yi zorlu bir mücadele beklemektedir.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.

İstanbul'da bir taksi durağı... Durağın sahibi eski usta şoförlerden Ramazan. Kulağı kesik, ağır, oturaklı ve babacan... Ve Artist Celal'den Şeker Kazım'a, Kenan'dan Ömer'e, Erdal'dan Ekrem'e ve durağın çaycısı Abuzer'e uzanan büyük bir taksici ailesi... Her birinin aileleri, bitmez tükenmez sorunları, çelişkileri, müşterileri ile...

Doktor Aylamaz'ın hayatı şanssızlıklarla doludur. Bir de bunun üzerine nadir olan ismi durmadan karışıklıklara neden olmaktadır. Her şeyin mükemmel, basit ve net olması gerektiğine inanan Aylamaz, ismini Ece olarak değiştirir; ancak köklerinden kaçmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Aylamaz, kendini ata toprakları Makedonya'ya yaptığı bir yolculukta bulur. Rasyonel bir doktor olarak çıktığı bu yolculukta mantıkla açıklayamadığı olaylarla karşılaşacak ve kendi benliğiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Bir gazeteci, devletin her biriminde mensupları olan çok gizli bir örgütü araştırırken infaz edilince, Başkomiser Ali bu cinayetin faillerini ve örgütü araştırmaya başlar. Ancak bu süreçte, etrafı hainlerle dolu olan Ali’yi zorlu bir mücadele beklemektedir.

“Çocuk” Dört kadının annelikleriyle sınandığı yolda, çocuklarının da anneleriyle sınanacağı bir hikayedir… Hayat kadını bir annenin kızı olan Akça kendi evladına daha iyi bir gelecek verebilmek için anneliğinden vazgeçerken, varlıklı bir ailenin gelini olan Şule, bir ömür boyu Akça’nın bebeğine annelik yapmaya söz verir. Adını Efe koyduğu bebeğe evladı gibi bakıp büyütürken kendi çocuğunun doğmasıyla işler değişir. Kayınvalide Asiye’nin ise herkesin hayatını alt üst edecek büyük bir sırrı vardır.

Kocası Sarp’ın ölümünden sonra Bahar’ı hayata bağlayan iki şey vardır: Çocukları Nisan (7) ve Doruk (4). Onlarla elele verip hayatı bir oyuna, fakirliği eğlenceye, yokluğu neşeye çevirmeyi başarır. İnsanın yüzü güldüğünde kalbinin de onunla birlikte gülümseyeceğine inanır.
Görsel yokEla, Kaan ve Arda, özel üniversitede okuyan üç sıkı arkadaştır. Aynı üniversitede asistan olan Tayfun ise, öğrencisi Ela’ya umutsuzca âşıktır! Bunu bilen üç arkadaş, sırf eğlenmek için, sonunun faciaya varacağını düşünemedikleri tehlikeli bir oyuna girişirler. Bu oyunun sonuçları, Ela’yı vicdan azabından kıvrandırırken, Kaan ve Arda’yı da beklenmedik gerilimli durumlara sürükler. Tayfun’un yaşadığı yoksul mahallenin delikanlısı Mert, onu gerçek bir ağabey gibi görmektedir. Acıdan deliye dönmüş olan Mert, olayların hiç de göründüğü gibi olmadığından şüphelenir ve Tayfun abisini bu hale getiren kişileri bulup intikam almaya yemin eder. Bu sırada kader, Mert’e ve kim olduklarından bihaber peşinde olduğu üç gence büyük bir sürpriz hazırlamaktadır!

Yakın arkadaş olan Cemal ve Ayhan, bir sabah uyandıklarında kendilerini bir mahalle dizisinin başrolleri olarak bulurlar. Geçmişleri ile alakalı hiçbir şey hatırlamayan ikili, diziye düşmelerinin şokunu bile atlatamadan hiç bilmedikleri bu mahallede, daha önce hiç görmedikleri aileleri, aşkları, arkadaşları ve hatta düşmanlarıyla karşılaşırlar. Cemal ve Ayhan, bir yandan buradan çıkmanın yollarını arayıp bir yandan da durumu idare etmeye çalışırken mahallenin kahramanları olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalırlar.

1878 yılında gerçekleşen, tarihimize "Çırağan Baskını" olarak geçen, çok yönlü ve çok aktörlü bir darbenin anatomisinin anlatıldığı mini dizi TRT1 ekranlarında seyircisiyle buluşuyor. Kahramanlar, hainler, idealistler, aklı karışık olanlar, yabancı güçler tarafından kullanılanlar… İhanet edenlerle milletinin huzuru için ölümü göze alanların mücadelesi ve tutkulu bir aşkın hikayesi bu yapımda.

Konu hayatın ve aşkınsa, kadere asla teslim olma... O Hayat Benim'de küllerinden doğan aşklara ve hayata yenilmeden tutunma mücadelelerine hep birlikte tanık oluyoruz. Sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlamıştır, artık işler kimsenin umduğu gibi gitmeyecek, herkesi şaşırtacak büyük gelişmeler yaşanacaktır. Bahar, Ateş ve Efsun için yepyeni bir dönem başlamıştır. O Hayat Benim'in gizemli dünyasına sizi de bekliyoruz.

Anadolu'nun türlü güzelliklerle dolu ücra bir köyünde yaşayan insanların hikayesi. Aşkı uğruna her şeyi göze alan, köyün mert delikanlısı Kara Bayram, hayatın kötü sürprizler hazırladığı güzeller güzeli Fatma, varlığını Kara Bayram’a adamış olan Zahide, hayatın oyunları karşısında duvar olmuş, eğilmez, bükülmez, yıkılmaz Irazca, saf, masum sevginin sembolü olan Haceli ve onların sıradan hayatları..

İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde başlar hikayemiz. Dillere destan güzelliğiyle herkesi büyüleyen Firuze, küçük kız kardeşi Gamze’nin hastalığına, ailesinin ekonomik sıkıntılarına rağmen hayatta hep dik durmuştur. Gülmeyi unutmamış, hayallerinden vazgeçmemiştir. Firuze’yi hayata bağlayan en önemli şey, kalbini ilk kez çarptıran, yeni yeni filizlenen bir aşkın kahramanı olan Demir’dir. Henüz ilişkileri çok yeni olsa da Firuze, Demir’le birlikte sıradan ama mutlu bir geleceğin hayalini kurmaktadır. Ta ki hayat ona o talihsiz oyunu oynayana kadar. Türkiye’nin en zengin ailelerinden biri olan Arısoyların biricik oğulları Oğuz, Firuze’nin hayatına yıldırım gibi düşecek, yaptığı sürpriz teklifle Firuze ile Demir’in arasına aşılmaz bir duvar örecektir. Firuze deliler gibi sevdiği Demir ile hayatını baştan aşağı değiştirecek bir söz verdiği Oğuz’un arasında kapana kısılacak ve içinden çıkamayacağı bir girdaba sürüklenecektir

Farklı görüş ve fikir ayrılıklarının çözülmenin eşiğine getirdiği aileler ve etkileyici bir aşk hikayesi... Hayata bambaşka pencerelerden bakan, farklı kutuplardaki aileler ve mantığın duygularla savaşında ortaya çıkan inanılmaz tablo...

Ailesi ile birlikte yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanmasıyla giren güzel kapıcı kızı Feriha kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası, ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne-kızın gerçek hayat ile mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.

Dizinin konusu 1. sezonda Ürgüp'te, Hancıoğlu Konağı'nda geçer. 2 kız kardeş olan Havva ve Toprak'ın bölgenin en zengini Yusuf Hancıoğlu'na olan aşklarını ve onu elde etmek isteyen Havva'nın entrikalarını konu alır. Dizide yaşanan ayrılıklar dolayısıyla senaryoda sürekli değişikliler olmuştur.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor. Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine (Aslı Enver) herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine. Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek. Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.

Sarp Teksoy, magazin dergilerinden tanınan, her hafta başka bir kadınla fotoğrafı çıkan yakışıklı bir gençtir. Tabii maddi gücünü soyadına borçludur. Ancak babası Orhan Teksoy oğlunun dağınık hayatından hiç de memnun değildir. Annesi Tülay Teksoy'un gelin adayı kendi çevrelerinden Berna'dır. Sarp'a Berna ile söz kesmişler, ancak yine de onun hızını kesememişlerdir. Ekin ise İstanbul'un kıyıda köşede kalmış mahallelerinden birinde yaşayan işçi emeklisi İsmet ve eşi Gülser'in iki çocuğundan biridir. Daha doğrusu iki çocuğundan hayırlı olanı. Abisi Kurtuluş, hiçbir işte dikiş tutturamamış, olmayacak hayallerin peşinden koşan ancak asla yılmayan ailenin başındaki beladır. Ekin ailesinin maddi imkansızlıkları yüzünden erken yaşta çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar da gece gündüz demeden çalışmış bir fabrika kızıdır. Sarp ve Ekin tuhaf bir şekilde tanışırlar ve olaylar gelişmeye başlar. Olayın adı artık aşk oyunudur ve oyun içinde kahramanlarımız kendilerini gerçek hayatta bulurlar.

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.

İstanbul'daki sakin hayatını iki çocuğuyla devam ettiren Elif, bir gün evlenmeye karar verir. Çocuklar, İstanbul'daki hayatlarını bırakıp gitmeyi kabul etmez.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.

İstanbul'da bir taksi durağı... Durağın sahibi eski usta şoförlerden Ramazan. Kulağı kesik, ağır, oturaklı ve babacan... Ve Artist Celal'den Şeker Kazım'a, Kenan'dan Ömer'e, Erdal'dan Ekrem'e ve durağın çaycısı Abuzer'e uzanan büyük bir taksici ailesi... Her birinin aileleri, bitmez tükenmez sorunları, çelişkileri, müşterileri ile...