İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 7'si İzlenir çıktı
Charles Spencer Chaplin, 16 Nisan 1889 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Müzikhol sanatçısı olan anne ve babasının izinden giden Chaplin, babasının aileyi erken yaşta terk etmesi ve annesinin ciddi psikolojik sorunları nedeniyle oldukça zorlu ve yoksul bir çocukluk geçirdi. Hayatta kalabilmek için yetimhanelerde büyüyen ve küçük yaşta Londra sokaklarında çeşitli işlerde çalışan oyuncu, çocuk yaşta sahnelere adım attı. Çeşitli dans ve komedi kumpanyalarında çalıştıktan sonra prestijli Fred Karno komedi kumpanyasına katıldı ve bu sayede 1910 yılında ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'ne turneye çıkarak hayatının dönüm noktasını yaşadı. Amerika'daki sahne performanslarıyla dikkat çeken Chaplin, 1914 yılında Keystone Stüdyoları ile anlaşarak sinemaya adım attı. Aynı yıl "Kid Auto Races at Venice" filminde ilk kez izleyici karşısına çıkardığı; bol pantolonu, dar ceketi, büyük ayakkabıları, melon şapkası, bastonu ve kendine has yürüyüşüyle sinema tarihinin en büyük efsanelerinden biri olacak ikonik "Şarlo" (The Tramp) karakterini yarattı. Sessiz sinema dönemine damgasını vuran bu benzersiz karakter, onu kısa sürede küresel bir fenomene dönüştürdü. Chaplin; Essanay, Mutual ve First National stüdyolarıyla art arda çalışarak kendi filmlerinin sadece başrolünü değil, yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını da üstlenerek tam bir sinema dehası olduğunu kanıtladı. 1919 yılında Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D.W. Griffith ile birlikte efsanevi yapım şirketi United Artists'i kurarak sinema endüstrisinde tam bağımsızlığını ilan etti. Chaplin'in eşsiz kariyerinin en unutulmaz eserleri arasında; duygu ve komediyi mükemmel harmanladığı "Yumurcak" (The Kid) (1921), "Altına Hücum" (The Gold Rush) (1925) ve sesli sinemaya geçiş döneminde sessiz filmlerin evrensel dilini savunduğu başyapıtları "Şehir Işıkları" (City Lights) (1931) ile "Modern Zamanlar" (Modern Times) (1936) yer almaktadır. İlk tam sesli filmi olan ve faşizmi sert bir şekilde hicvettiği efsanevi eseri "Şarlo Diktatör" (The Great Dictator) (1940) ile siyasi duruşunu ve sanatsal cesaretini bir kez daha gözler önüne serdi. 1950'lerin başlarında Amerika'daki McCarthy dönemi politik atmosferi nedeniyle komünist sempatizanı olmakla suçlanan ve FBI tarafından yoğun baskılara maruz kalan Chaplin, 1952 yılında "Sahne Işıkları" (Limelight) filminin galası için İngiltere'ye gittiğinde ABD'ye giriş yasağı aldı. Bunun üzerine hayatının geri kalanını geçireceği İsviçre'ye yerleşti. Yıllar sonra, 1972 yılında Akademi Ödülleri'nde (Oscar) sinema sanatına yaptığı ölçülemez katkılardan dolayı özel onur ödülü almak üzere Amerika'ya döndüğünde, Oscar tarihinin en uzun ayakta alkışlanan ismi olarak sektörüyle tarihi bir barışma yaşadı. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri olarak kabul edilen efsanevi aktör ve yönetmen, 25 Aralık 1977 tarihinde İsviçre'nin Corsier-sur-Vevey kasabasındaki evinde uykusundayken geçirdiği felç sonucu 88 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!

Chaplin'in Amerika' daki son filmi müzikhol komedyenlerinin dramını anlatıyor. Chaplin bir gün bir balerini intihar etmek üzereyken kurtarıyor ve ona destek oluyor. İki ortak komedyenin arasındaki sorunlarda böylece açığa çıkıyor. "Sahne Işıkları" dönemin sessiz sinemadan gelme iki ünlü ismini de bir araya getirmesi açısından önemli: Charlie Chaplin ve onun ortağını oynayan Buster Keaton.

Hanri Verdoux işi gereği çok seyahat ediyordu. Onun işi zengin ve yalnız kadınları baştan çıkarıp, kalplerini ve banka cüzdanlarını ele geçirdikten sonra, yeni bir kadına geçmeden önce öldürmekti. Charles Chaplin, alışık olduğumuz o neşeli karakterin dışına çıkarak, sakat karısı ve çocuğuna daha iyi bir hayat sağlamak için cinayetler işleyen bir aile babası ile tersdüz oluyor. Burada ölümsüz Tramp karakteri oldukça az pay sahibi, fakat yine de titiz ve çıtkırıldım tavırları espritüel anlamda eksik olmuyor.

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Gezgin bir serseri olan Charlie, bir sirke tamirci olarak işe girer ve kısa sürede aynı gösterinin yıldızı olur. Ve umulmadık bir şekilde sirk sahibinin üvey kızına aşık olur.

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!