İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 filminden 5'i İzlenir çıktı
Chiwetel Umeadi Ejiofor, 10 Temmuz 1977 tarihinde Forest Gate, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Nijerya kökenli Igbo bir ailenin çocuğu olan Ejiofor, babası doktor, annesi ise eczacıydı. Hayatını derinden etkileyen bir trajedi yaşadı; 11 yaşındayken ailesiyle Nijerya'yı ziyaret ettikleri sırada geçirdikleri trafik kazasında babasını kaybetti ve kendisi de ağır yaralandı. Bu olaydan sonra alnında belirgin bir yara izi kaldı. Genç yaşta tiyatroya ilgi duyan Ejiofor, National Youth Theatre'a katıldı ve ardından Londra'nın en prestijli okullarından biri olan London Academy of Music and Dramatic Art'ta (LAMDA) eğitim gördü. Eğitiminin ilk yılında, henüz 19 yaşındayken Steven Spielberg tarafından keşfedildi ve "Amistad" (1997) filminde küçük ama önemli bir rol üstlendi. Bu, onun sinema kariyerinin başlangıcı oldu. Ancak kariyerinin ilk yıllarında asıl başarısını tiyatro sahnesinde elde etti. "Othello"daki başrol performansıyla büyük beğeni topladı ve 2008 yılında bu rolüyle Laurence Olivier Ödülü'nü kazandı. Sahnedeki bu başarısı, ona sinemada daha karmaşık ve derinlikli rollerin kapısını araladı. 2000'lerin başında Stephen Frears'ın yönettiği "Dirty Pretty Things" (2002) filmindeki Nijeryalı bir göçmeni canlandırdığı rolüyle büyük bir çıkış yaptı. Bu performansıyla İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü kazandı ve adını uluslararası sinema çevrelerine duyurdu. Ardından "Love Actually" (2003), Joss Whedon'un kült bilimkurgu filmi "Serenity" (2005), "Kinky Boots" (2005) ve Alfonso Cuarón'un distopik başyapıtı "Children of Men" (2006) gibi birbirinden farklı türlerdeki filmlerde çok yönlülüğünü kanıtladı. Ancak Chiwetel Ejiofor'u küresel bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin zirvesine taşıyan rol, 2013 yapımı "12 Years a Slave" (12 Yıllık Esaret) oldu. Filmde, özgür bir adamken kaçırılıp köle olarak satılan Solomon Northup'un gerçek hayat hikayesini canlandırdı. Bu fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı performansı, ona dünya çapında büyük bir takdir kazandırdı. En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre adaylıkları ile BAFTA Ödülü'nü kazandı. Bu rol, onu kuşağının en yetenekli ve en saygın aktörlerinden biri olarak sinema tarihine yazdırdı. Bu büyük başarının ardından Ejiofor, kariyerini önemli projelerle sürdürdü. Marvel Sinematik Evreni'ne "Doctor Strange" (2016) ve devam filminde Baron Mordo karakteriyle katıldı. "The Martian" (2015) ve Disney'in yeniden çevrimi olan "The Lion King"de (2019) kötü karakter Scar'ın sesi olarak yer aldı. Ayrıca, 2019 yılında "The Boy Who Harnessed the Wind" filmiyle yönetmenliğe de adım atarak bir başka yeteneğini daha ortaya koydu. Chiwetel Ejiofor, hem tiyatro sahnesindeki köklerine sadık kalan hem de Hollywood'da birbirinden farklı karakterlere hayat veren, entelektüel derinliği ve güçlü performanslarıyla tanınan bir sanatçıdır.

William Kamkwamba, Malavi’de yaşayan 13 yaşındaki bir çocuktur. Zeki bir çocuk olan William, ailesinin yaşadığı maddi zorluklar yüzünden çok sevdiği okulundan atılır. Fakat bu William’ın çalışma isteğine engel olmaz. William, kimsenin haberi olmadan geceleri okulun kütüphanesine gitmeye başlar. Kütüphanede saatlerce çalışan William, bir süre sonra büyük bir başarı elde eder. William, yaptığı çalışmaların sonunda babasına ait olan eski bir bisikletini parçalarını kullanarak bir rüzgar jeneratörü yapar. Bu başarı sadece onun ve ailesinin hayatını değiştirmekle kalmayacak, köyün de sefaletten kurtulmasını sağlayacaktır.

Mars'a gönderilen astronotlardan Mark Watney, şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Ancak Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal gönderir. Bilim adamları "Marslı"nın eve dönmesi için uğraşırken ekip arkadaşları da kurtarma operasyonunda yer alırlar.

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

Marvel Studios'un yapımında, korkunç bir araba kazasında ellerini kaybettikten sonra hayatı sonsuza dek değişen dünyaca ünlü beyin cerrahi Dr. Stephen Strange in öyküsü anlatılıyor. Geleneksel tip ona yardımcı olamadığında, Kamar-Taj adındaki yerde şifa ve umut aramak zorunda kalır. Buranın yalnızca şifa dağıtan bir yer olmadığını, aynı zamanda gerçekliğimizi yok etmeye çalışan görünmeyen karanlık güçlere karşı verilen savaşın da cephesi olduğunu çok geçmeden anlar. Yeni sihirli güçler edinen Strange'in, kısa süre içinde eski yaşamına dönmek veya her şeyi geride bırakıp yaşayan en güçlü büyücü olarak dünyayı savunmak arasında bir seçim yapması gerekir.

Gerçekliğin sınırlarının beklenmedik şekilde kırıldığı bir anda, bir grup insan kendini sonsuz gibi görünen, sarı tonların hâkim olduğu boş odalar ve koridorlardan oluşan tuhaf bir mekânda bulur. Bu yer, mantık kurallarının işlemediği ve yön duygusunun hızla kaybolduğu bir labirent gibidir. Zaman ilerledikçe ortamın yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da tehdit oluşturduğu anlaşılır. Kaçış yolu arayan karakterler, hem bu garip yapının sırlarını çözmeye hem de içeride var olduğu hissedilen tehlikeden kurtulmaya çalışır.

Bridget, ilk eşi Mark Darcy, Sudan’da öldürüldüğünde dul kalmıştır. Artık 9 yaşındaki Billy ve 4 yaşındaki Mabel’ın bekâr annesidir ve çocuklarını sadık arkadaşlarının ve hatta eski sevgilisi Daniel Cleaver’ın yardımıyla yetiştirerek duygusal bir belirsizlik içinde sıkışıp kalmıştır. Jones, Urban ailesinden hayata ve aşka doğru yeni bir yol çizmesi için baskı görmeye başlar.

Stephen King'in aynı adlı kısa hikâyesinden uyarlanan bu film, Chuck Krantz'ın hayatının sonundan başlayarak geriye doğru anlatılan bir hikâyeyi konu alıyor.

Andy ile ölümsüz savaşçılardan oluşan ekibi, insanlığı koruma görevlerini tehdit eden yeni ve güçlü bir düşmanla karşılaşınca amaçlarına yeniden sarılarak var güçleriyle savaşır.

Artık tek vücutta yaşamaya alışmış Eddie Brock ile Venom, bu kez kendi dünyaları tarafından aranan birer kaçak durumundalar. Kaçışları sırasında, onları zor bir karar vermeye iten olaylar gelişiyor. Bu karar, Eddie ve Venom’un son dansının perdelerini kapatacak.

Marvel Stüdyoları'nda "Doctor Strange in the Multiverse of Madness" da Doctor Stephen Strange, Çoklu Evrenin kilidini açarak sınırlarını her zamankinden daha çok zorluyor. Eski ve yeni mistik dostların yardımıyla Doctor Strange ile bilinmeyene yolculuk, gizemli, yeni bir düşmanla yüzleşmek için Çoklu Evren'in akıl almaz ve tehlikeli alternatif gerçekliklerinde ilerliyor.

Evan Michaels, çok gerçekçi rüyalardan müzdarip bir adamdır. Geçmişteki iki yaşantısından anılarını rüyalarında gören Evan, günün birinde Cognomina isimli gizli bir örgütü keşfeder. Cognomina örgütü yüzyıllardır varlığını sürdüren çok gizli bir örgüttür ve yıllar boyunca reenkarne olarak dünyaya gelen kadın ve erkeklerden oluşmaktadır. Bu örgütün üyeleri zamanın değişimleri konusunda ajan olarak çalışmaktadır. Fakat çok güçlü bir düşman zamanın hassas dengelerini tehdit etmektedir. Dünyanın kaderini değiştirecek isim ise sayılamayacak kadar fazla hayat yaşayan ancak bunların birer rüya olduğunu zannettiği için şizofrenik hale gelen bir adam olacaktır...

Yüzyıllar boyunca gizlice insanlığı koruyan dört ölümsüz savaşçı, yeni bir ölümsüzü keşfettikleri sırada gizemli güçleri nedeniyle hedef hâline gelir.

Aslan Kral, yavru bir aslan olan Simba’nın maceralarını konu ediyor. Ormanın kralı olan babası Mufasa'ya hayran bir yavru aslan olarak mutlu bir hayat süren Simba, sinsi amcası Scar'ın planlarından habersizdir. Kral olmak için fırsat kollayan Scar, Mufasa'yı öldürdükten sonra Simba için tehlike baş gösterir. Amcasının ihaneti ve babasının kaybı ile yıkılan Simba sürgüne gider. Zamanı geldiğinde hakkı olanı almak için geri dönecek ve amcasına yaptıklarının bedelini ödetecektir...

Kral Stefan'ın ölümünün üzerinden beş huzurlu yıl geçmiştir. Malefiz ve Aurora'nın acı ve intikamla başlayan ve nihayetinde sevgiye dönüşen ilişkileri gelişmiştir. Aurora ile Prens Phillip'in evlilik planları ölümlü Ulstead Krallığı ile büyülü Moors Krallığı'na sonsuza kadar huzur getirecektir. Ancak eskilere dayanan insanlar ve perileri arasındaki kin bu birleşmenin önünde büyük bir engel olacaktır. Beklenmeyen bir olay bu iki ırk arasındaki savaşı tekrardan alevlendirerek Malefiz ve Aurora'nın bağlılıklarını test edecek ve gerçekten aile olup olmadıklarını sorgulatacaktır.

William Kamkwamba, Malavi’de yaşayan 13 yaşındaki bir çocuktur. Zeki bir çocuk olan William, ailesinin yaşadığı maddi zorluklar yüzünden çok sevdiği okulundan atılır. Fakat bu William’ın çalışma isteğine engel olmaz. William, kimsenin haberi olmadan geceleri okulun kütüphanesine gitmeye başlar. Kütüphanede saatlerce çalışan William, bir süre sonra büyük bir başarı elde eder. William, yaptığı çalışmaların sonunda babasına ait olan eski bir bisikletini parçalarını kullanarak bir rüzgar jeneratörü yapar. Bu başarı sadece onun ve ailesinin hayatını değiştirmekle kalmayacak, köyün de sefaletten kurtulmasını sağlayacaktır.

Marvel Studios'un yapımında, korkunç bir araba kazasında ellerini kaybettikten sonra hayatı sonsuza dek değişen dünyaca ünlü beyin cerrahi Dr. Stephen Strange in öyküsü anlatılıyor. Geleneksel tip ona yardımcı olamadığında, Kamar-Taj adındaki yerde şifa ve umut aramak zorunda kalır. Buranın yalnızca şifa dağıtan bir yer olmadığını, aynı zamanda gerçekliğimizi yok etmeye çalışan görünmeyen karanlık güçlere karşı verilen savaşın da cephesi olduğunu çok geçmeden anlar. Yeni sihirli güçler edinen Strange'in, kısa süre içinde eski yaşamına dönmek veya her şeyi geride bırakıp yaşayan en güçlü büyücü olarak dünyayı savunmak arasında bir seçim yapması gerekir.

Atlanta'da yaşayan Michael Atwood pis işlere bulaşmış bir adamdır. 2 arkadaşı ve ayarladıkları 2 polisle birlikte bir bankada çok önemli bilgiler içeren bir kasayı çalarlar. Bu kasadaki bilgiler sayesinde bir Rus Mafya liderinin hapse düşmesine engel olurlar, ancak paralarını alamadan mafya liderinin eşi İrina onlara bir başka görev verir, bunu başaramazlarsa sadece parayı değil hayatlarını da kaybedeceklerdir. Ve bu zor görevi başarabilmenin tek yolu, bir polisin öldüğünü bildiren "Kod 999" çağrısında bulunmalarıdır, böylece şehrin tarihinin en büyük soygununa imza atabileceklerdir. Ancak planlar istendiği gibi gitmeyince olaylar kontrolden çıkar.

Mars'a gönderilen astronotlardan Mark Watney, şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Ancak Watney hayattadır ve kendisini Mars'ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal gönderir. Bilim adamları "Marslı"nın eve dönmesi için uğraşırken ekip arkadaşları da kurtarma operasyonunda yer alırlar.

Tarihte daha önce hiçbir kültürde, farklı dinde ve bilim insanları ile devletler arasında bir yıl bu kadar belirgin bir şekilde önem taşımamıştır. "2012", dünyanın sonunu getiren global bir felâketin ardından, kurtulanların kahramanca mücadelelerini anlatan destansı bir macera.

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.

Çok zeki bir banka soyguncusu olan Dalton Russel, iyi bir dedektif olan Keith Frazier ve güzel ve güçlü bir borsa brokerı olan Madeliene White çözümü bulunamayan bir bulmacanın en önemli parçalarını oluşturmaktadır. Fakat her parça aslında dışarıdan göründüğü gibi midir? Akıl oyunlarıyla dolu bu filmde, sadakat ve davranışlar her an sınanmaktadır.

Bobby, Angel, Jeremiah ve Jack Mercer çocuklukları birlikte geçen bambaşka karakterlere sahip 4 kardeştir. Zamanla hepsi annelerinin yanından ayrılır. Yıllar sonra annelerinin ölümü üzerine cenaze törenine katılmak için bir araya gelirler.Annelerinin ölümünü merak eden kardeşler, olayı araştırmaya başlarlar. Olayı araştırdıkça, Mercer kardeşler birbirlerine daha çok bağlanırlar ve olayı çözmek için var güçleriyle çalışırlar.

Yıldız Filosu öğrencileri, subay olmak için eğitim alırken arkadaşlıklar, rekabetler ve ilk aşklar arasında yol alırlar. Bu sorada Akademi ve Federasyon'u tehdit eden yeni bir tehdit ile karşı karşıya kalırlar.

İnsan evriminde bir dönüm noktasında Dünya'ya gelen bir uzaylı geleceğimiz belirlemek için kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Tsunami: The Aftermath is a television mini-series that was broadcast in two parts in 2006. It dramatizes the events following the 2004 Indian Ocean earthquake and the resulting tsunami in Thailand. Tsunami: The Aftermath is a joint production of HBO and the BBC and stars Tim Roth, Toni Collette, Sophie Okonedo, Samrit Machielsen, Chiwetel Ejiofor, and Savannah Loney. It was filmed in Phuket and Khao Lak, Thailand from April to June 2006. Phuket and Khao Lak were two of the worst hit areas in the country in the December 26, 2004 disaster.